Ana içeriğe geç
Sözlük

solucanlar ile cümle

solucanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kurutulmuş yiyecek atıklarını alıp, solucanlara "İşte size akşam yemeği." demeyi denedim.Próbowałem włożyć tam suche odpadki spożywcze nakarmić robaki mówiąc "Nadchodzi obiadek."
Kurutulmuş yiyecek atıklarını alıp, solucanlara "İşte size akşam yemeği." demeyi denedim.Și am încercat să iau gunoiul din mâncare uscată și să-l dau la viermi, zicând, "Luați de aici, cină."
Kurutulmuş yiyecek atıklarını alıp, solucanlara "İşte size akşam yemeği." demeyi denedim.Snažil jsem se vzít ten vysušený odpad z jídla a dát ho těm červům, říkajíc "Tady máte, večeře."
Kurutulmuş yiyecek atıklarını alıp, solucanlara "İşte size akşam yemeği." demeyi denedim.Tentei levar os restos de comida desidratados, para as minhocas e disse: "Aqui têm. Jantar!"
Kurutulmuş yiyecek atıklarını alıp, solucanlara "İşte size akşam yemeği." demeyi denedim.Và đã cố gắng kiếm các loại đồ ăn thừa khô, bỏ vào trong đó cho lũ sâu, và "đây, bữa tối của chúng mày đây"
Kurutulmuş yiyecek atıklarını alıp, solucanlara "İşte size akşam yemeği." demeyi denedim.Y entonces probé arrojando los desechos orgánicos a las lombrices, diciendo "aquí tienen la cena".
Kurutulmuş yiyecek atıklarını alıp, solucanlara "İşte size akşam yemeği." demeyi denedim.Δοκίμαδα να πάρω ξηρά απόβλητα, και τα έδωσα στα σκουλήκια, λέγοντας "Ορίστε, δείπνο."
Kurutulmuş yiyecek atıklarını alıp, solucanlara "İşte size akşam yemeği." demeyi denedim.Опитах се да взема сухите хранителни отпадъци, и да ги поставя при червеите, казвайки: "Ето, вечеря."
Kurutulmuş yiyecek atıklarını alıp, solucanlara "İşte size akşam yemeği." demeyi denedim.Я брав сухі харчові відходи, кидав і казав хробакам "Ось вам сніданок."
Kurutulmuş yiyecek atıklarını alıp, solucanlara "İşte size akşam yemeği." demeyi denedim.Я попытался давать им сушеные пищевые отходы, говоря: "Эй, ребята, ваш обед".
Kurutulmuş yiyecek atıklarını alıp, solucanlara "İşte size akşam yemeği." demeyi denedim.וניסיתי לקחת את שאריות האוכל המיובשות, ולתת אותם לתולעים, ואומר, "בבקשה, ארוחת ערב."
Kurutulmuş yiyecek atıklarını alıp, solucanlara "İşte size akşam yemeği." demeyi denedim.وحاولت أخذ مخلفات الطعام المجفف، ووضعها للدود، قائلاً، "تفضلوا، العشاء."
Kurutulmuş yiyecek atıklarını alıp, solucanlara "İşte size akşam yemeği." demeyi denedim.ミミズに与えました。「ほら、晩ご飯だよ」と言って おいしそうな野菜ジャーキーのようなものでしたが、
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.E conseguem ser completamente férteis -- ter o mesmo número de descendentes que os vermes normais.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.En even vruchtbaar - ze hebben hetzelfde aantal nakomelingen als de normale wormen.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.E possono essere del tutto fertili -- avere lo stesso numero di discendenti dei vermi comuni.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.Et ils peuvent être totalement fertiles, avoir le même nombre de descendants que les vers normaux.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.I są całkowicie płodne, mają tę samą liczbę potomstwa, co zwykłe robaki.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.그리고 이들도 완벽히 번식력이 강합니다 일반적인 벌레가 낳는 만큼의 새끼를 낳죠
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.Mohou být normálně plodní -- mají stejně potomků jako běžní červi.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.Si sunt la fel de fertili, avand acelasi numar de urmasi ca si viermii normali.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.Son completamente fértiles... tienen la misma descendencia que los gusanos normales.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.Und sie können vollständig fruchtbar sein -- die gleiche Nummer an Nachkommen wie normale Würmer haben.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.Και επίσης είναι πλήρως γόνιμα -- έχουν τον ίδιο αριθμό απογόνων με τα φυσιολογικά σκουλήκια.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.Вони можуть бути плодоносними - мати таку ж кількість потомства, як звичайні черв"яки.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.И те са напълно плодовити -- имат същия брой потомство като нормалните червеи.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.Они полностью способны к воспроизводству — дают столько же потомства, как и нормальные черви.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.והן יכולות להיות פוריות לגמרי -- עם אותו מספר צאצאים כמו התולעים הרגילות.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.وهي يمكن ان تكون خصبة تماماً ولديها نفس العدد من الذرية تماماً مثل الدودة الطبيعية.
Normal aynı kuşak solucanların yaptığı gibi, ... ... tamamiyle doğurgan olabilirler.普通の線虫と同じ数の子孫を残すことができるのです ではここでハンカチを取り出して下さいね
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Czynili mięsa robaki "o mnie:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:De har gjort maskar "kött av mig:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:De har gjort orme "kød af mig:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Ei au făcut carne viermi "de mine:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Eles fizeram carne worms "de mim:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Ellos han hecho carne de gusanos de mí:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Hanno fatto carne vermi 'di me:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:He ovat tehneet matoja "lihaa minulle:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Họ đã làm thịt sâu của tôi:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Ils ont fait de la viande vers "de moi:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Mereka telah membuat daging cacing 'dari saya:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Ők tették férgek "hús rólam:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Sie haben Würmer "Fleisch aus mir gemacht:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Ti so se meso črvi "od mene:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Udělali maso červy "o mně:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Urobili mäso červy "o mne:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Zij hebben wormen 'vlees van mij:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Έχουν γίνει κρέας σκουλήκια "του εαυτού μου:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Они сделали мяса червей от меня:
Onlar beni solucanlar 'et yaptık:Те са направили месо червеи от мен:
Palamut solucanlarının ise bir kalbi, dolaşım sistemi ve solungaca benzeyen organları bulunuyordu.[ 5億4千万年前 ]
Palamut solucanlarının ise bir kalbi, dolaşım sistemi ve solungaca benzeyen organları bulunuyordu.Di cacing acorn, sistem jantung dan peredaran darah berevolusi. Dan struktur-sruktur seperti insang .
Palamut solucanlarının ise bir kalbi, dolaşım sistemi ve solungaca benzeyen organları bulunuyordu.Em vermes bolota, um coração e o sistema circulatório evoluiu. E estruturas de brânquias.
Palamut solucanlarının ise bir kalbi, dolaşım sistemi ve solungaca benzeyen organları bulunuyordu.In eikelwormen ontwikkelde een hart en bloedsomloop . En kieuw-achtige structuren.
Palamut solucanlarının ise bir kalbi, dolaşım sistemi ve solungaca benzeyen organları bulunuyordu.În viermii ghindă inima și sistemul circulator au evoluat. Ei au dezvoltat și structuri de tip branhii.
Palamut solucanlarının ise bir kalbi, dolaşım sistemi ve solungaca benzeyen organları bulunuyordu.I ollonmaskar utvecklades ett hjärta och cirkulations system. Och hjälliknande strukturer.
Palamut solucanlarının ise bir kalbi, dolaşım sistemi ve solungaca benzeyen organları bulunuyordu.Mit den EIchelwürmern entwickelte sich ein Herz und ein Kreislaufsystem sowie Kiemen-ähniliche Strukturen.
Palamut solucanlarının ise bir kalbi, dolaşım sistemi ve solungaca benzeyen organları bulunuyordu.Nell enteropneusta, un cuore, una sistema circolatorio e simil branchie si sono evolute.
Palamut solucanlarının ise bir kalbi, dolaşım sistemi ve solungaca benzeyen organları bulunuyordu.Pri črevoškrgarjih so se razvili srce in obtočila. Prav tako tudi strukture podobne škrgam.
Palamut solucanlarının ise bir kalbi, dolaşım sistemi ve solungaca benzeyen organları bulunuyordu.V žaludovcích se vyvinulo srdce a oběžný systém. A žábrám podobné struktury.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
solucanlar ile cümle - Sayfa 6 - solucanlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App