son ile cümle
son kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Hava karardıktan sonra dışarı gitme.Don't go out after it gets dark.
Karanlıktan sonra dışarı çıkma.Don't go out after dark.
Hava karardıktan sonra dışarı çıkmayı sevmiyorum.I don't like to go out after dark.
Hava karardıktan sonra gitmesen iyi olur.You had better not go after dark.
Karanlıktan sonra yalnız yürüme.Don't walk alone after dark.
Hava karardıktan sonra yalnız yürümeyin.Don't walk alone after dark.
Sevgi paranın üstündedir. Sonraki önceki kadar çok mutluluk veremez.Love is above money. The latter can't give as much happiness as the former.
Gitmeyi düşünüyorduk, ama en sonunda vazgeçtik.We considered going, but finally decided against it.
En kısa sürede kötü bir alışkanlığa son vermem gerekiyor.We must put an end to a bad habit as soon as possible.
İlerlememize engel olan şeyler eninde sonunda kaldırıldı.The obstacles to our progress have been removed at last.
Kahvaltıdan sonra biraz iş yaptım ve dışarı çıktım.I did some work after breakfast and went out.
Ekip son atışta beş sayı kazandı.Our team scored five runs in the last inning.
Robert hafta sonlarında dükkânda babasına yardım ederdi.Robert used to help his father in the store on weekends.
Mumları söndürür müsünüz?Would you put out the candles?
Mum söndü.The candle has gone out.
Mum rüzgar tarafından söndürüldü.The candle was blown out by the wind.
Mum söndürülmek yerine söndü.The candle went out instead of having been put out.
Mum söndürmeye gerek kalmadan söndü.The candle went out instead of having been put out.
Mum kendiliğinden söndü.The candle went out of itself.
Mum kendi kendine söndü.The candle went out of itself.
Sonunda sönünceye kadar, mum gittikçe küçüldüThe candle grew shorter and shorter, until at last it went out.
Kraliyet Tiyatrosu'nda akşam performansı sona ermişti, ve seyirci eve gitmişti.The evening performance at the Royal Theater had ended, and the audience had gone home.
Lütfen bu ayın son gününe kadar evraklarını teslim et.Please hand in your papers by the last day of this month.
Yarış son dakikaya kadar devam etti.The race went down to the wire.
Yarışta koştuktan sonra bitkindim.I was exhausted after running the race.
Lucy genellikle akşam yemeğinden sonra piyano çalardı.Lucy would often play the piano after dinner.
Liderler arasındaki çatışmalar sağlıksız bölgecilikle sonuçlandı.The conflicts among leaders resulted in unhealthy sectionalism.
Son arama!Last call!
Rugby maçından sonra bütün vücudum büyük bir çürüktü.My whole body was one big bruise after the rugby game.
Aslan bir darbede avını sona erdirdi.The lion put an end to his prey with one stroke.
İyi uyuduktan sonra kendimi çok daha iyi hissettim.After sleeping well, I felt much better.
Ben iyi uyudum sonra çok daha iyi hissettim.I slept well, after which I felt much better.
Olgun yansımadan sonra, onların teklifini kabul etmeye karar verdim.After mature reflection, I've decided to accept their offer.
Kitabı bana vermesi için sonunda onu ikna ettim.I finally talked her into lending me the book.
Sonunda hepsi bitti. Şimdi dinlenebiliriz.It is finally all over. Now we can relax.
Sonunda hepsi bitti.It is finally all over.
Son analizlerde, metotlar çocukları eğitmezler; insanlar eğitir.In the last analysis, methods don't educate children; people do.
İyi bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle!Have a good weekend!
İyi sonuçlar umalım.Let's hope for good results.
Acele etme. Alışveriş yapmak için bütün öğleden sonramız var.Take your time. We have all afternoon to shop.
Dün gece, son trene güçlükle yetiştim.Last night, I barely made the last train.
Ben sonunda bir sürücü belgesi aldım.I got a driver's license at last.
Hava sonunda sakinleşti.The weather has settled at last.
Pekala, sonunda buradayız.Well, here we are at last!
Sonunda ortaokuldan mezun oldum.At last, I graduated from junior high school.
Sonunda bir uzlaşma noktası bulduk.Finally, we found a point of compromise.
Sonunda kar yağışı durdu ve hava ısındı.It has finally stopped snowing and has warmed up.
Sonunda gerçek bizim tarafımızdan öğrenildi.At last, the truth became known to us.
Sonunda,gerçeği öğrendik.At last, the truth became known to us.
Sonunda, sıram geldi.At last, my turn came.
Sonunda bir işi oldu.I finally got a job.
Sonunda, polisle temas kurduk.At last, we made contact with the police.
Bütün bunlardan sonra acı gitti.After all that, the pain went away.
Sonunda, evdeydik!At last, we were home!
Nihayet dönem sonu sınavları bitti.At last, the end-of-term exams are over.
Sonunda yağmur durdu.The rain stopped at last.
En sonunda kafa karıştıran labirentten dışarı çıkabildim.I finally found my way out of the confusing maze.
Sonunda kafa karıştırıcı labirentin çıkış yolumu buldum.I finally found my way out of the confusing maze.
Sonunda, otobüs durdu.At last, the bus stopped.
Anlam sonunda kafama dank etti.The meaning dawned upon me at last.