Ana içeriğe geç
Sözlük

sokaklar ile cümle

sokaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Nihayet deli gibi olacaksınız, sokaklara döküleceksiniz. Çağıracaksınız ki bu yük çok ağır geldi.وبالنهاية ستصاب بالجنون ، تهرع الى الطرقات وتنادي :
O hızla ve bazı sessizce yürüdü Birkaç dakika dibe biri dönmüştü kadar doğru yol sessiz sokaklardaHodil je hitro in v tišini za nekatere nekaj minut, dokler smo se obrnili navzdol ena v mirni ulici, ki vodi k
O hızla ve bazı sessizce yürüdü Birkaç dakika dibe biri dönmüştü kadar doğru yol sessiz sokaklardaKráčal rýchlo a mlčky u niektorých niekoľko minút, než sme odmietal jeden z tichej ulice, ktorá vedie k
O hızla ve bazı sessizce yürüdü Birkaç dakika dibe biri dönmüştü kadar doğru yol sessiz sokaklardaKráčel rychle a mlčky u některých několik minut, než jsme odmítal jeden z tiché ulice, která vede k
Ölüm pencerelerimize tırmandı, Kalelerimize girdi; Sokakları çocuksuz, Meydanları gençsiz bıraktı."Døden steg op i vore Vinduer; kom i Paladserne, udrydded Barnet på Gaden, de unge på Torvene."
Ölüm pencerelerimize tırmandı, Kalelerimize girdi; Sokakları çocuksuz, Meydanları gençsiz bıraktı.대저 사망이 우리 창문에 올라오며 우리 궁실에 들어오며 밖에서는 자녀와 거리에서는 청년들을 멸절하려 하느니라
Ölüm pencerelerimize tırmandı, Kalelerimize girdi; Sokakları çocuksuz, Meydanları gençsiz bıraktı.Nebo vlezla smrt okny našimi, vešla na paláce naše, aby vyhubila děti z rynků a mládence z ulic.
Ölüm pencerelerimize tırmandı, Kalelerimize girdi; Sokakları çocuksuz, Meydanları gençsiz bıraktı.Ибо смерть входит в наши окна, вторгается в чертоги наши, чтобы истребить детей с улицы, юношей с площадей.
Ölüm pencerelerimize tırmandı, Kalelerimize girdi; Sokakları çocuksuz, Meydanları gençsiz bıraktı.כי עלה מות בחלונינו בא בארמנותינו להכרית עולל מחוץ בחורים מרחבות׃
Ölüm pencerelerimize tırmandı, Kalelerimize girdi; Sokakları çocuksuz, Meydanları gençsiz bıraktı.لان الموت طلع الى كوانا دخل قصورنا ليقطع الاطفال من خارج والشبان من الساحات.
Ölüm pencerelerimize tırmandı, Kalelerimize girdi; Sokakları çocuksuz, Meydanları gençsiz bıraktı.因 為 死 亡 上 來 、 進 了 我 們 的 窗 戶 、 入 了 我 們 的 宮 殿 . 要 從 外 邊 剪 除 孩 童 、 從 街 上 剪 除 少 年 人
Ölüm pencerelerimize tırmandı, Kalelerimize girdi; Sokakları çocuksuz, Meydanları gençsiz bıraktı.因 為 死亡 上來 、 進 了 我 們 的 窗戶 、 入 了 我 們 的 宮殿 . 要 從外邊 剪除 孩童 、 從街 上 剪除 少年人
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıAbbiamo scosso attraverso un labirinto infinito di gas illuminate strade fino a che non è emerso in
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıAm zguduit printr-un labirint nesfârşit de gaz-aprins strazi pana am iesit în
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıAzt hittem azt is, hogy Jones velünk is.
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıChúng tôi rung thông qua một mê cung bất tận của khí thắp sáng đường phố cho đến khi chúng nổi lên thành
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıIk dacht dat het zo goed voor Jones bij ons te hebben ook.
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıKami bingung labirin tak berujung melalui gas-menyala jalan sampai kita muncul ke
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstı우리가에 등장하기 전까지 우리는 가스, 조명 거리의 끝없는 미로를 통해 동요
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıMamy wstrząsnęła przez niekończące się labirynt uliczek gaz świeci, dopóki nie pojawiły się w
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıMe ravisteli läpi loputon labyrintti kaasun valaistu kaduilla kunnes esiin tulee
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıMi raztresena skozi neskončno labirint plina-lit ulicah, dokler smo se pojavili v
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıMy rachotem přes nekonečné bludiště plynu osvětlených ulicích, až se objevil na
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıMy rachotom cez nekonečné bludisko plynu osvetlených uliciach, až sa objavil na
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıNós rattled através de um labirinto infinito de gás iluminadas ruas até que surgiu em
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıNos sacudió a través de un interminable laberinto de calles con iluminación de gas hasta que surgió en
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıNous secoué à travers un labyrinthe sans fin de rues éclairées au gaz jusqu'à ce que nous a émergé dans
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıVi raslede gennem en endeløs labyrint af gas-oplyste gader, indtil vi kom ind
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıVi skramlade genom en oändlig labyrint av gas upplysta gator tills vi kom in i
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıWir klapperten durch ein endloses Labyrinth von Gas-beleuchteten Straßen, bis wir in entstanden
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıΕμείς ταρακούνησε μέσω ένας ατελείωτος λαβύρινθος αερίου φωτισμένους δρόμους μέχρι να αναδειχθεί σε
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıМи гуркотом через нескінченний лабіринт газу освітлених вулицях, поки ми вийшли на
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıМы грохотом через бесконечный лабиринт газа освещенных улицах, пока мы вышли на
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıНие разтърси през един безкраен лабиринт на газ осветени улици, докато ние се появиха в
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıאנו שקשק במבוך אינסופי של גז ברחובות המוארים עד יצאנו אל
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıهز نحن من خلال المتاهة التي لا نهاية لها من الغاز الشوارع مضاءة حتى خرجنا الى
Oluşturulana kadar gaz aydınlatılmış sokaklarda sonsuz bir labirentte sarstıファリントンストリート。私の友人"我々は、今近くにあります"
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Ali ne vidiš, kaj delajo oni v mestih Judovih in po ulicah jeruzalemskih?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Azaż sam nie widzisz, co oni broją w miastach Judzkich i po ulicach Jeruzalemskich?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Či nevidíš, čo robia v mestách Júdových a po uliciach Jeruzalema?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Denn siehst du nicht, was sie tun in den Städten Juda's und auf den Gassen zu Jerusalem?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Engkau sudah melihat sendiri apa yang mereka lakukan di kota-kota Yehuda dan di jalan-jalan di Yerusalem
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Etkö näe, mitä he tekevät Juudan kaupungeissa ja Jerusalemin kaduilla?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?너는 그들이 유다 성읍들과 예루살렘 거리에서 행하는 일을 보지못하느냐
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Não vês tu o que eles andam fazendo nas cidades de Judá, e nas ruas de Jerusalém?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Nem látod-é te: mit cselekesznek õk Júda városaiban és Jeruzsálem utczáin?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Ne vois-tu pas ce qu`ils font dans les villes de Juda Et dans les rues de Jérusalem?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Ngươi há chẳng thấy điều họ làm trong các thành của Giu-đa và trong các đường phố Giê-ru-sa-lem sao?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Ngươi há chẳng thấy điều họ làm trong các thành của Giu-đa và trong các đường_phố Giê-ru-sa-lem sao ?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Non vedi che cosa fanno nelle città di Giuda e nelle strade di Gerusalemme
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?¿No ves lo que hacen éstos en las ciudades de Judá y en las calles de Jerusalén
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Nu vezi ce fac ei în cetăţile lui Iuda şi pe uliţele Ierusalimului?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Ser du icke vad de göra i Juda städer och på Jerusalems gator?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Ser du ikke hvad de gjør Judas byer og på Jerusalems gater?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Ser du ikke, hvad de har for i Judas Byer og på Jerusalems Gader?,,
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Zdaliž sám nevidíš, co oni činí v městech Judských a po ulicích Jeruzalémských?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Ziet u niet wat zij doen in de steden van Juda en in de straten van Jeruzalem?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Δεν βλεπεις τι καμνουσιν αυτοι εν ταις πολεσι του Ιουδα και εν ταις οδοις της Ιερουσαλημ;
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Не видиш ли що вършат те в Юдовите градове И по ерусалимските улици?
Onların Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında neler yaptıklarını görmüyor musun?Не видишь ли, что они делают в городах Иудеи и на улицах Иерусалима?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod