soğurma ile cümle

soğurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Proteinler kolondan çıkarken genelde 280 nm dalga boylu ışığı soğurmaları ile tespit edilirler.Usually proteins are detected as they are coming off the column by their absorbance at 280 nm.
Maddelerin çoğu, beyaz ışık frekanslarını soğurma konusunda oldukça seçicidirler.Many substances are selective in their absorption of white light frequencies.
M3 M3, Ay'ın yüzeyinde 2,8-3,0 mikrometre civarında soğurma özellikleri tespit etti.M3 detected absorption features near 2.8-3.0 µm on the surface of the Moon.
Grafenin Fermi seviyesi ayarlandığı zaman, optiksel soğurma özelliği de değişebilir.When the Fermi level of graphene is tuned, its optical absorption can be changed.
Mikrodalga enerjinin soğurması ferromıknatısın yerel ısınmasına neden olur.Furthermore, the resonant absorption of microwave energy causes local heating of the ferromagnet.
Soğurma, ışığın bir cisim tarafından emilmesidir.Light is emitted from a source such as a vapor lamp.
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.The Enlightenment, a revolution in how people sought knowledge, trying not to rely on authority.
Yakalama ipinin durumunda ise uçan avın etkisini soğurması için çok elastik olması gerekir.In the case of the capture spiral, it needs to be so stretchy to absorb the impact of flying prey.
Atomların sahip oldukları elektron dizilimleri soğurma ve ışıma enerjisi ile değişebilir.Atoms can move from one configuration to another by absorbing or emitting energy.
Kurşun yoğunluğundan dolayı gama radyasyonunu soğurmada iyi bir seçenektir.Lead is good at absorbing gamma radiation, due to its density.
Atomik absorpsiyon spektroskopisi serbest metalik iyonların ışığı soğurması üzerine dayanır.Atomic absorption spectroscopy is based on absorption of light by free metallic ions.
Daha genel bir terim ise, adsorpsiyon ve iyon değişimini kapsayan Soğurmadır (Sorption) .A more general term is sorption, which covers absorption, adsorption, and ion exchange.
Soğurma (İng. Sorption), bir maddenin diğerine bağlandığı fiziksel ve kimyasal bir süreçtir.Sorption is a physical and chemical process by which one substance becomes attached to another.
Spesifik soğurma vakaları aşağıdaki makalelerde ele alınmaktadır:Specific cases of sorption are treated in the following articles:
Genellikle, 0,63 um'a yakın ortalanmış geniş ama sığ bir soğurma özelliği de vardır.Often there is also a broad but shallow absorption feature centered near 0.63 μm.
Şu ana kadar ışığı soğurmayan, beyaz cisimlerden bahsettik.Im Laufe der Zeit wurden aus den weißen Glühbirnen bunte Neonröhren.
Doğal olarak soğurma katsayısıda biri geçememektedir.In deren Richtung ist ein Kollaps ungehindert möglich.
Kalın katman sayesinde ise daha fazla foton soğurmaktadır.Seiner Meinung nach repräsentiert das Cover mehr Eisregen selbst.
Joseph von Fraunhofer tayf üstünde soğurma çizgilerinin ilk gözlemlerini gerçekleştirmiştir.Joseph von Fraunhofer réalise les premiers filtres anti-reflet.
980 nm bandı yüksek soğurma alanına sahiptir ve genel olarak düşük gürültülü performans gerektirmektedir.La longueur d'onde de 980 nm est habituellement utilisée pour des équipements à faible bruit.
Soğurma aynı zamanda basınç olarak da bilinmektedir.Le clavier est également sensible à la pression.
Atomik absorpsiyon spektroskopisi serbest metalik iyonların ışığı soğurması üzerine dayanır.Método de espectrofotometría de absorción atómica por vapor frío.
Proteinler kolondan çıkarken genelde 280 nm dalga boylu ışığı soğurmaları ile tespit edilirler.عادة ما يكشف عن البروتينات أثناء خروجها من العمود بامتصاصها عند 280 نانو-متر.
Gelen ışık tercihen tekrenkli olmalı veya en azından genişliği soğurma geçişinden daha dar olmalıdır.يجب على الضوء الساقط أن يكون أحادي اللون، أو أن يكون على الأقل ذو عرض أضيق من الوسط الماص.
Maddelerin çoğu, beyaz ışık frekanslarını soğurma konusunda oldukça seçicidirler.Muitas substâncias são seletivas em sua absorção das frequências de luz branca.
M3 M3, Ay'ın yüzeyinde 2,8-3,0 mikrometre civarında soğurma özellikleri tespit etti.M3 виявив здатність поглинання поверхні Місяця близько 2.8-3.0 µm.
Soğurma oyuğa giren ışımanın dalga boyundan bağımsız gerçekleşir.Залишок світлового потоку пропускає крізь себе.
M3 M3, Ay'ın yüzeyinde 2,8-3,0 mikrometre civarında soğurma özellikleri tespit etti.Moon Mineralogy Mapper detekoval absorpční vlastnosti v blízkosti 2,8 až 3 mikrometrů na povrchu Měsíce.
Parçacık spini keşfini ve x-ışınları soğurma spektroskopisi teorisini belirtti.Ia dikenal karena menemukan putaran dan teorinya tentang spektroskopi absorpsi sinar x.
Bu durumda, soğurmaya ek olarak saçılım da vardır.その類で涼櫓(すずみやぐら)というものもある。
Radyoaktif kirlenme vücuda soluma, yeme, soğurma veya enjeksiyon yoluyla girebilir.放射能汚染は、食物の摂取、吸気、肌からの吸収、または、注射を通して体内に入ることが可能である。
Aynı zamanda ışığın iki kutuplu modeli için soğurmayı da belirtmektedir.이와 마찬가지로 성질이 다른 두 기단의 경계인 전선면 위에도 파장이 생긴다.
Soğurma nedeniyle kümenin uzaklığını belirlemek de çok zor olmaktadır.높은 항복 응력 때문에 냉간 가공 또한 어렵다.
İletkenlik metodu, soğurmayı bir frekans fonksiyonu olarak ölçer.Toplotna črpalka deluje na podoben princip kot hladilnik.
ZZB: helyum soğurma çizgili DB tayf türündeki beyaz cüceler (V777 Her gibi).B2), susijungę su specifiniais tarpląsteliniais surišančiais baltymais (TSB)(Vit.
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.[ 지구에는 ] [ 16억 명의 인구가 ]
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.[ 1,6 miljardilla ihmisellä ] [ ei ole sähköä ]
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.(Hudba) [ Na tejto planéte ] [ 1,6 miliárd ľudí ]
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.(Musik) [ Di planet ini ] [ 1.6 milyar orang ]
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.(Musik) [ På denne planet ]
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.(Musique) [ Sur cette planète ]
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.[ Na naszej planecie ] [ 1.6 miliarda ludzi ]
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.[ o combustibles almacenados ]
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.[O plano é este:
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.Parliamo di termodinamica.
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.Před 29 lety jsem měl učitele termodynamiky, který nám vyprávěl o absorpci a chlazení.
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.Szóval 29 éve volt ez a hőtan tanárom, aki az felszívódásról és a hűtésről beszélt.
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.Vor 29 Jahren hatte ich diesen Thermodynamik Professor der über Absorbierung und Tiefkühlung sprach.
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.(Музика) [ На цій планеті ] [1,6 мільярдів людей ]
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.(♪♫♪♫). Преди 29 години, имах един учител по термо науките, който говореше за охлаждане.
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.[סרטון] קריין: בכוכב הלכת הזה ל-1.6 מיליארד בני אדם
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.[على هذا الكوكب] [1.6 بليون نسمة]
29 yıl kadar once termodinamik öğretmenim soğurma ve soğutma üzerine konuşmuştu.話してくれたんですが、 それがずっと頭からはなれなくて。そう!
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.18세기 유럽의 계몽운동은 권위층의 말에 의존하지 않고 어떻게 사람들이 지식을 구할 수 있는지를 탐구했던 혁명이었지요
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.Oplysningstiden - en revolution af den måde folk søger viden uden kun at tro på autoriteter.
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.Osvícenství, revoluci ve způsobu, jakým lidé získávali znalosti, snahu nespoléhat se na autoritu.
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.Osvietenstvo, revolúcia v tom, ako ľudia hľadali vedomosti, snažiac sa nespoliehať na autoritu.
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.Oświecenie, rewolucja poprzez która ludzie poszukiwali wiedzy próbując nie bazować na władzy.
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.Просвещението, революция в това как хората търсели познание, опитвайки се да не разчитат на власт.
Aydınlanma, otoriteye bağımlı olmadan insanların bilgi soğurmaya gayret ettiği bir devrim.Просвещения, революции в том, что люди искали знания, стараясь не опираться на авторитеты.

İlgili Sayfalar