Ancak ünlü Michelson ve Morley deneyi yeniden olumsuz bir sonuca perde aralamıştı.Kokeessa Michelson ja Morley eivät kuitenkaan havainneet poikkeamaa.
Eğer bu işe yaramazsa 2. , 3. …şeklinde devam ederek sonuca ulaşılmaya çalışılır.Jos tämä ei näytä toimivan, voidaan kokeilla toiseksi yleisintä, ja niin edelleen.
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.Εάν η διαδικασία αυτή δεν οδηγούσε σε πρόκριση, θα εφαρμόζονταν τα κριτήρια 5 έως 9.
Sonuca baktığınızda 56 yı görürsünüz ki doğru sayıyı bulduğunuzu görürsünüz.”Ο όγκος υπολογίζεται σε 56 {\displaystyle 56} κυβικούς πήχεις, το οποίο είναι σωστό.
Projeler, sonuca ulaşabilmek için kaynağa ihtiyaç duyarlar.Απαιτείται σχεδιασμός ώστε να επιτύχουμε το τελικό αποτέλεσμα.
Temel amacı en kısa zamanda sonuca varmaktır.Ξεκινάει στοχεύοντας να βρεθεί η λύση όσο το δυνατόν γρηγορότερα.
Bu sonuca Maxwell denklemlerinin çözümüyle varılabilir.Οι επιτρεπόμενοι ρυθμοί μπορούν να βρεθούν με την επίλυση των εξισώσεων του Maxwell.
Amiral Carden'in planının ikinci aşaması da beklenilen sürede, beklenilen sonuca ulaştırılamamıştır.Το δεύτερο προσωπικό της άλμπουμ δεν κάταφερε θα φέρει την αναμενόμενη επιτυχία.
Buna karşın, her iki taraf da bir sonuca ulaşamamıştır.Ωστόσο, δεν υπήρξε κάποια συμφέρουσα και για τις δύο πλευρές λύση.
Daha karmaşık durumlardaki yalın işlevler bakımından bir sonuca sahip değildir.Σε μια γλώσσα με ασθενείς τύπους, το αποτέλεσμα της τελευταίας λειτουργίας δεν είναι ξεκάθαρο.
Bu istenilen sonuca ulaşamama hatta bitkinin ölümüne sebep olmaktadır.Το τσίμπημα αυτού του είδους μπορεί να προκαλέσει ακόμα και το θάνατο.
Bu konuda araştırmalar henüz kesin bir sonuca ulaşmış değildir.Denne affaldsproblematik har endnu ikke fundet en tilfredsstillende løsning.
Ancak bu şekilde istenilen sonuca hızla ulaşılır.Hvis det skal lykkes, må det ske hurtigt.
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.Hvis denne fremgangsmåten ikke fører til en beslutning, vil kriteriene 5 til 7 brukes.
Herhangi bir sonuca ulaşamayan eylemlerin verimsiz, etkisiz, anlamsız ya da hatalı olduğu anlamına gelebilir.Å ikke oppnå et resultat kan bety at handlingene er ineffektive, meningsløse eller feilaktige.
Daha geniş çerçevedeki son sonuçlar başka bir sonuca götürülemez.Mer nøyaktig kjennskap til Jordens indre vil gi et noe annet resultat.
Barış hakkında müzakereler yapılırsa bir sonuca varılacağına inanmaktaydı.Der ble de fortalt at dersom de ønsket fred, ville de legge frem et bedre forslag.
Bu işin sonuca ulaşmasını hızlandırırken Ofsette elde edilen bazı ince detayların kaybolmasına neden olur.Det skal være raskt å se at noe mangler fra sin dedikerte plass.
Bu sonuca Maxwell denklemlerinin çözümüyle varılabilir.Det følger fra Maxwells ligninger.
Gomes Nabiam başlangıçta sonuca itiraz etse de, 22 Mayıs 2014 tarihinde seçim yenilgisini kabul etti.Meskipun Gomes Nabiam awalnya menentang hasil pemilihan, ia pada akhirnya mengakui pemilihan pada 22 Mei 2014.
Buna bazen “Einstein Katsayısı” denir ve kuantum mekanik teorisinden sonuca varılır.Hal ini kadang-kadang disebut koefisien Einstein kedua, dan dapat disimpulkan dari teori mekanika kuantum.
Eğer bu süreç bir sonuca getirmiyorsa, 5-7 arasındaki kriterler değerlendirilir.Jika tidak menghasilkan keputusan, maka dipergunakan kriteria 5 sampai dengan 9.
Bu sonuca Maxwell denklemlerinin çözümüyle varılabilir.Semuanya bisa dipelajari lewat hasil pemikiran Maxwell.
Bu konuda araştırmalar henüz kesin bir sonuca ulaşmış değildir.Penyelidikan sejauh ini masih belum memperoleh kesimpulan.
Eğer bu işe yaramazsa 2. , 3. …şeklinde devam ederek sonuca ulaşılmaya çalışılır.Kalau tidak berhasil, pakai jurus yang kedua.
Bu dava, Uluslararası Adalet Divanı tarafından sonuca bağlanan ilk dava idi.Ini adalah perkara pertama di Mahkamah Internasional yang berkaitan dengan deklarasi kemerdekaan sepihak.
Ancak bu şekilde istenilen sonuca hızla ulaşılır.Cơ hội để thực hiện mong muốn này sớm đến.
Varılan sonuca göre bunlar Mars üzerindeki ilk yaşam türleriydi.Họ tin rằng Mark đã ở Trái đất thứ nhất.
Sonuca ulaşana kadar ne gerekiyorsa yapar.決着が着くまで行われる。
5. Oklar etki yönleri(sebepten sonuca doğru) göz önünde bulundurularak çizilir.うち、5は附(つけたり)指定である。
Ancak yapılan sorguda bir sonuca varılamadı ve şüpheliler serbest bırakıldı.立件するには証拠不十分として、容疑者は釈放されている。
Bunların yaptığı araştırmaların sonucunda aşağıdaki dört sonuca ulaşılmıştır.結果的に、録音で今のところ確認できるものでは、次の4つの終結が存在している。
C = 0 ise sonuca etki edilmez.c = 0 すると補正がなされなくなる。
Bu sonuca destek, benzer başka bir çalışmadan daha gelmektedir.^ お金が絡む以上はアルバイトと同じようなため。
Ancak Titchener, bir zaman sonra elbet bir sonuca varılacağını iddia ediyordu.里奇猶豫一陣子後決定起身。
Akıl yürütmenin amacı bir sonuca ulaşmaktır.생각은 결론을 얻으려는 관념의 과정이다.
Sonuca ulaşana kadar ne gerekiyorsa yapar.결과가 나오기까지 수일이 걸릴 전망이다.
Her oyuncunun her olası eylemini bir sonuca bağlayan herhangi bir fonksiyon tarafından da temsil edilebilir.여기에는 각 행동들의 가능한 조합에 상응하는 각 참가자의 보상이 연결된다.
Sonuca baktığınızda 56 yı görürsünüz ki doğru sayıyı bulduğunuzu görürsünüz.”최재천에 의하면 “550여회 출장 갔다면 테이프가 몇개나 되겠느냐.”면서 “테이프가 274개가 전부인 것으로 알고 있지만 더 많을 가능성이 있다.”다는 것이다.
İkinci yarı bulduğumuz pozisyonlar ile sonuca gittik.반도 전쟁이 가져온 결과는 참혹했다.
Her zamanki gibi, sonuca 9 eklenecek ve mevcut kalandan 123021 i çıkarın.כדבר שבשיגרה, נצרף 9 לתוצאה ונפחית 123,021 מהשארית הנוכחית.
Barış hakkında müzakereler yapılırsa bir sonuca varılacağına inanmaktaydı.בעקבות האמנה נראה היה שהשלום עשוי להיות מובטח.
Resmî siteye göre maç yarıda kalmış ve sonuca bağlanmamıştı.התחרות, שהייתה לשם דבר, הופסקה באופן לא רשמי.
İkinci seçenekte ise sonuç gecikse bile harekât emin sonuca ulaşabilirdi.למרות הידיעה מה לבצע (לפי החלטת הנשיא), בעיות חמורות עלולות להתעורר.
Ancak bu sefer istenilen sonuca ulaşamamıştır.אלא שהפעם לא נשמעה מחאה כלל.
Ancak bu şekilde istenilen sonuca hızla ulaşılır.כך יהיו מוכנים ליקיצה מהירה.
Sonuca baktığınızda 56 yı görürsünüz ki doğru sayıyı bulduğunuzu görürsünüz.”Смята се, че който види всичките 15 камъни може да „постигне просветление."
2005 yılında müzakerelere hız verildi fakat halen bir sonuca ulaşılamadı.Делото все още се гледа в края на 2005 г. и още не е взето решение по него.
Gölün baraj haline getirmek için DSİ çalışmalara başlamış, fakat göl kuruduğu için sonuca ulaşamamıştır.Научават за него от местните племена, но не стигат до самото езеро.
Bu araştırmalar kesin bir sonuca ulaşamamıştır.Тази мисия не дава незабавни резултати.
Barış hakkında müzakereler yapılırsa bir sonuca varılacağına inanmaktaydı.Мирни преговори щяло да има само при признаване на Съединението.
Ancak bu sefer istenilen sonuca ulaşamamıştır.Този път кралят няма как да откаже.
Her DVM çıkan her bir sınıfı diğer sınıflarla karşılaştırarak bir sonuca ulaşır.Всички акции, които имат еднакви права определят един клас.
Sonuca baktığınızda 56 yı görürsünüz ki doğru sayıyı bulduğunuzu görürsünüz.”Zatim pogledajte sliku životinje i vidite kako ste iznenađeni."
Düşük sonuca rağmen Seija kariyerine Finlandiya'da devam etmiştir.Usprkos ovom neuspjehu, Simola je nastavila svoju karijeru u Finskoj.
Çıkan sonuca göre buzul alanında yaklaşık %25 oranında bir gerileme söz konusu olmuştur.S druge strane, u Srbiji je odaziv na mobilizaciju oko 25%.
Varılan sonuca göre bunlar Mars üzerindeki ilk yaşam türleriydi.Ti će podaci biti prvi takve vrste za Mars.
Terdid sanatının esası, sözü tahmin edilmeyen ters bir sonuca bağlamaya dayanır.Cilj umjetnosti je prodrijeti u nepoznato.
Amaç, sonuca ulaşmaya yöneliktir ve bu bedensel ve ruhsal çabanın ürünüdür.To je zapravo proces postizanja željenih rezultata kroz efikasno korištenje ljudskih i materijalnih resursa.
Nisan 2007'de sonuca ulaşıldı.Stanje je koncem travnja 2007.