soba ile cümle

soba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bakır tepsiye koyularak guzinenin( yöresel soba) gözünde pişirilir.Holes are made under the eyes of the mask for the wearer to see.
Bir soba olmuştur "Ben yanıtladı" balina. "I answered, "we have been stove by a whale."
- Çok güzelmiş, bunu soba için kullanırız.Very nice. We'll put the stove on.
At yarýţýnda para kazandý, kođuţa soba aldý.He won money in horse racing, he bought a heater for the ward with that money.
Roman kadın "Elektriğimiz ve sobamız yok." diyor."We don't have electricity and we don't have any [heat]," she said.
Sobajiç ve Pavloviç Sırp resim sanatının iki farklı kuşağını temsil ediyorlar.Sobajic and Pavlovic represent two different generations in Serbian art.
Vranje'de bir soba fabrikasında çalışan 56 yaşındaki Slobodan Aleksiç, buna iyi bir örnek.Slobodan Aleksic, 56, a Vranje stove factory worker, provides a good example.
Kışın, evler odun sobalarıyla ısınıyor.In winter, wood stoves heat the houses.
Dedi 'Hava soğuktur, bize bir soba yakın'.He said: “Weather is cold. Light the stove for us!”
Ellsworth kitabında sobanın kasıtlı olarak kurcalandığına dair söylentilere dikkat çekmektedir.[1]He notes rumors that the stove was deliberately tampered.[5]
2019 Belarus Zamana Karşı, Yauhen Sobal2019 Belarus Time Trial, Yauhen Sobal
2020 Belarus Yol Yarışı, Yauhen Sobal Belarus Zamana Karşı, Yauheni Karaliok2020 Belarus Road Race, Yauhen Sobal Belarus Time Trial, Yauheni Karaliok
O Güneş'i "küçük bir madeni para" veya "sobadaki ateş gibi" diye tanımlar.She describes the Sun as "penny", or "like fire in the stove".
Ancak, soba erişimi olmayan insanlar için uzun zaman önce (elektrikli olmayan) masa ocakları vardı.Es gab aber lange vorher schon (nicht-elektrische) Tischkocher für Menschen ohne Zugang zu einem Herd.
Marsteller & Killman soba, yemek pişirme gereçleri, gıda kapları ve alüminyum şişeler üretti.Marsteller & Killmann stellte Kocher, Kochgeschirr, Proviantbehälter und Trinkflaschen aus Aluminium her.
Örneğin bir babanın oğlu ıslah olmaz derecede kötü ise bu baba çocuğunu sobaya atarak mı cezalandırır?Denn wo ist ein Sohn, den sein Vater nicht züchtigt?
Bu nedenle yaz akşamları dahi soba yakılmaktadır.Si tel est le cas, pourquoi l'eau des fossés s'enflamme-t-elle la nuit ?
Burada sobanın karşısında oturduğumu nasıl bilebilirim.Todo lo que puedo hacer es sentarme sobre este ladrillo.
(Soba) Ağzı var dili yok, nefesi var canı yok, derisi var kanı yok.El que no tiene dientes, lengua ni garras.
Özellikle yaz akşamları soba yakılmadan durulamaz.Во время летней засухи растение не поливают.
Düzgün sobala kullanımı, iç mekan hava kalitesini %85'e kadar iyileştirir.A utilização de fogões adequados pode melhorar a qualidade do ar interior em 85%.
Isınma soba ile sağlanmaktadır.Para colar com ferro quente.
Bir süre hücredeki sobayı yakmakla uğraşır, daha sonra paltosunu çıkarmadan kerevete uzanır.Ele retira a máscara, e a enterra em seu porão, prometendo nunca mais usa-la.
Bunlara örnek olarak; soba=pöşkü, havlu=peşkir, kedi=pisik gösterilebir.Voorbeelden: a macskával = met de kat, az ablakkal = met het raam.
Soba yanıyor.De kachel brandt.
Yaz aylarında bile soba yakmak bir zorunluluktur.Podczas upałów w lecie konieczne jest podlewanie.
Elin yanma sebebi; kişinin kendisi değil, sobaya dokunmasıdır.Niedozwolone jest uderzanie rękoma w twarz - tylko na korpus.
Soba olmadığından her odada ocaklık (şömine) bulunurdu.Warto dodać, że w kamienicy tej znajdował się w każdym pomieszczeniu kominek.
Bu nedenle yaz akşamları dahi soba yakılmaktadır.På kvällen tänds ett midsommarbål.
Burada sobanın karşısında oturduğumu nasıl bilebilirim.Що я дивитимусь сидячи на дивані?
"Kazancı Bedih katalitik soba kurbanı".Pozor na jedovatý starček přímětník .
Örneğin Kemeke/Kemege soba anlamına gelir.Např. motá - dřímota.
Ekmek pişirme işi sobalarda ya da pileki adı verilen özel toprak kaplarda yapılmaktadır.Zapálit si cigaretu je dovoleno jen ve vymezených kuřárnách či na terasách restaurací.
Ağustosta soba yakılabilir...Un august în flăcări.
Bunun için sobayı suçlayamazsınız.Nu-l pot suporta pe bastardul ăsta.
Ânî: Sıcak bir sobaya dokunduğunuzda elinizi yakarsınız.Dacă vei lucra lucru de mână îți vor amorți mâinile.
Bu nedenle yaz akşamları dahi soba yakılmaktadır.Rajta éjjel-nappal olajlámpások égtek.
Örneğin bir babanın oğlu ıslah olmaz derecede kötü ise bu baba çocuğunu sobaya atarak mı cezalandırır?Näin ollen jos esimerkiksi poika surmaa isänsä, saavat pojan lapset tämän osuuden surmatun isän jäämistöstä.
Yaz aylarında bile soba yakmak bir zorunluluktur.Kesällä suihkuttaminen on hyödyksi.
Tamir etmeye çalıştıkları soba ara sıra sorun çıkarmaya devam eder.Den sumpede byggegrund havde altid givet problemer, og nu er det igen nødvendigt at rette gulvet op.
Bu nedenle yaz akşamları dahi soba yakılmaktadır.Hver sommer arrangeres der Sankt Hans bål.
Elin yanma sebebi; kişinin kendisi değil, sobaya dokunmasıdır.Flass skyldes ikke soppen i seg selv, men at huden reagerer på soppen.
Düzgün sobala kullanımı, iç mekan hava kalitesini %85'e kadar iyileştirir.Kompor yang tepat bisa meningkatkan kualitas udara dalam ruang hingga 85%.
Genellikle soba erişteler ya dip sosu ile veya erişte çorbası olarak sıcak çorba halinde servis edilir.Mì thường được phục vụ kèm theo với sốt hoặc trong một món súp.
Soba, beyaz pirinç ve buğday ununa dayanan bir diyet için iyi bir besleyici gıdadır.Soba là một thực phẩm bổ sung dinh dưỡng tốt cho một chế độ ăn uống phụ thuộc vào gạo trắng và bột mì.
Beyaz pirinçte eksik olan tiamin, sobada bulunmaktadır.Ô Mã Nhi bị chém tại sông Bạch Đằng...
Ânî: Sıcak bir sobaya dokunduğunuzda elinizi yakarsınız.熱いものに触れたときに手を引っ込める。
Marsteller & Killman soba, yemek pişirme gereçleri, gıda kapları ve alüminyum şişeler üretti.Marstelller&Killmany社はコンロ、調理器具、食品容器やアルミボトルを製造していた。
İnsanlar ısınmak için gaz ve kömür sobalarına dönmek zorunda kalmışlardı.燃料としては石油やガスが石炭を置き換えていた。
Yaz aylarında bile soba yakmak bir zorunluluktur.夏には花火が打ち上げられる。
Örneğin Kemeke/Kemege soba anlamına gelir.^ 例としては草軽交通など。
Örneğin Kemeke/Kemege soba anlamına gelir.舉例來說繩波就是一種橫波。
Tutarlı: Yanan bir sobaya ne zaman dokunursanız dokunun, eliniz yanacaktır.“불자여, 그대가 묻는 바는 시방의 불국토 가운데 일체 부처님이 다 도량에 앉으셨을 때 질문한 것과 같구나.
Örneğin Kemeke/Kemege soba anlamına gelir.예를 들면, and 명령어는 피연산자가 정수라는 것을 의미한다.
Bina ısınmalarında soba ve kalorifer kullanılmaktadır.בערב הופסקה כליל אספקת חשמל וחום לבניין.
Tamir etmeye çalıştıkları soba ara sıra sorun çıkarmaya devam eder.Pri svojich pokusoch napraviť čo spôsobil sa neustále dostáva do problémov.
Isınma ihtiyacı soba ile karşılanmaktadır.Hlad je reprezentovaný nutnosťou dobíjať batérie.
Soba ile ısınılmaktadır.Ob segrevanju razpade.
Örneğin Kemeke/Kemege soba anlamına gelir.Pavyzdžiui, bambos - šlapimo pūslės fistulė.
Soba ya da başka bir yerde pişirilir.Klijuojami ant vokų ar kitokių siuntų.

İlgili Sayfalar