Ben sokakta onu karşılamak için beyliği tutuklandı gece oldu.Я случайно встретил его на улице ночью его светлость был арестован.
Ben sokakta onu karşılamak için beyliği tutuklandı gece oldu.حدث لي لمقابلته في الشارع ليلا واعتقل ربوبيته.
Ben sokakta onu karşılamak için beyliği tutuklandı gece oldu.私は彼を誘導する最も適切な方法については良い取引を考えていた
Bir anlamıyla sokakta basarak kim O bir kişi açık mavi kendinizi özür gibi hafif vurulduこのカラフルなクレイジーな衣装は何を持ってと私は思った ゴッド·ブレス·アメリカ 何が間違っている何だと彼は抑制された
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.Berikutnya, telepon terputus TV terputus, dan ada orang-orang bersenjata di jalanan, jalan-jalan diblokir.
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.E poi, il telefono viene staccato, la TV non funziona, ci sono uomini armati in strada, e blocchi stradali.
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.Het volgende moment vallen telefoons en tv's uit, zijn er gewapende mannen op straat en wegversperringen.
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.Nagle milkną telefony. Telewizor śnieży, a na ulicach są żołnierze. Ulice blokuje wojsko.
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.Nato pa so izklopljeni telefoni, ne dela televizija, na ulicah so oboroženi ljudje, na cestah zapore.
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.다음에 일어나는 일은, 전화와 TV가 끊기며, 무장한 사람들이 거리에 돌아다니며 거리엔 바리케이드가 쳐져 있습니다.
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.Và điều tiếp theo, điện thoại mất tín hiệu TV mất tín hiệu, những người lính trên đường phố những ba-ri-e
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.Και έπειτα, δεν έχεις τηλέφωνο, δεν έχεις τηλεόραση, υπάρχουν ένστολοι άνδρες και μπλόκα στους δρόμους.
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.След това телефонът изключва, телевизията изключва, има въоръжени мъже на улиците, има блокада по пътищата.
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.הדבר הבא שקורה, הוא שקוי הטלפון נופלים, כבים שידורי הטלביזיה, יש אנשים חמושים ברחוב, יש מחסומים.
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.テレビが消え 道には武装した男達と バリケードが現れます 普段の生活は麻痺し -
Bir gece 7. caddeden araba ile geçiyordum, ve bu buhar sokaktan etrafa yayılıyordu, ve저는 어느날 밤 새벽 3시에 7번가를 운전해서 지나고 있었습니다. 그리고 증기가 거리로 쏟아져나왔고, "무엇 때문이지?"라고 생각했습니다.
Bir gece 7. caddeden araba ile geçiyordum, ve bu buhar sokaktan etrafa yayılıyordu, veפעם נסעתי בשדרה ה-7 ב-3 בלילה, והאדים האלה עולים מהרחוב, וחשבתי, "מה גורם לזה?"
Bir gece 7. caddeden araba ile geçiyordum, ve bu buhar sokaktan etrafa yayılıyordu, ve煙が道いっぱいに充満していて 「なんだこりゃ」と驚きました こちらは-
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaEt si j'avais une conclusion à faire, je dirais que, quelque fois quand on m'interroge dans la rue, on me dit,
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar bana결론적으로 말씀드리면 길거리에 가끔 저를 마주치는 분들은
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaMijn conclusie zou zijn dat ik soms, op straat, word aangesproken:
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaSe dovessi trarre una conclusione, direi che, qualche volta quando mi fermano per strada, mi dicono,
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaȘi dacă ar trebui să trag o concluzie, aș spune că, uneori, când sunt întrebat pe stradă, mi se spune:
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaSi tuviera que sacar una conclusión, diría que algunas veces, cuando me preguntan en la calle, me dicen:
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?""Ce cautai pe stradă dacă ești infirm?"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?""Čo robíte vonku na ulici v takejto situácii?"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?""Cosa fa fuori in strada in questa situazione?"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?""Co v děláš tady venku na ulici, v téhle situaci?"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?""Dlaczego wyszliście na ulicę w takim momencie?"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?"És kérdem tőle, 'Mit csinálsz az utcán, ilyen helyzetben?'
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?"Et j'ai demandé : " Que faites-vous dans la rue dans cette situation ? "
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?"그리고는 물었습니다. "지금 여기서 뭘 하고 있는 거예요?"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?""O que é que está a fazer aqui na rua, numa situação destas?"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?"Và tôi hỏi, "Anh đang làm gì trên đường trong tình cảnh này vậy?"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?""Was machen Sie draußen auf der Straße, in dieser Situation?"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?""Wat doe je in de straat in deze situatie?"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?"Y le pregunté: "¿Qué estás haciendo en la calle en esta situación?"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?"Και τον ρώτησα, "Τι κάνεις έξω στο δρόμο μέσα σε αυτό το χάος;"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?"И попитах, "Какво правиш на открито на улицата" в това състояние?"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?""Что вы делаете на улице в такое время?"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?"שאלתי אותו, "מה אתה עושה כאן בחוץ ברחוב במצב הזה?"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?"وسألت: "ماذا تفعل في الشارع في هذه الحالة؟"
"Böyle bir ortamda sokakta ne yapıyorsun?"尋ねました「こんな時に表通りで一体何をしてるんだ?」 「仕事です」
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Den här låg i en gränd vid vägen västerut.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Denne lå i en gyde ved vejen til West.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Esto estaba en el callejón trasero de la carretera al oeste.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Isto estava no beco, junto à estrada a Oeste.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Questa era nel vicolo sulla strada verso ovest.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Tämä oli länteen vievän tien kujalla.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.To było w bocznej alejce od zachodniej strony.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Αυτό το βρήκα πίσω στον δρόμο προς τα δυτικά.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Это было в переулке у дороги, ведущей на запад.
Bu çalkantılı yükseliş sırasında pek çok kez sokaktaki rakamlar yüz binlere ulaştıPlusieurs fois durant ce printemps tumultueux Le nombre de gens dans la rue dépassera les cent milles
Bu çalkantılı yükseliş sırasında pek çok kez sokaktaki rakamlar yüz binlere ulaştıUseita kertoja kevään aikana kaduilla oli yli satatuhatta mielenosoittajaa.
Bu çalkantılı yükseliş sırasında pek çok kez sokaktaki rakamlar yüz binlere ulaştıНесколько раз во время этой беспокойной весны цифры на улицах достигнут более сотни тысяч
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Als je deze vrouwen op straat in hun verschoten kleren tegenkwam, zou je ze als arm en eenvoudig afdoen.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Kdybyste ty ženy viděli na ulici v jejich zašlém oblečení, mohli byste je mylně považovat za chudé a hloupé.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.여러분이 빛바랜 옷을 입은 이 분들을 거리에서 봤다면 아마도 가난하고 평범한
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Se vedeste queste donne per strada nei loro abiti sbiaditi, potreste ignorarle in quanti povere e semplici.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Se vissem estas mulheres na rua com as suas roupas gastas, poderiam tomá-las por pobres e simples.