Ana içeriğe geç
Sözlük

sokmak ile cümle

sokmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Başını derde sokmak istemiyorum.I don't want to get you into trouble.
Diğer insanların işine burnunu sokmaktan vazgeç.Stop sticking your nose into other people's business.
Tom'un başını belaya sokmakla ilgili uzun bir geçmişi var.Tom has a long history of getting into trouble.
Tom'un niyeti Mary'nin başını belaya sokmak değildi.Tom didn't mean to cause Mary any trouble.
Tom John'ın başını belaya sokmak istemiyor.Tom has no desire to get John in trouble.
Polisle başımızı derde sokmaktan seni şahsen sorumlu tutuyorum.I'm holding you personally responsible for getting us in trouble with the police.
Başını belaya sokmak istemiyorum.I don't want to get you in trouble.
Birinin başını belaya sokmak istemiyorum?I don't want to get anyone in trouble.
Başınızı derde sokmak istemiyorum.I don't want to trouble you.
Başımı belaya sokmak istemiyorum.I don't want to get into trouble.
Amacım burnumu sokmak değildi.I didn't mean to pry.
İhtiyacın olan şey hayatına bir adam sokmak.What you need is a man in your life.
Seni sıkıntıya sokmak istemiyorum.I don't want to put you to any trouble.
Tom başını belaya sokmak istemiyor.Tom doesn't want to get in trouble.
Ben önce parayı sokmak zorunda mıyım?Do I have to insert coins first?
Tom oğlunu o okula sokmak istedi.Tom wanted to get his son into that school.
Ben özel hayatına burnumu sokmak istemiyorum.I don't want to pry into your private life.
Bizi eleştirerek yerin dibine sokmaktan ne zaman vazgeçeceksin?When shall you stop telling us off?
Tom yine başını belaya sokmak istemiyor.Tom doesn't want to get in trouble again.
Hayatımı tekrar düzene sokmak istiyorum.I want to get my life back together.
Vücudunu şekle sokmak istiyor musun?Do you want to get cut?
Tom başını belaya sokmak istemedi.Tom didn't want to get into trouble.
Sami, Leyla'yı sıkıntıya sokmak istemedi.Sami didn't want to get Layla in trouble.
Çünkü baskı onları bir düzene sokmak ister ancak toplum daha düzensiz olmak ister.They then warn him to lie low unless he wants to get into even more trouble than he already is.
Laichingen şirketlerinin birçoğu, savaş sırasında gerekli malzemeleri savaşa sokmak için kullandı.Many of the Laichingen companies were used during the war for making war necessary materials.
Bununla bağıntılı olarak da bu durumu ortadan kaldırıp düzene sokmak çabaları vardır.Then with a clear field, they must take their hoe and till the soil.
Onu yavaş yavaş takıma sokmak istiyorum.I had her dress slowly.
Müttefik Devletler'in ayrıca hedefinde Jagdwaffe'yi savaşa sokmak vardı.Together the fighter force of Luftwaffe was also called Jagdwaffe.
Sesleri sıraya sokmak için ses Siftable'ını sıralama Siftable'ının üstüne çıkarmak lazım.And you inject it by just bumping up the sound Siftable against a sequence Siftable.
Başımı belaya sokmak istemiyorum.I don't want to get in trouble."
Topu ağa sokmak.(Recording) Goal!
Ve ifadeyi tanıdık bir şekle sokmak.And that'll get it into a form that you might recognize. Hopefully, you found this helpful.
Bunu bulmalarının yolu ellerini işin içine sokmak ve onunla oynamaktır.They will only figure it out by getting their hands on it and playing with it.
İşin gerçeği, ne kurallar, ne de ödüller işleri yoluna sokmak için yeterlidir.The truth is that neither rules nor incentives are enough to do the job.
Burnumu sokmak mı?Meddling?
Ey Rabbimiz şeytan bizi illa uşşo sınıfına sokmak ister.O our Lord, shaytan wants to put us into the "giddy up" level.
Benim yapmaya çalıştığım şey ise bunu insanların gözüne sokmak.And what I'm trying to do with my work is put faces to this.
Bu konudaki tek eksiğimiz bu uygulamaları kullanıma sokmak için gereken parayı harcamak.All we lack is the action to actually spend the money to put those into place.
Fakat sizi çok fazla beklenti içine sokmak istemem.But I don't want to create too many expectations.
Hiç kimse başını derde sokmak istemiyordu.Everyone did not want really to get in trouble.
Bana kalırsa şiiri raflardan alıp hayatın içine sokmak iyi birşey.And my sense is, it's a good thing to get poetry off the shelves and more into public life.
Bu nedenle bunu kullanışlı bir hale sokmak için çaba harcayıp, bir yol bulmalıydık.So we had to try to find a way to form it into useful briquettes.
Amaçları, markaları çocukların hayatına sokmak.Their goal is to insinuate the brands into the fabric of children's lives.
Makineye sokmak biraz zor oldu.It was kind of hard to get it in.
Dünyayı dengeye sokmak için dünyanın uzak köşelerinden yaşlıların seslerine ihtiyaç olacak.It will take elders' voices from the far corners of the world to call the world into balance.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.It's -- I had to make little holes in the base of the needle, to shove his feet in.
İşin gerçeği, bizimki daha çok oyuncuyu George Lucas rolüne sokmakla ilgili.This is more about putting the player in the role of George Lucas.
Yuk Lin hanım, Burnumu sokmak istemem... ama dikkat edin;Miss Yuk Lin, I usually don't like to meddle... but bear this in mind;
Afrika'da, erkekleri, bu işe sokmak çok zordur.In Africa, it's very, very hard to engage men.
Seni o diziye sokmak bana bir servete mal oldu.It cost me a fortune to get you in it.
Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Is it common for me to be so nosy?
Bunu açık şekle sokmak için her iki tarafa da 1 ekleriz.If you wanted to make it explicit, you could add 1 to both sides.
Ve beni boyuna ziyana sokmaktan başka bir şey de yapmıyorsunuz.You will only add to my ruin.
İlerde de onları doğru yola götürmektedir ve hallerini düzene sokmaktadır.He will show them the way, and better their state,
Ben seni zahmete sokmak istemem.I do not wish to impose any hardship on you.
Onları sıkıntıya sokmak için zarar vermeye kalkışmayın.And if they are with burthen, expend on them until they lay down their burthen.
Yazar, "Bizi yalancı çoban konumuna sokmak istiyorlar ... ortada kurt yokken."They want to put us in the position of the boy who cried wolf ... when there is no wolf.
Seydiu, Sırbistan'ın yalnızca işleri sonsuza kadar sürüncemeye sokmak istediğini belirtti.He suggested Serbia is simply trying to drag things out indefinitely.
Ancak, UNMIK'le temasa geçip işbirliğini devreye sokmak Belgrad'a kalmıştı.However, it was left to Belgrade to contact UNMIK and make the co-operation effective.
Görev, Ladzhene köyünden yiyecek toplamak ve dağlardaki partizanlara gizlice sokmaktı.When Gera fell ill of a cold in 1944, Vela volunteered to take her place in an assignment.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod