Elizabeth Alister'i soğukkanlılıkla öldürdü.Elizabeth killed Alister in cold blood.
O sadece para almak için kızı soğukkanlılıkla öldürdü.He killed the girl in cold blood just to get the money.
Suç soğukkanlılıkla işlendi.The crime was committed in cold blood.
Soğukkanlılıkla vuruldu.He was shot in cold blood.
Fadıl, Dania'yı soğukkanlılıkla öldürdü.Fadil killed Dania in cold blood.
Fadıl, Leyla'yı soğukkanlılıkla öldürdü.Fadil killed Layla in cold blood.
Sami soğukkanlılıkla vurulmuş.Sami was shot in cold blood.
Sami soğukkanlılıkla Leyla'yı öldürdü.Sami killed Layla in cold blood.
Knyaz Andrey Nataşa'nın nişanı bozmasını soğukkanlılıkla karşılıyor.Prince Andrei coldly accepts Natasha's breaking of the engagement.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Tom said fleetingly.
Son olarak Bulbul, soğukkanlılıkla Chitral'e fark açıyor.Then Bulbul, magnificently unflappable, puts Gilgit into an unassailable lead.
- Soğukkanlılıkla vurulmaları için.- To be shot down in cold blood.
Gözleri karardığında soğukkanlılıkla yapılan hiçbir açıklama işe yaramayacaktır.No calm reasoning will ever help once their eyes get bloody.
Birçoğu, belli bir soğukkanlılık ve tarz yayan suçlular oldu.Many of them became delinquents who exuded a certain coolness and style.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Peter jedoch empfängt sie kühl.
Bu nedenle cinayeti soğukkanlılıkla işlemiştir.Daher ermordet Sheriff Storch ihn kaltblütig.
Rena durumu soğukkanlılıkla karşılar.Emotional lässt ihn alles völlig kalt.
Suç soğukkanlılıkla işlenmiş.Le crime a été commis de sang-froid.
Onu soğukkanlılıkla öldürdü.Il l'a tué de sang-froid.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Puis Ken l'abat froidement.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Fue recibida con frialdad.
Knyaz Andrey Nataşa'nın nişanı bozmasını soğukkanlılıkla karşılıyor.El príncipe Andréi acepta fríamente la ruptura del compromiso con Natasha.
Yüzbaşı Church buna itiraz ettiğinde, Mekum soğukkanlılıkla onu öldürür.Quando il capitano Church obietta, Mekum gli spara, uccidendolo a sangue freddo.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.In Inghilterra invece fu accolto freddamente.
Elizabeth Alister'i soğukkanlılıkla öldürdü.Элизабет хладнокровно убила Алистера.
Soğukkanlılıkla vuruldu.Его хладнокровно застрелили.
Bu nedenle cinayeti soğukkanlılıkla işlemiştir.Убийство было совершено хладнокровно.
Bu nedenle cinayeti soğukkanlılıkla işlemiştir.ينطبق عليه لقب القاتل بدمِ بارد.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Ele simplesmente a olhou com frieza.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Brandon reageert koeltjes op haar aanwezigheid.
Hogan, her üç serseriyi de de büyük bir soğukkanlılıkla ve acımasızca öldürerek kadını kurtarır.Chon geeft hun alle drie een injectie zodat ze snel en pijnloos sterven.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Zgodnie z nazwą, thandai podaje się mocno schłodzone.
Rena durumu soğukkanlılıkla karşılar.Potrafi podejmować na chłodno trudne decyzje.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Storbritannien fick ett kyligt mottagande efter sitt uppträdande.
Yardımseverlik Merhamet Mutluluk SoğukkanlılıkЩастя Радість Бажання Спонтанність
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.V restauraci se Daniel chová k Jen chladně.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.A bemutató hűvös fogadtatásra talált.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Siellä hän sai jossain määrin kylmän vastaanoton.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Όμως αυτοί τις υποδέχτηκαν ψυχρά.
Bu nedenle cinayeti soğukkanlılıkla işlemiştir.Για το λόγο αυτό κατάβρεχαν το θύμα με κρύο νερό.
Bu nedenle cinayeti soğukkanlılıkla işlemiştir.Likvidering bruges om et koldblodigt planlagt mord.
Bu nedenle cinayeti soğukkanlılıkla işlemiştir.Overtredelser ble straffet med kjølhaling.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Namun Viola menanggapinya dengan dingin.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.涼平に好意を抱いている。
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.祀之推以寒食。
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.הספר זכה לקבלת פנים קרירה.
Tom soğukkanlılıkla teşekkür ederek gitmiştir.Z tohto dôvodu sa stretol s veľmi chladným prijatím.
Yüzbaşı Church buna itiraz ettiğinde, Mekum soğukkanlılıkla onu öldürür.Keď to otec odmietne, Morath ho brutálne zavraždí.
Çekiciliği ortaya çıkartmak için, Rönesans tarzı sprezzatura'ya (soğukkanlılık) ihtiyaç duyarsınız.매력을 끄집어 내기 위해서, 카스틸리오네가 그의 책 "궁정론"에서 만들어낸 용어인 스프레차투라라는 (주 : 스프레차투라 - 어려운 것을 쉽게 한 듯이 보이는 능력)
Çekiciliği ortaya çıkartmak için, Rönesans tarzı sprezzatura'ya (soğukkanlılık) ihtiyaç duyarsınız.כדי להצליח ליצור זוהר, אתם צריכים את התכונה הזו של הרנסאנס של ספרצטורה, מונח שטבע קסטיגליון
Çekiciliği ortaya çıkartmak için, Rönesans tarzı sprezzatura'ya (soğukkanlılık) ihtiyaç duyarsınız.ولكي تسحبو هذه الروعة فإنكم تحتاجون لانتفاضة ذات جودة كتلك "سبريزاتورا"، وهو مصطلح ابتدعه كاستيجيليون
Çekiciliği ortaya çıkartmak için, Rönesans tarzı sprezzatura'ya (soğukkanlılık) ihtiyaç duyarsınız.「故意の不注意」が必要です カスティリオーネが 著書 - 『宮廷人』で使った言葉です
Gözleri karardığında soğukkanlılıkla yapılan hiçbir açıklama işe yaramayacaktır.Les raisonner calmement n'empêchera en rien leurs yeux de s'injecter de sang.
Gözleri karardığında soğukkanlılıkla yapılan hiçbir açıklama işe yaramayacaktır.Não há raciocínio calmo que ajude quando eles tiverem sangue nos olhos.
Gözleri karardığında soğukkanlılıkla yapılan hiçbir açıklama işe yaramayacaktır.Ningún razonamiento tranquilo ayudará cuando la ira les nubla la vista.
Gözleri karardığında soğukkanlılıkla yapılan hiçbir açıklama işe yaramayacaktır.Non c'è ragionamento che tenga quando la rabbia offusca la vista.
- Soğukkanlılıkla vurulmaları için.- Abyste je mohl nemilosrdně zastřelit.
- Soğukkanlılıkla vurulmaları için.- A lelőtt hidegvérrel.
- Soğukkanlılıkla vurulmaları için.- Da bi sestrelili v hladno kri.
- Soğukkanlılıkla vurulmaları için. - Hayır hayır.Aj im zvážení každého ... dobré jedlo, cvičenie ... všetko, aby si ich v nádhernom stave.