sonuçlara ile cümle
sonuçlara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Afetlerin doğurduğu sonuçlara bakıldığında; en başta can ve mal kaybına neden oldukları görülür.Когато се събуждат, осъзнават какво са изгубили и за първи път чувстват срам и вина.
Bazı Katolik akımlar da aynı sonuçlara varmıştır.Впоследствие подобен ефект постигат и витражите в катедралите.
Önceki incelemelerin sonuçları, burada çıkarsama yapılması gereken çok ilginç sonuçlara yol açmıştır.Na osnovi rezultata prethodnog eksperimenta, napravljena su izvjesna poboljšanja koja je trebalo ispitati.
Resmi sonuçlara göre oyların %76'sını aldı.Voľby jednoznačne vyhral, keď získal 76% hlasov.
Bu sonuçlara göre ülke nüfusunun %25'i bu bölgede yaşamaktadır.Na teh območjih tvorijo 25 odstotkov prebivalstva.
Bu uyumluluk sorunları ve beklenmedik sonuçlara yol açabilir.Za organizacijo lahko predstavlja nepredvidene stroške in škodo .
Öznelerin eylemleri amaçlanmayan sonuçlara yol açabilir.Reeglite rikkumine toob tõenäoliselt kaasa soovimatud tagajärjed.
2. ve 3. paragraflar, askeri veya savunmayla ilgili sonuçlara sahip kararlara uygulanmaz.Agentura plní své poslání ve spojení s Komisí do té míry, do jaké je to třeba.
2. ve 3. paragraflar, askeri veya savunmayla ilgili sonuçlara sahip kararlara uygulanmaz.Alin. 2 şi 3 nu se aplicădeciziilor care au implicaţii militare sau în domeni- ul apărării.
2. ve 3. paragraflar, askeri veya savunmayla ilgili sonuçlara sahip kararlara uygulanmaz.ALLGEMEINE UND BERUFLICHE BILDUNG,JUGEND UND SPORT
2. ve 3. paragraflar, askeri veya savunmayla ilgili sonuçlara sahip kararlara uygulanmaz.AZIONE ESTERNA DELL’UNIONE
2. ve 3. paragraflar, askeri veya savunmayla ilgili sonuçlara sahip kararlara uygulanmaz.AZ UNIÓ KÜLSŐTEVÉKENYSÉGE
2. ve 3. paragraflar, askeri veya savunmayla ilgili sonuçlara sahip kararlara uygulanmaz.Disse europæiske afgørelser forpligter medlemsstaterne i deres stillingtagen og handlinger.
2. ve 3. paragraflar, askeri veya savunmayla ilgili sonuçlara sahip kararlara uygulanmaz.Odseky 2 a3 neplatia pre rozhodnutia, ktoré majú vojenské alebo obranné dôsledky.
2. ve 3. paragraflar, askeri veya savunmayla ilgili sonuçlara sahip kararlara uygulanmaz.Os n.ºs2 e3 não se aplicam às decisões que tenham implicações no domí- nio militar ou da defesa.
Amaç basit karalama oyunlarının ilgi çekici matematiksek sonuçlara götürdüğünü göstermektir.数学的な結果にたどり着くというのは, とてもクールで美しいことです.この有名な,
Ancak buradaki sonuçlara göre, 72 her faiz seviyesinde oldukça yakın sonuçlar elde etmemizi sağlıyor.Ale jeśli patrzysz na to, 72 wygląda na bardzo bliskie przybliżenie.
Ancak buradaki sonuçlara göre, 72 her faiz seviyesinde oldukça yakın sonuçlar elde etmemizi sağlıyor.Ale pokud se podíváte na tohle, 72 vypadá jako docela dobrý odhad.
Ancak buradaki sonuçlara göre, 72 her faiz seviyesinde oldukça yakın sonuçlar elde etmemizi sağlıyor.Nhưng nếu bạn nhìn kỹ, 72 có vẽ là một ước lượng tốt cho mọi phân lời.
Ancak buradaki sonuçlara göre, 72 her faiz seviyesinde oldukça yakın sonuçlar elde etmemizi sağlıyor.Αν το δείτε έτσι, το 72 μοιάζει με μία πολύ καλή προσέγγιση.
Aslında çok büyük sonuçlara sebep oluyor.Joo, tyhle drobné události v minulosti.
Aslında çok büyük sonuçlara sebep oluyor.그러니까 이건 역사에서 매우 작은 일들입니다.
Aslında çok büyük sonuçlara sebep oluyor. Neyse, sanırsam bu kadar yeter. Sonuç olarak Louisianayı satıyor.Десалин и другите революционери научават за това и започват да се противопоставят на Леклерк дори повече.
Aslında çok büyük sonuçlara sebep oluyor.Quindi queste piccole cose nella storia.
Aslında çok büyük sonuçlara sebep oluyor.Tak więc te małe niewielkie rzeczy w historii.
Aslında çok büyük sonuçlara sebep oluyor.Все це маленькі інтриги історії.
Ayrıca bu yöntemle çarpmadan birçok farklı sonuçlara ulaşabildiğimizi göreceksiniz.وسنرى لاحقاً ان هناك العديد من التطبيقات التي نتجت من هذا النوع من ضرب المصفوفات
Ayrıca bu yöntemle çarpmadan birçok farklı sonuçlara ulaşabildiğimizi göreceksiniz.この種の行列の掛け算を見ることになるでしょう。 この種の行列の掛け算を見ることになるでしょう。 では、二つの行列を考えましょう。
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Dessutom pågår en intensiv debatt om implikationerna av cannabismarknadens utveckling.
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Plus de 600 000 usagers d’opiacés ont bénéficié d’un traitement de substitution en 2006
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Stimulačné drogy zohrávajú významnú úlohu, nielen pokiaľ ide o formy užívania drog zistených u chronickej
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Totuși, producţia de plante de canabis a crescut în Europa, aceasta rămânând în mare măsură nedetectată.
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Vedno pogostejše so tudi razprave o vplivih razvijajočega se trga konoplje.
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.Ahol mások mérhető eredményeket keresnek, én ott inkább éteri minőségeket fürkészek: mint pl.
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.다른 사람들이 측정 가능한 결과를 놓고 이야기할 때 저는 좀 더 무형적인 가치에 관심을 둡니다.
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum. Mesela, neşelendiriyor mu?Inni patrzą na wymierne rezultaty, mnie interesują kwestie moralne, np. czy to przynosi radość?
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.Wenn andere mehr auf messbare Resultate achten, neige ich mehr dazu, innere Qualitäten zu beachten.
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.Εκεί όπου άλλοι κοιτάνε μετρήσιμα αποτελέσματα, εγώ έχω την τάση να ενδιαφέρομαι για αιθέριες ιδιότητες όπως:
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.Там, где прочих волнует измеримый результат, меня интересуют вопросы более эфемерные, как то:
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.Якщо інші прагнуть досягти відчутних результатів, то я зазвичай зосереджуюсь на ледве вловимих критеріях.
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.בעוד אחרים מסתכלים על תוצאות מדידות, אני נוטה להתעניין בתכונות יותר אווריריות,
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.حيث الاخرون ربما ينظرون لنتائج قابلة للقياس صرت اميل بشكل كبير للصفات الغير ملموسة
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum.掴みどころのない価値を目指す傾向にあります 例えば「やっていて楽しいか?」とか
Bazı sonuçlara bir bakalım.Estamos a obter também um grande aumento da produção agrícola. Vejamos alguns resultados.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Guardiamo qualche risultato.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Hier ein paar Ergebnisse:
Bazı sonuçlara bir bakalım.결과를 좀 보시죠.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Lássunk néhány eredményt.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Laten we naar wat resultaten kijken.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Låt oss titta på några resultat.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Mari kita cermati hasinya.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Pojďme se podívat na nějaké výsledky.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Przyjrzyjmy się efektom.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Regardons quelques résultats.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Să vedem câteva rezultate.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Tarkastellaan hieman tuloksia.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Veamos los resultados.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Ας δούμε μερικά αποτελέσματα.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Давайте посмотрим на результаты.
Bazı sonuçlara bir bakalım.Нека видим някои резултати.