Ana içeriğe geç
Sözlük

sokakta ile cümle

sokakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sokakta insanları hayrete duruyorduk ya da onlara karşı çalışıyor.Por la calle la gente se sorprendió de pie o corriendo hacia ellos.
Sokakta insanları hayrete duruyorduk ya da onlara karşı çalışıyor.Po ulici so ljudje začudeni stoji ali teče do njih.
Sokakta insanları hayrete duruyorduk ya da onlara karşı çalışıyor.Ulicą ludzie stali zdumieni i działa w ich kierunku.
Sokakta insanları hayrete duruyorduk ya da onlara karşı çalışıyor.Ulicí, lidé stáli překvapeni, nebo běží směrem k nim.
Sokakta insanları hayrete duruyorduk ya da onlara karşı çalışıyor.Ulicou, ľudia stáli ohromení a beží k nim.
Sokakta insanları hayrete duruyorduk ya da onlara karşı çalışıyor.Verderop in de straat mensen stonden verbaasd of lopen naar hen.
Sokakta insanları hayrete duruyorduk ya da onlara karşı çalışıyor.Xuống đường phố, người đã đứng ngạc nhiên hoặc chạy về phía họ.
Sokakta insanları hayrete duruyorduk ya da onlara karşı çalışıyor.Κάτω από την οδό άνθρωποι στέκονταν έκπληκτοι ή να τρέχει προς αυτούς.
Sokakta insanları hayrete duruyorduk ya da onlara karşı çalışıyor.Надолу по улицата хората стояха учудени или да тичат към тях.
Sokakta insanları hayrete duruyorduk ya da onlara karşı çalışıyor.По вулиці люди стояли здивований або біг по відношенню до них.
Sokakta insanları hayrete duruyorduk ya da onlara karşı çalışıyor.По улице люди стояли удивлен или бег по отношению к ним.
Sokakta insanları hayrete duruyorduk ya da onlara karşı çalışıyor.في الشارع كان الناس يقفون بالدهشة أو تشغيل تجاههم.
Sokakta insanları hayrete duruyorduk ya da onlara karşı çalışıyor.氏Huxterは唖然とした。
Sokakta insanları yakalayıp, bunu duydun mu demek istiyorum.Eso me hace querer agarrar a la gente en la calle y decirle: ¿¡Has oido esto!?
Sokakta insanları yakalayıp, bunu duydun mu demek istiyorum.Questo mi farebbe afferrare la gente per strada e dirgli:hai sentito di questa cosa?
Sokakta insanları yakalayıp, bunu duydun mu demek istiyorum.Това ме кара да спирам хората по улицата и да ги питам: "Чухте ли за това?".
Sokakta ise hiç affetmez.Abajo, en la calle, es inolvidable.
Sokakta ise hiç affetmez.Älkää tehkö virhettä, Erityisesti täällä torilla. Siellä on vain majataloja
Sokakta ise hiç affetmez.Cá em baixo na rua, é impiedosa.
Sokakta ise hiç affetmez.Dar pentru noi, pe străzi este IMPARDONABIL.
Sokakta ise hiç affetmez.Gedung yang mana, Pak? Sedang dipastikan sekarang. Di suatu tempat di dekat pasar Bakara.
Sokakta ise hiç affetmez.Na ulici je to iné. Je to úplne iné.
Sokakta ise hiç affetmez.Na ulici je to jiný. Je to úplně jiný.
Sokakta ise hiç affetmez.Ulice ne oprostijo.
Sokakta ise hiç affetmez.Vilken byggnad är det, Sir? Vi bekräftar det nu. Någonstans i närheten av Bakara marknaden.
Sokakta ise hiç affetmez.Właśnie... Narazie wiemy, że któryś w okolicy rynku w Bakarze. - Nie ja ustalam miejsca ich spotkań.
Sokakta ise hiç affetmez.Για μας που είμαστε στον δρόμο είναι ασυγχώρητο.
Sokakta ise hiç affetmez.Долу на улицата, живота е непростим.
Sokakta ise hiç affetmez.ולמטה, ברחובות .המצב על הפנים
Sokaktaki insanlar gelip kapıyı çaldıFG:
Sokaktaki insanlar gelip kapıyı çaldıFG:
Sokaktaki insanlar gelip kapıyı çaldıFG :
Sokaktaki insanlar gelip kapıyı çaldıFG:
Sokaktaki insanlar gelip kapıyı çaldıFG:
Sokaktaki insanlar gelip kapıyı çaldı İyi misin diye sormaya.Des passants sont arrivés et ont frappé à la porte pour voir si j'allais bien.
Sokaktaki insanlar gelip kapıyı çaldı İyi misin diye sormaya.La gente per strada bussò alla porta per assicurarsi che io stessi bene.
Sokaktaki insanlar gelip kapıyı çaldı İyi misin diye sormaya.Ludzie przychodzili z ulicy i pukali w drzwi, żeby zobaczyć czy wszystko jest OK.
Sokaktaki insanlar gelip kapıyı çaldı İyi misin diye sormaya.ワーマン:...へえ (笑)
Sokaktaki insanlar gelip kapıyı çaldı게리: 길을 지나던 사람들이 문을 두드리며
Sokaktaki insanlar gelip kapıyı çaldıФГ:
Sokaktaki insanlar gelip kapıyı çaldıФ.Г.:
Sokaktaki insanlar gelip kapıyı çaldıפ.ג: אנשים מהרחוב באו ודפקו בדלת
Sokaktaki insanlar gelip kapıyı çaldıجاء الناس من الشارع وطرقوا بابي
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Ánh sáng chói lòa rọi xuống đường phố và chúng tôi phải thuê một vệ sỹ và tất cả những thứ này.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Az utcai fények élesen bevilágítottak, és fel kellett bérelnünk egy biztonsági őrt, és így tovább.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Die Lichter schienen rein von der Straße, und wir mussten einen Sicherheitsmann anheuern, und all diese Dinge.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.거리의 불빛들이 그대로 들어오고 보안 경비를 고용하는 등 여러가지 일이 있었지만
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Lampen schenen vanaf de straat naar binnen, en we moesten een bewaker inhuren, en al die dingen.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Lampu terang benderang di jalanan, dan kami harus menyewa seorang satpam dan semua benda ini.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Les lumières de la rue nous éblouissaient, et nous avons dû embaucher un gardien, et tout ça.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Luči so svetile z ulice, morala sva najeti varnostnika in podobno.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Luminile din stradă orbindu-ne, şi a trebuit să angajăm un paznic şi tot felul.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Luzes a brilhar da rua, tivemos que contratar um segurança.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Lyset stod ind fra gaden, og vi måtte leje en sikkerhedsvagt og alle den slags ting.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Przyświecały nam uliczne lampy. Musieliśmy zatrudnić ochroniarza i tak dalej.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Světla ozařovala ulici a museli jsme si najmout bezpečnostní ochranku atd.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Уличните лампи светеха силно, трябваше да наемем охрана - такива неща.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Фонари светили на улице, и пришлось нанять охранника и все такое.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.האורות של הרחוב בוהקים פנימה, והיינו צריכים לשכור מאבטח וכל הדברים האלה.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.حيث الأضواء ساطعة في الخارج واضطررنا لتعيين حارس أمن وما إلى ذلك
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod