Bir de baktı ki, büyüleri sâyesinde ipleri ve sopaları, kendisine gerçekten koşuyor gibi görünüyor.また周辺には「ニッネカムイの首」や「サマイクルの砦」とされる奇岩が見られる。
Pişirmenin en basit yolu, yiyecekleri bir sopaya geçirip ateşin üzerinde kızartmaktır.キャンプファイヤーでの調理で最も簡易かつ一般的な方法は、食品を長い串に刺して炎の上に固定し、炙り焼きにする調理である。
O gün, diğer bir grup da Beyazıt meydanında taşlı sopalı beklemeye koyuldular.この日審判長を務めていた佐渡ヶ嶽親方は感極まって涙ぐむシーンも見られた。
Burada toplu kılınan namazın ardından taşlı ve sopalı bir biçimde beklemeye koyuldular.呼びかけに答えた者を瓢箪の中に吸い込んで溶かしてしまう。
Havuç ve sopa, İngilizce deyim.サイドスロー※和製英語。
Kurbanlarını genelde sopayla döverek, bazen de boğarak öldürmüştür.他通過詭計誘惑受害者,並通過扼殺謀殺他們,有時是溺死受害人。
Tıpkı şiş kebap gibi bir sopaya dizilerek satışa sunulur.像卖可口可乐一样卖褚橙。
Ancak hadislere göre bekarlara 100 sopa evlilere ise recm cezası verilir.用如宠请,贫宗得嫁娶者六百余人。
Kurbanlarını genelde sopayla döverek, bazen de boğarak öldürmüştür.피해자들을 집으로 유인하여 교살의 방식으로, 가끔은 익사를 동반하여, 살해했다.
Havuç ve sopa, İngilizce deyim.고철이나 깡통을 영어로 뜻한다.
Büyülü Sopa olarak bilinir.ידוע על באריונים קסומים.
Shinty (İskoçça: "Camanachd" veya "Iomain"), sopa ve topla oynan bir takım sporudur.שינטי (באנגלית: Shinty; בגאלית סקוטית: Camanachd, Iomain) משחק קבוצתי תחרותי המשוחק באמצעות מקלות וכדור.
"Özgün şarkılara çakma klip çekenlere sopa!".אבל אני לא מחתים שירים אני מחתים אומנים".
Waddy, oyulmuş tahtadan yapılmış ağır bir sopadır.Вадито е тежка палка, създадена от извито дърво.
Waddy ya da nulla nulla Avustralya Aborjinleri tarafından silah olarak kullanılan sopalara verilen addır.Вади, нула нула или пръчка за лов е оръжие, във формата на палка, използвано от австралийските аборигени.
Bu benim onuruma dokunduğu için ikinci defa gidişimde elime bir sopa aldım.За победата си над тях, получава за втори път триумф.
Bu sopa, koruma sağlanması için birçok ay boyunca bir ateşin üzerine yerleştirilirdi.Postavilo sa veľké množstvo jeho sôch na ochranu pred požiarmi.
Kılıcı olmadan, elinde bir sopa ile köyleri, kentleri dolaşır.Je okrúhla, uprostred s erbom obce a kruhopisom OBEC NECPALY.
Tetsubōjutsu: Demir sopa kullanma sanatı.Glavni članek: Železarna Ravne.
Grup, yürüyeni sopayla döver.Roka spet do Celovške ceste.
Havuç ve sopa, İngilizce deyim.Kalba anglų ir kreoline anglų kalba.
Kendine bir sopa yapmıştır.Koostanud Endel Varep.
Beyzbol sopası birkaç kısımdan oluşmaktadır.Tantsuetteaste koosneb enamasti mitmest osast.
Aaron dahil kimse SOPA'yý yeneceđimizi düţünmüyordu.Credo che nessuno pensasse veramente che il SOPA potesse sconfitto, compreso Aaron.
Aaron dahil kimse SOPA'yý yeneceđimizi düţünmüyordu.Creo que nadie creía que SOPA podía ser detenida, incluido Aaron.
Aaron dahil kimse SOPA'yý yeneceđimizi düţünmüyordu.Jeg tror ikke at der var nogen der virkeligt troede på at SOPA kunne overvindes, inklusiv Aaron.
Aaron dahil kimse SOPA'yý yeneceđimizi düţünmüyordu.Myslím, že si nikdo nemyslel, že by mohla být SOPA poražena. Dokonce i Aaron.
Aaron dahil kimse SOPA'yý yeneceđimizi düţünmüyordu.Personne ne croyait vraiment que SOPA pourrait être battu, même pas Aaron.
Aaron dahil kimse SOPA'yý yeneceđimizi düţünmüyordu.Δεν νομίζω ότι κάποιος σκέφτηκε πως το SOPA μπορούσε να ηττηθεί, συμπεριλαμβανομένου του Aaron.
Aaron dahil kimse SOPA'yý yeneceđimizi düţünmüyordu.Я не думаю, что кто-то действительно думал, что SOPA может быть избит, в том числе Аарона.
Aaron dahil kimse SOPA'yý yeneceđimizi düţünmüyordu..لا أظن أن أحدا كان يظن أنه بالإمكان هزيمة سوبا، ولا حتى آرون
Aaron dahil kimse SOPA'yý yeneceđimizi düţünmüyordu.試す価値はあるけど、勝てる見込みなんてないわ、と、
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Bọn lính cầm những chiếc dùi cui dài chừng này đánh đập buộc chúng tôi nhận tội.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Continuavano a dirci "Dite la verità!" e intanto ci picchiavano.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.그들은 "솔찍히 말해!"라고 하면서 우리를 계속 구타했지요.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.لقد ظلوا يخبروننا، " قولوا الحقيقة!" بينما يضربوننا.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.殴るたびに 「白状しろ!」と怒鳴っていた
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.A csilli-villit kell megfizetni, hogy arannyal és platinával vannak beborítva.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Anda membayar untuk sebuah kemewahan, bahwa perangkat tersebut berlapis emas dan platina.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Bạn trả tiền cho giá trị trang sức của nó, vì nó được mạ vàng và vàng trắng.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Du bezahlst für den Schnickschnack, dafür, dass sie mit Gold und Platin überzogen sind.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.È il luccicchio che si paga, perché sono tempestati di oro e platino.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Je betaalt voor de 'bling', dat ze ingelegd zijn met goud en platina.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.즉 골프채에 도금된 금과 백금이 골프채 가격의 대부분을 차지하는 것입니다.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Kupujete si pocit, že jsou pokryty zlatema a paltinou.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Man betaler for at få bling-bling, at de er indlagte med guld og platin.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Pagáis por diamantes... ...incrustados en oro y platino.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Płacisz za "błysk". Są inkrustowane złotem i platyną.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Plătiţi pentru "strălucire", pentru că sunt încrustate cu platină şi aur.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Pri palicah plačate luksuz, saj so palice prevlečene z zlatom in platino.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Vous payez pour la quincaillerie, pour l'or et le platine dont ils sont incrustés.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Πληρώνεις την μάρκα, το ότι είναι επικαλυμμένα με χρυσό και πλατίνα.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Плащате за блясъка - за това, че са инкрустирани със злато и платина.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.אתם משלמים עבור הבלינג, הן מצופות בזהב ובפלטינה.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.أنت تدفع مقابل التباهي لأنها مطلية بالذهب والبلاتين
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.金とプラチナで飾られています」と このクラブを所有している男性は
Ama en iyi evli genç ölür evli. Gözyaşları kadar kuru ve biberiye sopa그러나 그녀는 젊은 결혼 죽은 거에 결혼했다. 당신의 눈물을 마르게하고 로즈마리를 스 틱
Ama en iyi evli genç ölür evli. Gözyaşları kadar kuru ve biberiye sopaאבל היא נשואה הטוב ביותר מת נשוי צעיר. יבש את הדמעות שלך, מקל רוזמרין שלך
Ama en iyi evli genç ölür evli. Gözyaşları kadar kuru ve biberiye sopaولكن لأنها تزوجت أفضل أن يموت تزوجت في سن صغيرة. تجف الدموع الخاص ، والعصا الخاص روزماري
Ama en iyi evli genç ölür evli. Gözyaşları kadar kuru ve biberiye sopaこのフェアコルスで、カスタムはそのままと、すべての彼女の最高の配列では教会に彼女を負担する。