Ana içeriğe geç
Sözlük

sonuçlandırma ile cümle

sonuçlandırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıntıları sonuçlandırmak için endişeli olduğunun farkındayım.I realize you're anxious to finalize the details.
Ben bir hafta içinde bu işlemi sonuçlandırmak zorundayım.I have to conclude this transaction within a week.
Bilbao, İspanya'nın kuzeyinde savaşı sonuçlandırmak için kilit şehir olarak görülüyordu.Bilbao was seen as key to bringing the war to a conclusion in the north of Spain.
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorumSo I want to end my talk leaving this thought and challenge to you.
Ve bu birimleri koymalıyım çünkü bu terimlerle sonuçlandırmalıyız. .Let's talk about oxygen content.
Burada kab ile sonuçlandırmak istiyoruz, ve galonları sadeleştirebiliriz. .So what we want to do is end up with cups, and we want the gallons to cancel out.
İşte şimdi bunu sonuçlandırmak istiyorum.Here's how I want to conclude.
Ve amacı hastaya yardımcı olmak tedaviyi sonuçlandırmaktır.And its purpose is to help patient to go to the end of the treatment.
Gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.Surely God is severe in punishment.
Şüphesiz senin Rabbin, sonuçlandırması pek çabuk olandır ve şüphesiz O, bağışlayandır, esirgeyendir.Indeed your Lord's retribution is swift, yet He is forgiving and kind.
Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.I fear God, for His punishment is severe."
İşte nasıldı sonuçlandırma?How severe was My punishment then!
Hepsi de elçileri yalanladılar, böylece azapla-sonuçlandırmam (onlara) hak oldu.Of all these there was not one who did not deny the messengers. So My retribution was justified.
Mükafatlandırma bakımından hayırlı olan da, sonuçlandırma yönünden hayırlı olan da O'dur.His is the best reward, and His the best requital.
O, karşılık verme bakımından da hayırlıdır, iş sonuçlandırma bakımından da hayırlıdır.His is the best reward, and His the best requital.
Allah, (cezayla) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.And Allah is Severe in chastising.
Şüphesiz, Allah, en büyük kuvvet sahibidir, sonuçlandırması pek şiddetlidir.Verily Allah is strong, Severe in retribution.
Allah, 'kahredici baskısıyla' daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur.God is Stronger in Might, and More Punishing.
Bilin ki, gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.Know well that Allah is severe in punishment.
Bu Kigo tarafından kullanılacak olan motor komutu sonuçlandırmasıdırThis is the resulting engine command which will be used by Kigo
Bu arada Kıbrıs Rum tarafı da müzakereleri sonuçlandırmak için acele etmiyor.The Greek Cypriot side, meanwhile, is in no rush to finish talks.
Hükümet Yugoslavya ile de bir serbest ticaret anlaşmasını sonuçlandırmayı umuyor.The government also hopes to finalise a free trade agreement with Yugoslavia.
Tarihler başlangıç Temmuz 2, 2015 ve sonuçlandırmak ile Temmuz 2016 ve 13 Kasım, 2016.The dates begin with July 2, 2015 and conclude with July 2016 and November 13, 2016.
Anlaşmaları, sözleşmeleri ve uluslararası kredileri sonuçlandırmak (THK tarafından onaylanır).Conclude treaties, conventions and the international loans (ratified by the BPC).
Bir grevi sonuçlandırmaz ama grevi yönlendirebilir.Das hätte zur Folge, dass nicht einmal die Mitglieder einen Streik aufhalten könnten.
Sonra uyrukluk işlerini çözmek ve sonuçlandırmak için İzmir’e gönderildi.Fu concesso all'Italsider di fare e prendere quello che voleva.
Bu, seferi başarıyla sonuçlandırmak için tek umut olarak görünmektedir.דרך זו נראתה היחידה בעלת סיכויי הצלחה לחילוצם.
Ben dış Podobnik uyarı yapacağım sonuçlandırmak kimin ne yapmak için geldimאני הולך אזהרת podobnik חיצוניות למסקנה שבא לגרום לזה לקרות
Ben dış Podobnik uyarı yapacağım sonuçlandırmak kimin ne yapmak için geldimأنا ستعمل الخارجيات تحذير podobnik اختتام الذي جاء لتحقيق ذلك
Ben dış Podobnik uyarı yapacağım sonuçlandırmak kimin ne yapmak için geldim誰がそれを実現するために来た の考え方と補修工事の作業の仕事 突然、私たちは私を採用しなかった永遠だ
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorumAş vrea să îmi închei prezentarea lăsându-vă cu acest gând şi această încercare.
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorumChcę zakończyć mój wykład pozostawiając wam tę myśl i zarazem wyzwanie.
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorumDonc je veux finir ma présentation et vous laisser avec cette pensée et ce défi pour vous.
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorumEzzel a provokatív gondolattal fejezem be a beszédem.
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorumIch möchte daher meinen Vortrag mit einem Gedanken und einer Aufgabe für Sie abschliessen.
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorum이러한 생각과 과제를 남기며 저는 제 이야기를 마무리 하고자 합니다.
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorumQuindi voglio terminare il mio discorso lasciandovi questo pensiero e questa sfida.
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorumTot slot wil ik je dan deze gedachte en uitdaging meegeven.
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorumЗаканчивая свою речь, я хочу, чтобы вы задумались над такой мыслью:
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorumЗатова искам да приключа разговора си, като ви оставя тази мисъл и предизвикателство.
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorumאני רוצה לסיים את שיחתי בהשאירי לכם את המחשבה הזו ואת האתגר.
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorumلذلك أريد أن أنهي حديثي باعطائكم هذه الفكرة والتحدي.
Boylece, ben konusmami bu dusunceyle sonuclandirmak ve size bir cagri yapmak istiyorum"人は精神的な意識の中で成長する時"
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."E nós gostaríamos de terminar isto.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."E vorremmo andare avanti e chiudere il caso.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."그리고 저희는 이 사건을 마무리 하려고 합니다."
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Nos gustaría seguir adelante y cerrar esto.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Og vi ville gerne have lukket dette ned.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Şi am dori să mergem mai departe şi să închidem acest proces.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Und wir würden hier gern zum Ende kommen.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Và chúng tôi muốn xúc tiến và kết thúc vụ này.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."We zouden vooruit willen gaan en een schikking treffen.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Wolelibyśmy już to zamknąć i pójść dalej.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Και θα θέλαμε να προχωρήσουμε και να κλείσει η υπόθεση.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."И ние бихме искали да затворим това дело.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Ми б хотіли закрити цю справу.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."Мы бы хотели закрыть это дело.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."היינו רוצים לסגור את העניין.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz."ونود أن نمضي قدما ونغلق القضية.
"Bu davayı sonuçlandırmak istiyoruz.御社からの最終提案をいただけますか?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod