Ana içeriğe geç
Sözlük

sokak ile cümle

sokak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Altın nasıl donuklaştı, Saf altın nasıl değişti! Kutsal taşlar sokak başlarına dağılmış.Как почерня златото! Измени се най-чистото злато! Камъните на светилището са пръснати край всичките улици,
Altın nasıl donuklaştı, Saf altın nasıl değişti! Kutsal taşlar sokak başlarına dağılmış.איכה יועם זהב ישנא הכתם הטוב תשתפכנה אבני קדש בראש כל חוצות׃
Altın nasıl donuklaştı, Saf altın nasıl değişti! Kutsal taşlar sokak başlarına dağılmış.كيف اكدر الذهب تغير الابريز الجيد. انهالت حجارة القدس في راس كل شارع.
Altın nasıl donuklaştı, Saf altın nasıl değişti! Kutsal taşlar sokak başlarına dağılmış.黃 金 何 其 失 光 . 純 金 何 其 變 色 . 聖 所 的 石 頭 倒 在 各 市 口 上
Altın nasıl donuklaştı, Saf altın nasıl değişti! Kutsal taşlar sokak başlarına dağılmış.黃金 何其 失光.純金 何其 變色 . 聖所 的 石頭 倒 在 各市 口上
Ama aslında sanat her yerdedir. Sokaklardadır, mimaridedir.Aber vielleicht ist Kunst manchmal überall in den Strassen, wenn man die Architektur betrachtet,
Ama aslında sanat her yerdedir. Sokaklardadır, mimaridedir.Maar soms kan je kunst gewoon op straat vinden als je naar architectuur en zo kijkt.
Ama aslında sanat her yerdedir. Sokaklardadır, mimaridedir.Mais parfois, l'art est partout. dans les rues, si vous regardez l'architecture,
Ama aslında sanat her yerdedir. Sokaklardadır, mimaridedir.Tapi, terkadang, seni ada dimana-mana di jalan, apabila anda melihat bangunan, tempat tertentu.
Ama aslında sanat her yerdedir. Sokaklardadır, mimaridedir.Але, можливо, іноді мистецтво всюди - на вулицях, якщо дивитися на архітектуру, будинки і таке інше.
Ama aslında sanat her yerdedir. Sokaklardadır, mimaridedir.Но, возможно, искусство везде - на улице, если вы присмотритесь к архитектуре, различным местам, ко всему.
Ama kimse sokaklardaki kız çocuklarının güvenliği konusunda çiddiyetle oturup düşünmüyor.Pero nadie esta dando un serio pensamiento sobre este problema de la seguridad de las niñas de la calle.
Ama kimse sokaklardaki kız çocuklarının güvenliği konusunda çiddiyetle oturup düşünmüyor.Αλλά κανείς δεν σκέφτεται σοβαρά το ζήτημα της ασφαλείας των κοριτσιών των δρόμων.
Ama kimse sokaklardaki kız çocuklarının güvenliği konusunda çiddiyetle oturup düşünmüyor.Но никто не предложил никаких серьёзных идей по вопросу о безопасности девочек.
Ama kötü haberler de var. Barışçıl direniş gerçek dünyada, sokaklarda kazanıldı.Het slechte nieuws is dat de geweldloze strijd in de echte wereld wordt gewonnen op straat.
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk!A 99 je dělitelné 3. Pokud by to bylo víceciferné číslo, tak 999 nebo 9999. Všechny jsou dělitelné 3.
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk!Ale idziecie dalej ulicą i znów ktoś woła:
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk!Aztán folytatjuk az utunkat tovább, amikor valaki megint odajön hozzánk:
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk! Çabuk! Çabuk!Nu kommer der en anden og beder os svare hurtigt på, om 386.802 kan divideres med 3.
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk! Çabuk!Cammini ancora un po' e incontri qualcuno "Presto!
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk!그런데 또 길을 가는데
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk!Vous continuez votre promenade et quelqu'un vous demande :
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk!Но след това продължаваш да си вървиш и някой те пита:
Am sokakta biraz daha ilerlemeye devam ettiğinde başka birisi daha karşına çıkar ve Çabuk!誰かがまたやってきて,「早く早く早く!
Ancak, Milan'daydım ve bu sokak işaretini gördüm ve çok mutluydum açıkça bu minimalizm fikrini gördüm하지만 전 밀라노에 있을 때 이 거리 표지판을 보고 아주 기뻤습니다. 그런 미니멀리즘이
Ancak, Milan'daydım ve bu sokak işaretini gördüm ve çok mutluydum açıkça bu minimalizm fikrini gördümהייתי במילאנו וראיתי את שלט הרחוב הזה, ומאד שמחתי להיווכח שכנראה רעיון המינימליזם הזה
Ancak, Milan'daydım ve bu sokak işaretini gördüm ve çok mutluydum açıkça bu minimalizm fikrini gördüm嬉しかったんです ミニマリズムが まさか 落書きアートにまで応用されるとは
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."엄마, 만약에 두 사람이 그냥 길가에서 봤는데, 남자랑 여자랑 만난거야. 근데 막 그걸 하기 시작해. 그런 일이 있을 수 있어?"
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Mãe. Então e se duas pessoas se vissem na rua, um homem e uma mulher, e simplesmente começassem a fazê-lo.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Mami, čo ak by sa dvaja ľudia len tak stretli na ulici, akože muž a žena, a začali by to robiť.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Mami. Co když se uvidí dva lidi na ulici, jako muž a žena, a začnou to dělat.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Mami, cum ar fi dacă doi oameni s-ar întâlni pe stradă, un bărbat şi o femeie, şi ar face-o acolo.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Mamo, co gdyby dwoje ludzi zobaczyło się nagle na ulicy, tak mężczyzna i kobieta, i zaczęli to robić.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Mẹ, vậy nếu hai người họ gặp nhau ngoài đường, rồi thì họ bắt đầu làm chuyện đó.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Wat als twee mensen elkaar op straat ontmoeten, een man en een vrouw.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa.А можуть двоє людей просто побачити одне одного на вулиці, ну, жінка і чоловік, і почати "це" робити.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."Мамо, какво ако двама души са се видели току-що на улицата, мъж и жена и просто започнат да го правят.
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa."אמא, מה אם שני אנשים פשוט נפגשים ברחוב, כאילו גבר ואשה, וישר הם מתחילים לעשות את זה. יכול לקרות משהו כזה?"
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa." أمى، ماذا إذا رأى شخصان بعضهما البعض فى الشارع، رجل و إمرأة، وبدأوا بالقيام بذلك. هل يمكن حدوث هذا ؟"
"Anne, peki ya insanlar birbirlerini sokakta görürlerse, bir erkek ve bir kadın, ve hemen yapmaya başlarlarsa.「それを始めたらどうなるの?そんなことあるの?」 私は「いや 人間はとてもプライベートでね」
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Ci sono colori, lampioni, una nuova pavimentazione senza buche, alberi.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Có thêm màu sắc, đèn đường, vỉa hè mới không có ổ gà, cây cối.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Er zijn kleuren, straatverlichting, nieuwe bestrating zonder kuilen, bomen.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Es gibt Farbe, Straßenlampen, neues Straßenpflaster ohne Schlaglöcher, Bäume.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Há cores, "postes de luz, pavimento novo sem buracos, "árvores.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Hay colores, alumbrado público, nuevo pavimento sin baches, árboles.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Il y a des couleurs, de l'éclairage public, un nouveau trottoir sans trous, des arbres.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.가로등이 있고, 구멍투성이었던 길도 새롭게 포장되었지요.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Mindenhol színek, köztéri világítás, új járda kátyúk nélkül, fák.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar. O kadar güzel ki, artık güvenli."Jest pięknie, bezpiecznie".
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Sunt culori, becuri pe stradă, trotuar nou, fără gropi, copaci.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Všetko je farebné, máme pouličné lampy, nové chodníky bez jám, stromy.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Έχει χρώματα, φώτα στους δρόμους, καινούργια πεζοδρόμια χωρίς λακκούβες, δέντρα.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Здесь новые цвета, уличные фонари, новые тротуары без выбоин, деревья.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.עמודי תאורה, ריצוף חדש בלי בורות,
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.إضاءة بالشوارع، و رصيف جديد بلا حفر.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.それに植木 きれいになったら 安全なんだよ」
'Artık sokaklarda dilenmek zorundayım.'Ich muss jetzt auf der Straße betteln gehen.'
'Artık sokaklarda dilenmek zorundayım.'Most koldulnom kell az utcán, tudod?"
'Artık sokaklarda dilenmek zorundayım.'Zdaj moram prosjačiti na ulici.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod