Fakat sonuçtan memnun kalınmadı.И непрекъснато са недоволни от крайния резултат.
Nitekim sonuçta kazanan grup olmuştur.Например Той трябва да бъде победител.
Sonuçta Van'a gitti ve 4 sene orada okudu.След три години е изпратен да специализира във Виена.
Sonuçta, Guru bir amacın aracıdır, kendisi amaç değildir.За него виртуозната техника е изразно средство, не самоцел.
Sonuçta, bütün bu birbirinden farklı alanlar aslında birbirinden kesinlikle farklı değildir.Това означава, че всъщност времето на отделните светове тече напълно независимо едно от друго.
Sonuçta savaşı su kazanır ve galip Huang Di olur.Войната свършва и Рада очаква Драган.
Sonuçta en yükseğe sıçrayan önder olarak seçilmiştir.Добре е той да е с най-високо лидерство.
Sonuçta bu da örneğin spektrumuna etki eder.Всичко това се отразява разбира се и върху модата.
Sonuçta 1776 yılında çan kulesi yıldırım savar ile donatıldı.Konačno je 1776. godine toranj zvonika opremljen gromobranom.
Sonuçta toplam olarak 11 ordu ve çeşitli bağımsız tank tugayları ve kolorduları bölgeye toplanmıştır.Ukupno, Sovjeti su skupili 11 armija i mnogo različitih nezavisnih tenkovskih brigada i korpusa.
Sonuçta kalıcı beyin hasarı meydana gelebilir.Postoji mogućnost trajnog oštećenja.
Sonuçta Kimon on yıl için sürgüne gönderildi.Kimon je prognan iz Atene na deset godina.
Sonuçta kilise 1681 yılında Lenghana'nın ölümünden önce tamamlandı.Crkva je dovršena 1681. , godinu dana prije Longhenine smrti.
Sonuçta en az 200 Pers savaş gemisi ele geçirildi ya da batırıldı.Oko 200 od 1200 perzijskih brodova bilo je potopljeno ili zarobljeno.
Sonuçta Kiev, 19 Eylül 1941 günü düştü.Kijev je zauzet 19. rujna.
Sonuçta, Friedrich'in ordusu 28 Eylül 1322 tarihinde Mühldorf Savaşı'nda kesin bir şekilde yenildi.Međutim Fridrik I. Habsbuški je odlučujuće poražen u bici kod Mildorfa 28. rujna 1322. godine.
Ama sonuçta iki taraf da ağır kayıplar verdi ve bir sonuç alınamadı.Obje strane ulagale su velike napore i trpjele značajne gubitke, ne postižući odlučujući rezultat.
Sonuçta Hamming Kodu iki bitlik hataları bulur ama bunları bir bitlik hatalardan ayırt edemez.Sada je golman zaklonio čitav gol, ali još uvijek postoje dvije opasnosti.
Sonuçta tayfalar geminin kıç tarafında toplandı.U tom se slučaju svaka nalazi na svojoj strani broda.
Sonuçta bazı dağlar bileşenlerini oluşturan kayaların tipine göre karakterize edilebilirler.Zatim se mogu podijeliti obzirom na vrstu stijena u kojima se nalaze.
Sonuçta fosfat iyonu serbest kalmaktadır.Aktivnost alkalne fosfataze također se umjereno povisuje.
O da sonuçta bir insandı.Stále však bol len človekom.
Sonuçta bir James Joyce değilim, öyle değil mi?Nie je to nik iný ako Johannes Kepler.
Sonuçta, 8.000 çocuk, bu programın himayesinde doğmuştur.685 detí zostalo ležať v nemocnici po zhliadnutí tejto epizódy.
Sonuçta Almanlar ülkeden çıkarıldı.Portugalci však boli z krajiny vypudení.
Sonuçta Türkler üstün geldi.A Turci postupovali v dobýjaní ďalej.
Sonuçta Alman ilerlemesi durduruldu ve Brusilov geri alındı.Tie najprv zastavili nemecký postup a neskôr Nemcov zatlačili späť, pričom získali späť i mesto Brusilov.
Ama Williams sonuçtan memnun kalmadı.Williams sa však na jeho vývoji nepodieľal.
Sonuçta Atlantis'in günümüzden yaklaşık 12.000 yıl önce battığına ilişkin hesaplama kesin bir olgu değildir.Podľa Donnellyho prepočtov možno predpokladať, že Atlantída zmizla pod morom asi pred 12 000 rokmi.
Sonuçta kalıcı beyin hasarı meydana gelebilir.Mohlo teda dôjsť ku poškodeniu mozgu.
Sonuçta, yıldızlar tam bir yıl sonra gökyüzünde aynı noktaya dönmüş olurlar.Za rok sa Slnko ocitne v rovnakom bode na hviezdnom pozadí.
Sonuçta SACD kopyası şu an için CD kalitesinden öteye geçememekte.Obal gramofónovej platne sa od obalu CD líši.
Sonuçta Van'a gitti ve 4 sene orada okudu.Ďalšie roky štúdia strávil vo Viedni.
Sonuçta ortaya M4 Sherman tankı çıktı.Stíhač tankov bol vyvinutý na podvozku tanku M4 Sherman.
Sonuçta Pazartesi günü, 14 Temmuz yaklaşık saat 09:45'te çan kulesi tamamen çöktü.Nasledujúci deň, 14. júla, sa krátko pred desiatou hodinou veža zrútila.
Sonuçta toplam olarak 11 ordu ve çeşitli bağımsız tank tugayları ve kolorduları bölgeye toplanmıştır.Sovieti celkovo zhormaždili 11 armád a množstvo samostatných jednotiek veľkosti brigády až zboru.
Nitekim sonuçta kazanan grup olmuştur.Kvalikovalo sa naň iba víťazné družstvo.
Sonuçta Atina düştü.Atol úplne spustošili.
12 Nisan 1204 tarihinde hava koşulları sonuçta Haçlıların tarafındaydı.12. aprila 1204 so bili vremenski pogoji za križarje končno ugodni.
Arkadaşı Dedekind'e bu sonuçtan bahsederken "Je le vois, mais je ne le crois pas!"V pismu Dedekindu je to tolmačil z besedami: »Vidim to, ampak tega ne morem verjeti«.
Sonuçta rahipler, insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler.Posledično so svečeniki razvili sistem preročišč, v katerih so bogovi svojo voljo sporočali neposredno ljudem.
Sonuçta bu da örneğin spektrumuna etki eder.S tem pa je določen tudi spekter.
Sonuçta Mısır'dan çok değerli antik eserler çalındı, satın alındı ya da verildi.V Egipt so začeli odhajati zbiralci, ki so ukradli, kupili ali dobili veliko dragocenih antikvitet.
Sonuçta bir James Joyce değilim, öyle değil mi?Nadalje: nikoli ni bilo papeža Janeza XX.
Cep telefonu işi, sonuçta toplamda 7,17 milyar dolar bir değerle Microsoft tarafından satın alındı.Del podjetja Nokia je na koncu kupil Microsoft v splošnem dogovoru v višini 7.17 milijard $.
Sonuçta Leavitt, Nobel Ödülleri kişinin ölümünden sonra verilmediği için, aday gösterilememiştir.Leavittova tako ni bila nikoli nominirana, pa tudi Nobelovih nagrad ne podeljujejo posmrtno.
Ama sonuçta iki taraf da ağır kayıplar verdi ve bir sonuç alınamadı.Obe strani sta imeli težke izgube, izid pa je bil neodločen.
Sonuçta bu tutuklular bırakılmışlardır.Ujetniki so bili na koncu izpuščeni.
Sonuçta, Fatih Sultan Mehmed, 1453 yılında şehri fethettiğinde, Saray terk edilmiş ve harabe hâlindeydi.Ko je leta 1453 mesto osvojil sultan Mehmed II., je bila palača večinoma porušena in opuščena.
"Sonuçtan herkes memnun".Vsi se veselijo srečnega konca.
Sonuçta Moğollar hezimete uğradı.Lunini zajci so bili zaskrbljeni.
Sonuçta, Tarabya Oteli'nin satılmasına karar verildi.Nato je bil hotel prodan.
Elçiler neredeyse bir yıl kaldılar ama sonuçta Theodora'nın Baldwin'in eşi olmasına karar verildi.Tasilo naj ne bi bil poročen, vendar se domneva, da je bila Teobaldova žena Valdrada v resnici Tasilova žena.
Sonuçta, müslüman olmamışlardır.Jos nebegrįžo musulmonams.
Sonuçta eylem başarısızlıkla sonuçlanmış, Fawkes ve diğer eylemciler idam edilmiştir.Tai rezultatų nedavė, Moralesas ir kiti aktyvistai buvo persekiojami.
Sonuçta kalıcı beyin hasarı meydana gelebilir.Jas pažeidus galimi ilgalaikiai smegenų pažeidimai.
Nitekim sonuçta kazanan grup olmuştur.Kaip ir zauropodai, tai buvo augalėdžiai.
Sonuçta, ihtiyaç hayvan olduğundan, hangi hayvanın yakalandığı önemli değildir.Tiksliai, kuriuo gyvūnų buvo vaizduojama nėra žinoma.
Sonuçta bu işleme göre mineralin sertliği bulunmuş olur.Pagal šią skalę nustatomas kitų mineralų kietumas.
Sonuçta ortaya M4 Sherman tankı çıktı.Po to M3 tankus pakeitė pajėgesnis M4 Sherman.