Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.A ja sa mojou prácou snažím upozorniť vás na to.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.A já se svojí prací snažím dát těmto zprávám tvář.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.Apa yang saya coba lakukan dalam pekerjaan saya adalah mengedepankan hal ini.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.Ce încerc eu să fac cu munca mea e să adaug feţe acestui fenomen.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.Ce que j'essaie de faire dans mon travail est de mettre des visages là-dessus.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.Con il mio lavoro, io provo a dare un volto a questo evento.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.E o que tenho tentado fazer com o meu trabalho é dar rostos às notícias.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.És én próbálok a munkámmal arcot adni ezeknek.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.Ja próbuję dołączyć do tej wiadomości obrazy.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.그리고 제가 하고자 하는 일은 이런 뉴스에 얼굴을 주는 일입니다.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.Lo que trato de hacer con mi trabajo es materializarlo.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.Og det jeg prøver at gøre med mit arbejde, er at sætte et ansigt på dette.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.Und ich versuche mit meiner Arbeit, den Nachrichten ein Gesicht zu geben.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.Và điều tôi đang cố gắng làm với công việc là đối diện với điều này..
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.Wat ik probeer te doen, is het een gezicht geven.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.Yritän työssäni antaa tälle asialle kasvot.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.И това, което се опитвам да направя в моята работа е да поставя лице на това.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.Тому метою моєї праці є привернути до цього увагу.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.Я пытаюсь обратить внимание людей на эту проблему.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.ומה שאני מנסה לעשות בעבודתי זה לשם פרצופים לזה.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.وما احاول ان اقوم به في عملي هو ان القي بالضوء على هذه المشكلة
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.イメージとして見せるということです 氷がなくなれば
Bilmiyorum, beyler. Başımı belaya sokmak istemiyorum.Jag vet inte... jag vill inte råka illa ut.
Birdenbire elini bir kadının göğsüne sokmak centilmenliğe yakışır mı?Czy dżentelmen sięgałby do dekoltu kobiety?
Birdenbire elini bir kadının göğsüne sokmak centilmenliğe yakışır mı?Enfiar a mão, subitamente, no peito de uma senhora é coisa de cavalheiro?
Birdenbire elini bir kadının göğsüne sokmak centilmenliğe yakışır mı?No es propio de un caballero meter la mano en el escote de una dama.
Birdenbire elini bir kadının göğsüne sokmak centilmenliğe yakışır mı?Ska en gentleman verkligen sticka in handen i bröstet på en dam?
Birdenbire elini bir kadının göğsüne sokmak centilmenliğe yakışır mı?Stikker en gentleman virkelig hånden ind i brystet på en dame?
Birdenbire elini bir kadının göğsüne sokmak centilmenliğe yakışır mı?Työntääkö herrasmies kätensä yhtäkkiä naisen rintaan?
Birdenbire elini bir kadının göğsüne sokmak centilmenliğe yakışır mı?Οι κύριοι δεν βουτάνε το χέρι τους στο στήθος μιας κυρίας!
Birdenbire elini bir kadının göğsüne sokmak centilmenliğe yakışır mı?Разве джентльмен коснётся без предупреждения груди дамы?
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.Când vine vorba de bombe și butoaie, problema nu e cum să arunci bomba în butoi, ci cum să găsești butoiul.
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.Il problema con bombe e barili non è quello di infilare la bomba nel barile, è sapere come trovare il barile.
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.폭탄과 피클통에 관한 문제는 피클통 안으로 폭탄을 넣는 것이 아니라 피클통을 찾는 방법을 알아내는 것이었습니다
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.Problém bomby a sudu s lákem nebyl dostat bombu do toho sudu, ale vědět kde najít ten sud s lákem.
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.W kwestii bomb i korniszonów nie sztuką jest trafić, ale sztuką jest znaleźć.
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.Проблема з бомбами і бочками для солінь не в тому, щоб влучити бомбою в бочку, а в тому, щоб знайти цю бочку.
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.Проблема с бомбами и бочками с соленьями не в том, как попасть в бочку, а в том, как эту бочку найти.
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.Проблема с бомбите и каците със зеле, не е как да вкараш бомбата в кацата, а как да намериш кацата въобще.
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.הבעיה עם פצצות וחביות מלפפונים היא לא להכניס את הפצצה לתוך החבית, זה לדעת איך למצוא את החבית.
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.ان المشكلة فيما يخص القنابل و براميل المخلل ! هي ليست القاء القنبلة داخل البرميل بل هي معرفة مكان البرميل
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.爆弾を桶に入れることではなく 漬物桶をどうやって見つけるかということなのです 戦争において難しいのは
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.Kesadaran baru ini membuka peluang besar untuk aplikasi yang membantu meningkatkan diri dan hidup kita.
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.이 새로운 우리 자신과 우리 삶들을 향상시키는 어플리케이션(앱)으로 작용해 어마어마한 가능성을 열어줍니다
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.Tämän tiedostaminen avaa valtavia mahdollisuuksia sovelluksille, jotka parantavat elämäämme ja itseämme.
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.Ta nowa świadomość otwiera szerokie możliwości zastosowań, które pomagają polepszyć nasze życie i nas samych.
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.Това ново познание ни открива необятни възможности за приложения, които да ни помагат да подобрим живота си.
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.המודעות החדשה הזו פותחת הרבה אפשרויות לאפליקציות שעוזרות לשפר את חיינו ואת עצמנו.
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.هذا الإدراك الجديد يفتح احتمالات كثيرة للتطبيقيات التي يمكنها أن تحسن حياتنا وأنفسنا.
Bu farkındalık bize yeni kapılar açar, kendimizi geliştirmek ve hayatımızı düzene sokmak adına.暮らしと私達自身が 向上する可能性を大幅に広げます 効率よく働いたり 休憩で もっとリラックスしたり
Bu konudaki tek eksiğimiz bu uygulamaları kullanıma sokmak için gereken parayı harcamak.Ami hiányzik, az a pénz tényleges elköltése a cél érdekében.
Bu konudaki tek eksiğimiz bu uygulamaları kullanıma sokmak için gereken parayı harcamak.Ceea ce ne lipseşte este acţiunea efectivă de a cheltui acei bani pentru a le pune în practică.
Bu konudaki tek eksiğimiz bu uygulamaları kullanıma sokmak için gereken parayı harcamak.Ci manca solo la determinazione a spendere denaro per realizzarle.
Bu konudaki tek eksiğimiz bu uygulamaları kullanıma sokmak için gereken parayı harcamak.Das Einzige, was fehlt, ist wirklich Geld für die Umsetzung bereitzustellen.
Bu konudaki tek eksiğimiz bu uygulamaları kullanıma sokmak için gereken parayı harcamak.Het ontbreekt ons alleen nog aan geld om er echt werk van te maken.
Bu konudaki tek eksiğimiz bu uygulamaları kullanıma sokmak için gereken parayı harcamak.Jediné, čo nám chýba, je utrácanie peňazí na zavedenie týchto vecí.
Bu konudaki tek eksiğimiz bu uygulamaları kullanıma sokmak için gereken parayı harcamak.Jediné, co nám chybí, je utracení peněz na rozmístění těchto věcí na svá místa.
Bu konudaki tek eksiğimiz bu uygulamaları kullanıma sokmak için gereken parayı harcamak.Jedyne czego nam brak to podjęcie akcji żeby rzeczywiście przeznaczyć pieniądze na te cele.
Bu konudaki tek eksiğimiz bu uygulamaları kullanıma sokmak için gereken parayı harcamak.Kita hanya kurang mengambil tindakan untuk menghabiskan uang untuk hal-hal itu.
Bu konudaki tek eksiğimiz bu uygulamaları kullanıma sokmak için gereken parayı harcamak.우리에게 유일하게 부족한 것은 바로 이러한 작업들에 돈을 투자하려는 움직임이 없다는 점이다.