Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.Det är vad myndigheterna måste skriva dit för att förvirra er, antagligen.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.Det er bare noget myndighederne har klistret på for at forvirre jer, er jeg sikker på.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.Đó là cái mà chính phủ đưa vào chỉ để làm rối trí các bạn, chắc chắn đấy.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.É o que o governo tem que colocar na embalagem para vos confundir, tenho a certeza.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.È quello che il governo deve aggiungere per confondervi, ne sono certo.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.Este ceea ce guvernul trebuie să pună în ele pentru a vă încurca, sunt sigur.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.Ezt a kormánynak bele kell tennie, hogy összezavarja Önöket, biztosan.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.Ignoren las indicaciones. Es lo que el gobierno tiene que poner para confundirnos, estoy seguro.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.이런 용법이란게, 정부가 우리를 헛갈리게 하기 위해서 써놓은 거 아니겠습니까? 저는 그렇게 믿습니다.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.Rząd musi je tam wsadzać, pewnie żeby nas zmylić.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.Viranomaiset laittoivat ne sinne hämätäkseen teitä.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.Είναι πράγματα που η κυβέρνηση πρέπει να βάλει εκεί για να σας μπερδέψει, είμαι σίγουρος.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.Их туда положило правительство, полагаю, чтоб запутать вас.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.Тя е там, защото правителството е длъжно да я сложи за да ви обърка. Сигурен съм.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.זה מה שהממשלה צריכה להכניס לשם כדי לבלבל אתכם, אני בטוח.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.إنها ما تضعه الحكومة لارباككم, انا متأكد من ذلك.
Sizlerin kafasını karıştırmak için devletin koyduğu bir kağıt olduğuna eminim.混乱させるために入れているものでね これからこの薬を飲みます
Sizlerin onuru ve sizlerin umudu, O'nun hayatında vücut buldu.Pessoas de todos os modos e caminhos de vida o mundo agradece por dividir Nelson Mandela conosco.
Sizlerin onuru ve sizlerin umudu, O'nun hayatında vücut buldu.現職や元の 国家首相や政府要人の方々
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.Cred în speranţele şi visele voastre.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.Credo nelle vostre speranze e nei vostri sogni.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.Hiszek az álmaikban és reményeikben.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.Ich glaube an eure Hoffnungen und eure Träume.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.Ik geloof in jullie hoop en jullie dromen.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.Je crois en vos espoirs et vos rêves.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.저는 여러분의 희망을 믿고 꿈을 믿습니다.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.Wierzę w wasze nadzieje i w wasze marzenia.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.Yo creo en sus esperanzas y sus sueños.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum. Zekanıza inanıyorum. Ve coşkunuza da inanıyorum.Я верю в ваши надежды и ваши мечты, я верю в ваш интеллект и я верю в ваш энтузиазм.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.Аз вярвам във вашите надежди и мечти.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.אני מאמין בתקוות שלכם ובחלומות שלכם.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.اؤمن بامالكم واحلامكم
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.みなさんの知恵
Tüm insanlığın umudu, ardında sizlerin yetişeceği bilim ve tıptaki, bilgi ve çalışmalara bağlı.Az egész emberiség az orvosi ismeretektől és gyakorlattól, és a háttérben önök által művelt tudománytól függ.
Tüm insanlığın umudu, ardında sizlerin yetişeceği bilim ve tıptaki, bilgi ve çalışmalara bağlı.모든 인간성은 여러분들이 정복하게 될 지식과 의약, 그리고 과학에 의존하게 됩니다.
Tüm insanlığın umudu, ardında sizlerin yetişeceği bilim ve tıptaki, bilgi ve çalışmalara bağlı.Ludzkość uzależniona jest od wiedzy i praktyki medycznej oraz nauk u ich podłoża.
Tüm insanlığın umudu, ardında sizlerin yetişeceği bilim ve tıptaki, bilgi ve çalışmalara bağlı.Semua umat manusia tergantung pada ilmu dan praktek kedokteran dan ilmu pengetahuan yang akan Anda kuasai.
Tüm insanlığın umudu, ardında sizlerin yetişeceği bilim ve tıptaki, bilgi ve çalışmalara bağlı.Tất cả nhân loại phụ thuộc vào kiến thức và thực hành y học và khoa học sau đó bạn sẽ làm chủ.
Tüm insanlığın umudu, ardında sizlerin yetişeceği bilim ve tıptaki, bilgi ve çalışmalara bağlı.Toda a humanidade depende do conhecimento e da prática da medicina e ciência que vocês virão a descobrir.
Tüm insanlığın umudu, ardında sizlerin yetişeceği bilim ve tıptaki, bilgi ve çalışmalara bağlı.Toda la humanidad depende del conocimiento y práctica de la medicina y la ciencia que ustedes dominarán.
Tüm insanlığın umudu, ardında sizlerin yetişeceği bilim ve tıptaki, bilgi ve çalışmalara bağlı.Цялото човечество зависи от знанията и практикуването на медицината и науката, които ще усъвършенствате.
Tüm insanlığın umudu, ardında sizlerin yetişeceği bilim ve tıptaki, bilgi ve çalışmalara bağlı.Человечество зависит от знаний и умений медицины и науки, которые вы будете развивать.
Tüm insanlığın umudu, ardında sizlerin yetişeceği bilim ve tıptaki, bilgi ve çalışmalara bağlı.האנושות כולה תלויה בידע ובפרקטיקה של הרפואה והמדע שבבסיסו, אותם תרכשו.
Tüm insanlığın umudu, ardında sizlerin yetişeceği bilim ve tıptaki, bilgi ve çalışmalara bağlı.كل البشرية تعتمد على المعرفة وممارسة الطب والعلم المعتمدة عليه الذي ستتقنه.
Tüm insanlığın umudu, ardında sizlerin yetişeceği bilim ve tıptaki, bilgi ve çalışmalara bağlı.全ての人類の繁栄は あなた方が極める 医学や科学の知識と実践に掛かっています あなた方が選んだ路は生涯を通して
Ve ben sizlerin inancınızdan da çok etkilendiğimi söylemek istiyorum.저 또한 여러분의 신념에 많은 영향을 받았다는 말씀을 꼭 드려야만 하겠습니다.
Ve ben sizlerin inancınızdan da çok etkilendiğimi söylemek istiyorum.ويجب ان اقول، بأني تأثرت كثيراً بالايمان الذي تملكونه
Ve ben sizlerin inancınızdan da çok etkilendiğimi söylemek istiyorum.大統領ともども 皆様の決意に見合う努力をさせていただきます
Ve sizlerinde görebileceği üzere; sadece눈치채셨겠지만 아이슬란드,그린란드뿐입니다.
Ve sizlerinde görebileceği üzere; sadeceVà bạn phải chú ý, chỉ có hai nơi là Iceland và Greenland
Ve sizlerinde görebileceği üzere; sadeceVielleicht fällt auf, dass nur in Island und Grönland keinerlei Sklavereifälle zu finden sind.
Ve sizlerinde görebileceği üzere; sadeceואתם יכולים לשים לב שזה רק באיסלנד וגרינלנד
Ve sizlerinde görebileceği üzere; sadeceوربما يمكنكم ملاحظة أن فقط أيسلاند وقرينلاند وحسب.
Ve sizlerinde görebileceği üzere; sadeceご覧のとおり アイスランドとグリーンランドだけは
Ve sizlerin pek çoğunun da buna benzer bir deneyimi yaşadığını sanıyorumA myslím si, že mnohí z vás majú podobnú osobnú skúsenosť.
Ve sizlerin pek çoğunun da buna benzer bir deneyimi yaşadığını sanıyorumA myslím, že mnoho z vás má podobnou osobní zkušenost.
Ve sizlerin pek çoğunun da buna benzer bir deneyimi yaşadığını sanıyorumAzt hiszem sokaknak van Önök közül hasonló személyes élménye.
Ve sizlerin pek çoğunun da buna benzer bir deneyimi yaşadığını sanıyorumDan saya rasa banyak dari kalian yang mempunyai pengalaman pribadi yang mirip.
Ve sizlerin pek çoğunun da buna benzer bir deneyimi yaşadığını sanıyorumEn volgens mij hebben velen van jullie een soortgelijke persoonlijke ervaring.
Ve sizlerin pek çoğunun da buna benzer bir deneyimi yaşadığını sanıyorumIch nehme an, dass viele von Ihnen ähnliche persönliche Erfahrungen hatten.