Bana inanmıyorsanız slaytları sonra alıp biraz uğraşıp aynı olduklarını görebilirsiniz.Se non mi credete dopo potete prendervi le diapositive e lavorarci sopra per vedere che sono identici.
Bana inanmıyorsanız slaytları sonra alıp biraz uğraşıp aynı olduklarını görebilirsiniz.Si no me creen pueden conseguir después la diapositiva, hacer unas manualidades y ver que son idénticos.
Bana inanmıyorsanız slaytları sonra alıp biraz uğraşıp aynı olduklarını görebilirsiniz.Và nếu bạn không tin tôi, bạn có thể lấy slide này và lặp lại để thấy rõ điều này.
Bana inanmıyorsanız slaytları sonra alıp biraz uğraşıp aynı olduklarını görebilirsiniz.ואם אתם לא מאמינים לי אתם יכולים לקבל את השקף מאוחר יותר ולעשות קצת מלאכת יד ולראות שהם זהים.
Bana inanmıyorsanız slaytları sonra alıp biraz uğraşıp aynı olduklarını görebilirsiniz.وإن كنتم لا تصدقوني يمكنك الحصول على الشرائح لاحقاً وعمل بعض الفنون والأعمال اليدوية لمعرفة إن كانوا متطابقين.
Bana inanmıyorsanız slaytları sonra alıp biraz uğraşıp aynı olduklarını görebilirsiniz.同様の細工をして同じ色であることを確認してください この場合も
Bazı slaytlarım var.Deci, am niște diapozitive.
Bazı slaytlarım var. Sadece yarım saatim var ve beş dakikası çoktan geçti.Итак, у меня несколько слайдов и всего полчаса.
Bazı slaytlarım var. Sadece yarım saatim var ve beş dakikası çoktan geçti.عندي بعض السلايدات باور بوينت
Bazı slaytlarım var.Takže, mám tu nejake diapozitívy.
Bence, benim kendi hikayem bu slaytta açıkça görünüyor, ve bu erişim.Ik denk dat mijn persoonlijke verhaal eenvoudig op de slide staat.
Bence, benim kendi hikayem bu slaytta açıkça görünüyor, ve bu erişim.제 개인적인 사연은 슬라이드에 아주 알기 쉽게
Bence, benim kendi hikayem bu slaytta açıkça görünüyor, ve bu erişim.Můj osobní důvod je jednoduše vysvětlen na tomto obrázku...
Bence, benim kendi hikayem bu slaytta açıkça görünüyor, ve bu erişim.אני חושב שהסיפור האישי שלי מוסבר בפשטות בשקופית הזו,
Bence, benim kendi hikayem bu slaytta açıkça görünüyor, ve bu erişim.أعتقد أن قصتي الشخصية موضحة بشكل مبسط على الشريحة،
Bence, benim kendi hikayem bu slaytta açıkça görünüyor, ve bu erişim.(「休館日 - 日 月 火 水 木」)
Bence bunun gibi gözükürdü. Sadece köpeğin yüzünde görülen ifade için bu slaytı kullanmak zorundaydım.כלי קונספטואלי, תכנוני, כדי לעצב את העולם אחרת.
Bence bu slayt ,hayatınızda, görüp görebileceğiniz en önemli olanı, çünkü (Kahkaha) (Alkış)이 슬라이드는 제 생각으로는, 여러분이 보시는 그 어떤 슬라이드보다도 가장 중요한 슬라이드입니다. (웃음) (박수)
Bence bu slayt ,hayatınızda, görüp görebileceğiniz en önemli olanı, çünkü (Kahkaha) (Alkış)השקופית הזו, אני חושב, היא המצגת הכי חשובה שכולכם תראו, בחיים שלכם, בגלל (צחוק) (מחיאות כפיים)
Bence bu slayt ,hayatınızda, görüp görebileceğiniz en önemli olanı, çünkü (Kahkaha) (Alkış)هذا العرض ، أعتقد أنه أهم عرض ستشاهدونه على الإطلاق ، لأنه (ضحك) (تصفيق)
Bence bu slayt ,hayatınızda, görüp görebileceğiniz en önemli olanı, çünkü (Kahkaha) (Alkış)絶対に (笑) (拍手) 自然と人間を比べて1850年から2050年までをプロットしています
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.Aztán le tudtam tölteni, hogy ezt a kis diavetítést csináljam belőle.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.E io ho quindi potuto recuperarle e farvi vedere quella piccola sequenza.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.Et j'étais donc capable de les retrouver pour vous offrir ce petit diaporama.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.Ik kon ze terugvinden zodat ik die kleine dia-voorstelling kon geven.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.덕분에 저는 들어가서 자료를 불러오고 여러분에게 짧은 슬라이드쇼를 보여드릴 수 있었습니다.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.Mohol som ísť a vybrať si zábery pre túto malú prezentáciu.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.Pude entonces extraerlas para mostrárselas a Uds. en esta presentación.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.Pude ir buscá-las para vos fazer aquela pequena apresentação.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.Saya tinggal mengambilnya untuk membuat presentasi barusan.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.Si am putut sa ma duc si sa le obtin pentru a va putea arata aceasta mica prezentare.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.Und ich konnte dann hergehen und sie herunterladen, um Ihnen diese kleine Diashow zu zeigen.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.Και ήμουν έτσι σε θέση να πάω να τις βρω και να σας δώσω αυτή τη μικρή παρουσίαση.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.И я смог затем извлечь их и показать вам это небольшое слайд-шоу.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.Сега вече можех да ги сваля и да ви направя тази кратка презентация.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.ואז הייתי יכול ללכת ולמצוא אותם בשביל להעביר לכם את המצגת הקצרה הזו.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.وأستطعت أن أصل لها وأحمّلها لأقدّم لكم هذه الشريحة البسيطة.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.この小さなスライドショーを作りました ここで解決されている難しい問題は何でしょう?
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Aku berkata, dengan cara memberinya kesempatan untuk geser keluar dari hal itu jika ia ingin.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Azt mondtam útján ad neki egy esélyt, hogy csúszik ki belőle, ha akart.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Ho detto, a titolo di dargli la possibilità di scivolare fuori di essa, se avesse voluto.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.I-am spus, cu titlu de dandu-i o sansa sa alunece din ea, dacă vrea să.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Ich sagte, durch die ihm eine Chance zu rutschen aus, wenn er es wollte.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Ik zei, bij wijze van hem een kans om uit glijden als hij wilde.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.I powiedział, w drodze dając mu szansę na zdjęcie z niego jakby chciał.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Jag sa, genom att ge honom en chans att glida ur den om han ville.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.J'ai dit, en guise de lui donner une chance de glisser hors de lui s'il voulait.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Jeg sagde, ved at give ham en chance for at glide ud af det, hvis han ville.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.나는 그에게 그가 원한다면 그것을 밖으로 슬라이드 수있는 기회를 제공의 방법으로했다.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Povedal som, a spôsob, ako dať mu šancu posunúť sa z toho, keby chcel.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Řekl jsem, a způsob, jak dát mu šanci posunout se z toho, kdyby chtěl.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Sanoin, jonka tapa antaa hänelle mahdollisuuden liukumaan ulos, jos hän halusi.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Sem rekel, z način, da mu priložnost, da zdrsne iz nje, če je želel.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Tôi đã nói, bằng cách cho anh ta một cơ hội để trượt ra khỏi nó nếu anh ta muốn.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Είπα, μέσω του δίνοντας του την ευκαιρία να γλιστρήσει έξω από αυτό, αν ήθελε.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Казах, чрез давайки му шанс да се плъзга от него, ако той искаше да.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Я сказав, шляхом надання йому шанс вислизнути з його, якщо він хоче.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.Я сказал, путем предоставления ему шанс выскользнуть из его, если он хочет.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.قلت ، عن طريق اعطائه فرصة لشريحة من أنه إذا أراد ذلك.
Ben ona, o isterse onu dışarı slayt bir şans vermek yoluyla, dedi.しかし、彼はどんな価格で、それを持っていないでしょう。