Ana içeriğe geç
Sözlük

sokaklar ile cümle

sokaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu tartışmalar konuşmanın çıkmaz sokakları.Son callejones sin salida.
Bu tartışmalar konuşmanın çıkmaz sokakları.Sunt fără destinație.
Bu tartışmalar konuşmanın çıkmaz sokakları.To ślepe zaułki.
Bu tartışmalar konuşmanın çıkmaz sokakları.Υπάρχουν αδιέξοδα.
Bu tartışmalar konuşmanın çıkmaz sokakları.Те са задънени улици.
Bu tartışmalar konuşmanın çıkmaz sokakları.הם מבואות סתומים. הם כיכרות עגולים
Bu tartışmalar konuşmanın çıkmaz sokakları.نهايته مسدودة. إنه طريق دائري
Bu tartışmalar konuşmanın çıkmaz sokakları.話が回り道し 渋滞し 立ち往生します
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Also wie diese sehr schnelle, sehr wirksame Art, die Leute aus dem Verkehr zu ziehen.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.C'est une façon très rapide et très efficace de mettre les gens en prison.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Đây là một cách rất nhanh và hiệu quả để đuổi người ta ra khỏi đường phố.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Det är ett snabbt och effektivt sätt att få bort folk från gatorna.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Este ca şi această modalitate foarte rapidă, foarte eficientă de a ridica oamenii de pe stradă.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Es una manera muy rápida, muy eficiente de sacar gente de las calles.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.E' tipo questo veloce, efficientissimo modo di levare la gente dalle strade.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.É uma forma muito rápida, muito eficaz de colocar as pessoas fora da rua.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Hal ini sangat cepat, sangat efisien untuk mengenyahkan orang.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Het lijkt een snelle en efficiënte manier om mensen van de straat te krijgen.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Je to podobné jako tento rychlý a efektivní způsob zatýkání podezřelých.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.사람을 도로에서 끄집어내는 아주 신속하면서도 효과적인 방법인 셈이죠.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Nagyon gyors és hatékony módja ez annak, hogy embereket vonjunk ki a forgalomból.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.To szybki i skuteczny sposób, by się kogoś pozbyć.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Είναι σαν αυτόν τον πολύ γρήγορο και πολύ αποτελεσματικό τρόπο να βγάλουμε ανθρώπους από το δρόμο.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Очень быстрый и надёжный способ избавиться от человека.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Това е нещо сходно на този много ефикасен начин да се предпазят хората от извършването на престъпления.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Це такий собі швидкий і надійний спосіб зменшити кількість людей на вулицях.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.זו דרך מאוד מהירה, מאוד יעילה, להוריד אנשים מהכביש.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.أنها كذلك ، طريقة فعالة لأزالة الناس من الطريق
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.(笑)
Bu ülke ve sokakları bizimdir.Das Land und die Straße gehört uns.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Ai carri troppo grandi non è permesso entrare in città fino a dopo l'ora nona ma le strade sono affollate.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Carroças grandes não são permitidas na cidade até depois da nona hora mas mesmo assim as ruas estão cheias.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Duże wozy nie mogą wjeżdżać do miasta przed godziną dziewiątą, ale i tak ulice są zatłoczone.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Gerobak besar tak diizinkan di dalam kota sebelum jam ke-9 namun jalanan tetap saja padat.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Grote wagens zijn pas na het negende uur toegestaan in de stad, maar de straten zijn nog steeds propvol.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Những chiếc xe ngựa lớn thì không được phép vào thành phố cho đến sau 9 giờ tối nhưng phố xá vẫn đông đúc.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Trăsurile mari n-au voie în oraş până la ora 9 dar străzile sunt oricum aglomerate.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Μεγάλα βαγόνια δεν επιτρέπονται στην πόλη πριν την ένατη ώρα αλλά οι δρόμοι είναι ήδη συνωστισμένοι.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Большие телеги не пускают в город до девяти часов.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.עגלות גדולות לא מורשות להכנס לעיר לפני השעה התשיעית
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.لا يسمح للعربات الكبيرة الدخول إلى المدينة إلا بعد الساعة التاسعة ولكن الشوارع تكون مازالت ممتلئة.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Daarom vroegen ze hun ouders ook op straat te komen en hun kinderen terug naar huis te brengen.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.De aceea le-au spus părinților să iasă pe străzi şi să-i adune, să-i aducă înapoi acasă.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Deshalb baten sie ihre Eltern auf die Straße zu gehen und sie einzusammeln und nach Hause zu bringen.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Então, eles pediram aos pais para irem buscá-los e levá-los para casa.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Ezért tehát szüleiket kérték, hogy menjenek ki az utcára, és vigyék őket vissza az otthonaikba.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Họ yêu cầu những người cha, người mẹ hãy xuống phố và đưa những đứa trẻ đó về nhà.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.그리고 나서, 그들은 부모들에게 거리로 나가서 젊은이들을 모으고 집으로 되돌려 보낼 것을 요구했습니다.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Per questo hanno chiesto ai loro genitori di scendere in piazza, andare a prenderli e riportarli a casa.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Por eso le pedían a sus padres que salieran a las calles a buscarlos para llevarlos de nuevo a casa.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Proto chtěli po rodičích, aby vyšli do ulic, posbírali je a přivedli zpět domů.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Zatem poprosili rodziców, by wyszli na ulicę i zabrali je, przyprowadzili z powrotem do domu.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Ζήτησαν λοιπόν από τους γονείς τους να κατέβουν στους δρόμους και να τα μαζέψουν, να τα φέρουν πίσω στο σπίτι.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Затова поискаха от техните родители да излязат по улиците и да ги съберат, да ги върнат обратно вкъщи.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Поэтому, они обратились к родителям этих детей с призывом выйти на улицы и увести детей домой.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Тому влада апелювала до їхніх батьків вийти на вулиці і забрати своїх дітей додому.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.ולכן, ביקשו מההורים לרדת לרחובות לאסוף אותם ולהחזירם הביתה.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.لذلك, طلبوا من أھاليھم النزول إلى الشارع وجمع وإعادة أبنائھم إلى منازلھم.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.家へ連れ戻すよう 求めたのです これが彼らの言い分でプロパガンダでした
Canker'd nefret parçası, barış Canker'd: Her zamankinden daha bizim sokaklarımız rahatsız olursa,귀하의 canker'd 증오를 부분, 평화로 Canker'd : 절대 다시 거리를 방해하는 경우
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod