Sayın Başkan size şehir merkezinden canlı aktarmadır. görüyorsunuz sokaklar temiz.このように道路はクリアです
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinA városok jogot biztosítottak számára, hogy begyűjtse a kóbor állatokat, és megsemmisítse őket.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinDes municipalités leur donnaient comme mandat de débarrasser les rues des animaux errants, et de les éliminer.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek için시에서 허가를 해서 길거리에 돌아다니는 주인없는 동물들을 없애도록 한겁니다.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinKota-kota memberikan mereka hak untuk menangkap binatang liar di jalanan dan membunuhnya.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinLas ciudades les daban los permisos para deshacerse de animales callejeros y eliminarlos.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinMěsta si je najala, aby se zbavili zaběhlých zvířat na ulicích a zahubili je.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinMesto im dalo poverenie, aby sa zbavili túlavých zvierat na uliciach a utratili ich.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinMiasta wynajmowały ich, by zbierali i utylizowali bezpańskie zwierzęta z ulic SF.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinOraşele îi dădeau o autorizaţie să le scape de animalele fără stăpân de pe străzi şi să le omoare.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinOs municípios incumbiram-nos de se livrarem dos cães vadios nas ruas e eliminá-los.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinStäder gav dem rätten att rensa gatorna från herrelösa djur och ta livet av dem.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinStädte gaben ihnen den Auftrag, alle streunenden Tiere aus den Straßen zu entfernen und sie zu entsorgen.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinSteden gaven hun het recht om komaf te maken met de loslopende dieren op straat en ze te vernietigen.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinThành phố cho họ giấy phép để bắt động vật lang thang trên đường phố và giết chúng.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinΟι πόλεις τους ανέθεσαν ως καθήκον να ξεφορτωθούν τα αδέσποτα και να τα καταστρέψουν.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinГрадовете им даваха мандат да ги освободят от бездомните животни, като ги унищожат.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinМіста надавали їм право позбавлятися від бродячих тварин на вулицях, знищувати їх.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinУ них в больших городах был контракт на отлов бродячих животных и их истребление.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinבשנה ממוצעת ארבעה מיליון כלבים וחתולים נהרגו.
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek içinلقد تعاقدت معهم المدن للتخلص من الحيوانات الضالة في الشوارع وقتلها
Şehir yöneticileri onlara ayrıcalıklar verdiler başıboş hayvanları sokaklardan temizleyip ve yok etmek için市街から野良動物を取り除き、処分させたのです 例年400万の犬猫が殺されていました
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.Acum, asta e ceva ce vedem pe străzile din India tot timpul.
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.Dit is iets wat we in India op straat zien. DIt gebeurt vaak.
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.Ini adalah apa yang tampak di jalan-jalan di India setiap saat.
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.Je to něco, co vidíme v Indii na ulicích po celou dobu.
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.이런 장면은 인도의 거리 어디에서나 매일 볼 수 있지요.
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.Maintenant, c'est quelque chose que nous voyons dans les rues indiennes tout le temps.
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.Ngày nay, đây là thứ chúng ta lúc nào cũng nhìn thấy trên những con đường ở Ấn Độ.
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.Nun, das ist etwas, das wir auf indischen Straßen immer sehen.
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.Pues bien, eso es algo que vemos en las calles de India todo el tiempo.
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.Questo è ciò che vediamo nelle strade in India tutti i giorni.
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.Teraz, to jest coś co widzimy na Indyjskich ulicach przez cały czas.
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.Ето тази картина виждаме по улиците на Индия непрекъснато.
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.Ну а вот собственно то, что мы можем наблюдать на улицах Индии, каждый день.
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.עכשיו, זה משהו שרואים ברחובות של הודו כל הזמן.
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.الآن ، هذا هو المنظر الذي نراه في طرقات الهند في جميع الاوقات
Şimdi, bu, Hindistan sokaklarında her an görebileceğimiz bir şey.いつもこんな光景が 繰り広げられています でも同じ光景を見ながら
Şimdi yeşil hareket geliyor. 2009 yazında, filmim vizyona girdiği sırada Tahran sokaklarında eylemler başladı.Ось рух зелених - влітку 2009 року, коли мій фільм було випущено - почалися повстання на вулицях Тегерану.
Şimdi, yeteneğini sokaklara taşı.A teď vyraž se svým talentem na ulici.
Şimdi, yeteneğini sokaklara taşı.A teraz wyjdź ze swoim talentem do ludzi.
Şimdi, yeteneğini sokaklara taşı.이제, 길거리로 나가봐.
Şimdi, yeteneğini sokaklara taşı. Mahallenin efsanesini yen.Иди на улицу и отправь на пенсию легенду стритбола.
Şimdi, yeteneğini sokaklara taşı.Maintenant, montre ce que tu vaux dans la rue.
Şimdi, yeteneğini sokaklara taşı.Mutasd meg a tehetségedet az egész utcának.
Şimdi, yeteneğini sokaklara taşı.Ora, porta il tuo talento sulla strada.
Şimdi, yeteneğini sokaklara taşı.Tunjukkan skill kamu di jalanan
Şimdi, yeteneğini sokaklara taşı.Und jetzt bring dein Talent gefälligst auf die Straße.
Şimdi, yeteneğini sokaklara taşı.Τώρα, δείξε το ταλέντο σου στους δρόμους.
Şimdi, yeteneğini sokaklara taşı.עכשיו, קח את הכישרון שלך לרחוב.
Şimdi, yeteneğini sokaklara taşı.الآن، انطلق بمواهبك إلى الشوارع.
Şimdi, yeteneğini sokaklara taşı.ストリートの伝説にも勝つ。
Skid Row sokaklarına düşmüş.노숙자가 되고 말았습니다.
Skid Row sokaklarına düşmüş.של מרכז לוס-אנג'לס 30 שנה אחר-כך.
Skid Row sokaklarına düşmüş.في وسط مدينة لوس انجليس بعد 30 عاما.
Skid Row sokaklarına düşmüş.ナサニエルの物語は全米で ホームレスや
Sokak köpekleri, eger sansilarsa sokaklardan alinip baska bir ev bulana kadar barinaklara birakiliyorlar.,המשוטטים, באם התמזל מזלם ימצאו וילקחו לבית מחסה, שבו הם יכולים .רק לקוות שהם ימצאו שוב בית חדש
Sokak köpekleri, eğer şanslılarsa sokaklardan alınıp başka bir ev bulana kadar barınaklara bırakılıyorlar.Tam mohou pouze doufat, že znovu najdou nový domov.
Sokak köpekleri, eğer şanslılarsa sokaklardan alınıp başka bir ev bulana kadar barınaklara bırakılıyorlar.המשוטטים, באם התמזל מזלם, ימצאו וילקחו לבית מחסה, שבו הם יכולים רק לקוות שהם ימצאו שוב בית חדש.
Sokak köpeklerinin çogu muhtemelen sahipleri tarafindan sokaklara atiliyor.Många andra är herrelösa, vissa som antagligen dumpats på gatorna av sina vårdare