Bu nedenle, onlar çok özel, ve sizlerin hatırlamasını istiyorum.Тому вони такі особливі, та я хочу, аби ви їх запам'ятали.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Ainsi j`ai un vif désir de vous annoncer aussi l`Évangile, à vous qui êtes à Rome.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Así que, en cuanto a mí, pronto estoy para anunciaros el evangelio también a vosotros que estáis en Roma
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Astfel, în ce mă priveşte pe mine, am o vie dorinţă să vă vestesc Evanghelia vouă celor din Roma.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.A tak, pokudž na mně jest, hotov jsem i vám, kteříž v Římě jste, zvěstovati evangelium.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Ấy vậy , hễ thuộc về tôi , thì tôi cũng sẵn_lòng rao Tin_Lành cho anh_em , là người_ở thành Rô-ma .
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Ấy vậy, hễ thuộc về tôi, thì tôi cũng sẵn lòng rao Tin Lành cho anh em, là người ở thành Rô-ma.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Azért a mi rajtam áll, kész vagyok néktek is, a kik Rómában vagytok, az evangyéliomot hirdetni.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Därför är jag villig att förkunna evangelium också för eder som bon i Rom.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Darum, soviel an mir ist, bin ich geneigt, auch euch zu Rom das Evangelium zu predigen.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.De modo que, quanto está em mim, estou pronto para anunciar o evangelho também a vós que estais em Roma.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Itulah sebabnya saya ingin sekali memberitakan Kabar Baik itu kepada kalian yang tinggal di Roma juga
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.그러므로 나는 할 수 있는대로 로마에 있는 너희에게도 복음 전하기를 원하노라
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.omasta puolestani minä siis olen altis teillekin, Roomassa asuvaisille, julistamaan evankeliumia.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.således er jeg for min del villig til å forkynne evangeliet også for eder i Rom.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.således er jeg, hvad mig angår, redebon til at forkynde Evangeliet også for eder, som ere i Rom.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.sono quindi pronto, per quanto sta in me, a predicare il vangelo anche a voi di Roma
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Tak, iż ile ze mnie jest, gotowym jest i wam, którzyście w Rzymie, Ewangieliję opowiadać.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Tako torej, kar se mene tiče, sem voljan oznanjati evangelij tudi vam, ki ste v Rimu.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Takto tá vo mne ochota aj vám, ktorí ste v Ríme, zvestovať evanjelium.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.ουτω προθυμος ειμαι το κατ' εμε να κηρυξω το ευαγγελιον και προς εσας τους εν Ρωμη.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.Итак, что до меня, я готов благовествовать и вам,находящимся в Риме.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.От же, що до мене, готов я й вам, що в Римі, благовіствувати.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.לכן נדבני לבי להשמיע את הבשורה גם אתכם אשר ברומי׃
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.فهكذا ما هو لي مستعد لتبشيركم انتم الذين في رومية ايضا.
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.所 以 情 願 盡 我 的 力 量 、 將 福 音 也 傳 給 你 們 在 羅 馬 的 人
Bu nedenle Romada bulunan sizlere de Müjdeyi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.所以 情願盡 我 的 力量 、 將 福音 也 傳給 你 們 在 羅馬 的 人
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.Acum vă voi citi una dintre ele.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.Ed ora ve ne leggerò una.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.Ik ga er eentje voorlezen.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.Je vais juste vous en lire une.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.여기 하나를 잠깐 읽어 드릴게요.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.Most beleolvasok az egyikbe.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.Przeczytam wam jeden z nich.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.Và tôi muốn đọc một lá thư cho bạn.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.Vou-vos ler só uma delas.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.Y les voy a leer una de ellas.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.Και θα σας διαβάσω ένα από αυτά.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.Зараз я прочитаю вам один з цих листів.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.Ще ви прочета едно от тях.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.אקריא לכם רק אחד מהם.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.وسأقوم بقراءة احداها لكم الان.
Bunlardan birini şimdi sizlere okuyacağım.「貴方はあまり自信を持てないようですが
Bunlardan sadece birini sizlerle paylaşacağım.Jednym z nich chciałabym się teraz z wami podzielić.
Bunlardan sadece birini sizlerle paylaşacağım.저는 한 가지를 여러분과 공유하려 합니다.
Bunlardan sadece birini sizlerle paylaşacağım.llegamos a algunas reflexiones realmente importantes, y voy a compartir sólo una de ellas con ustedes.
Bunlardan sadece birini sizlerle paylaşacağım.אשתף אתכם באחת מהן,
Bunlardan sadece birini sizlerle paylaşacağım.وسوف اشارككم بواحدة منها
Bunlardan sadece birini sizlerle paylaşacağım.私の意見では
Bunların hepsinin nedeni şu, ve sizlere bunun neyle ilgili olduğunu anlatmalıyım.Das ist der Grund dafür:
Bunların hepsinin nedeni şu, ve sizlere bunun neyle ilgili olduğunu anlatmalıyım.Dôvod, prečo sa to deje je práve tento a teraz s vám poviem, o čom to vlastne je.
Bunların hepsinin nedeni şu, ve sizlere bunun neyle ilgili olduğunu anlatmalıyım.Důvodem, proč se tohle děje, je toto, a musím vám vysvětlit, co to vyjadřuje.
Bunların hepsinin nedeni şu, ve sizlere bunun neyle ilgili olduğunu anlatmalıyım.E é esta a razão por que tudo isto está a acontecer e tenho mesmo de vos explicar o que isto é.
Bunların hepsinin nedeni şu, ve sizlere bunun neyle ilgili olduğunu anlatmalıyım.Grunden til alt dette sker er på grund af dette, og jeg skal tage jer gennem hvad dette handler om.
Bunların hepsinin nedeni şu, ve sizlere bunun neyle ilgili olduğunu anlatmalıyım.Hogy megértsék az okát mindezeknek, egy kis magyarázatra lesz szükség részemről.
Bunların hepsinin nedeni şu, ve sizlere bunun neyle ilgili olduğunu anlatmalıyım.Il motivo per cui sta succedendo tutto ciò è questo, e adesso cercherò di farvelo capire.
Bunların hepsinin nedeni şu, ve sizlere bunun neyle ilgili olduğunu anlatmalıyım.왜 이러한 일들이 생기는지 그 이유가 무엇인지 설명해야겠군요.
Bunların hepsinin nedeni şu, ve sizlere bunun neyle ilgili olduğunu anlatmalıyım.La raison pour laquelle tout ceci arrive, la voici, il faut que je vous explique de quoi il s'agit.
Bunların hepsinin nedeni şu, ve sizlere bunun neyle ilgili olduğunu anlatmalıyım.La razón de que todo esto suceda es este hecho, y yo tengo que darles a conocer de qué se trata esto.
Bunların hepsinin nedeni şu, ve sizlere bunun neyle ilgili olduğunu anlatmalıyım.Taki stan rzeczy wynika z typowych przyczyn śmierci. A teraz wytłumaczę wam o co w tym wszystkim chodzi.