sonu ile cümle
sonu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom sonunda bunu yapmadı.Tom didn't do that after all.
Tom sonunda çıkıp gelecek.Tom will eventually turn up.
Tom bana sonuncu olduğunu söyledi.Tom told me that he's last.
Tom, Mary'nin muhtemelen sonuncu olacağını söyledi.Tom said Mary was likely to be last.
Bunu sonunda yapacağım.I'll do that eventually.
Tom sonunda anahtarlarını buldu.Tom finally found his keys.
Tom sonunda Mary'den ayrıldı.Tom has finally broken up with Mary.
Tom sonunda denemeyi bıraktı.Tom eventually quit trying.
Tom Mary'nin sonuncu olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary will be last.
Sonuncu olmak istemiyorum.I don't want to be last.
Tom bana sonuncu olduğumu söyledi.Tom told me that I'm last.
Tom muhtemelen sonuncu olacak.Tom is likely to be last.
Tom sonuncu olmalıydıTom should've been last.
Sonuncu olmalıydım.I should've been last.
Tom Mary'nin sonuncu olacağını biliyordu.Tom thought Mary would be last.
Tom Mary'nin sonuncu olduğunu düşünmüyordu.Tom didn't think Mary was last.
Tom sonunda vazgeçti.Tom eventually gave up.
İyi bir hafta sonu geçirdim.I had a good weekend.
Tom Mary'nin sonuncu olacağını düşünüyor.Tom thinks Mary will be last.
Tom sonuncu olmak istiyor.Tom wants to be last.
Tom Mary'nin sonuncu olduğunu düşündü.Tom thought Mary was last.
Ben sonunda bunu yaptım.I finally did that.
Tom sonuncu olmalı.Tom should be last.
Ben sonuncu olmak istiyorum.I want to be last.
Bence Tom sonunda vazgeçecek ve başkasının bunu yapmasına izin verecek.I think Tom will eventually give up and let someone else do that.
Tom sonuçlardan memnun görünmüyordu.Tom didn't seem to be satisfied with the results.
Muhtemelen bu hafta sonu evde kalacağım.I'll probably stay at home this weekend.
Tom bu hafta sonu ne yapacak?What's Tom going to do this weekend?
Tom sonuçlardan çok memnun.Tom is very pleased with the results.
Tom sonuçlardan hoşnut değil.Tom is unsatisfied with the results.
Tom sonunda kazanabilecek.Tom will be able to win eventually.
Geçen hafta sonu nereye gittiğini biliyorum.I know where you went last weekend.
Tom sonuncu olacak gibi görünüyor.It looks like Tom will be last.
Gelecek hafta sonu Boston'a gidebilirim.I might go to Boston next weekend.
Tom en sonunda kazanmayı billdi.Tom was able to win eventually.
Tom sonunda kazanabiliyordu.Tom was finally able to win.
Tüm hafta sonu Boston'taydım.I was in Boston all weekend.
Tom ve Mary ikisi de partinin sonuna kadar kaldılar.Tom and Mary both stayed until the end of the party.
Tom sonuncu olmak istemedi.Tom didn't want to be last.
Tom sonunda kazanacak.Tom will win eventually.
Tom ve Mary sonunda bunu yapacak.Tom and Mary are finally going to do that.
Tom, sonunda Mary'yi küçümsemek zorunda.Tom is bound to despise Mary eventually.
Geçen hafta sonu eve geldim.I came home last weekend.
Eve geçen hafta sonu geldim.I came home last weekend.
Sami, Leyla'nın test sonuçlarını duyunca nasıl tepki verdi?How did Sami react when he heard about Layla's test results?
Sami sonunda bir şey söyledi.Sami has finally said something.
Tom, günün sonuna kadar işi yaptırmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to get the job done by the end of the day.
Tom haftanın sonuna kadar burada olacak.Tom is going to be here by the end of the week.
Tom haftanın sonuna kadar gitmiş olacak.Tom is going to be gone by the end of the week.
Tom, bana bu hafta sonu evde olmayacağını söyledi.Tom told me he wouldn't be home this weekend.
Tom, geçen hafta sonu bir çocuğu boğulmaktan kurtardı.Tom rescued a boy from drowning last weekend.
Tom'un sonunda bir operasyona ihtiyacı olacak.Tom is going to eventually need an operation.
Geçen hafta sonu ilginç bir şey yaptın mı?Did you do anything interesting last weekend?
Umduğumuz sonuçları alıyoruz.We're getting the results that we hoped for.
Tom sonunda bunu yapmayı kabul edecek.Tom is going to eventually agree to do that.
Geçen hafta sonu ne kadar çikolata yedin?How much chocolate did you eat last weekend?
Tom sonunda bunu kimin yaptığını öğrenecek.Tom will find out who did that, eventually.
Tom hafta sonu için Mary'i Boston'a davet etti.Tom invited Mary to Boston for the weekend.
Tom sonunda bana ne yapmam gerektiğini söyledi.Tom eventually told me what I needed to do.
Sonunda Tom Boston'da bir ev satın aldı.Eventually Tom purchased a house in Boston.