Ana içeriğe geç
Sözlük

sizin ile cümle

sizin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ya sizin en iyi müttefikiniz ya da en kötü düşmanı olabilir.Tom can either be your best ally or your worst enemy.
Siz çocukken ben sizin bebek bakıcınızdım.I was your babysitter when you were a kid.
Biz sizin yaptığınız aynı şeyi yapmalıyız.We should do the same thing you're doing.
Sizin oldukça güvenilir olduğunuzu duydum.I've heard that you're quite reliable.
Tom onu sizin için yapmaya istekli olabilir.Tom might be willing to do that for you.
Sizin görüşünüz değersiz.Your opinions are worthless.
Sizin görüşleriniz değersiz.Your opinions are worthless.
Sizin için imkansız olan şey başkası için çok iyi mümkün olabilir.What is impossible for you could very well be possible for someone else.
Tom, sizinle çalışmayı dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to working with you.
Tom sizinle çalışmak için sabırsızlanıyor.Tom is looking forward to working with you.
Öldüğünüz zaman, tüm zenginlikleriniz sizin için değersiz hale gelecektir.When you die, all your riches will become worthless to you.
Bunun sizin için zor bir karar olduğunu anlıyorum.I understand this is a difficult decision for you.
Onun sizin için zor bir karar olduğunu anlıyorum.I understand that this is a difficult decision for you.
Sizin kromozomunuz şüphesiz ne tür bir insan olduğunuzu gösterebilir!Your chromosome can undoubtedly show what kind of human you are!
Sizinle şahsen tanışmaktan çok mutlu ve onurluyum.I am very happy and honored to meet you in person.
Sizin hiç kendinize saygınız yok mu?Don't you have any self-respect?
Sizinle tanışmak büyük bir onurdur.It is a great honor to meet you.
Sizinle tanışmak bir onurdur, bayan.It is an honor to meet you, miss.
Şu bisiklet sizinki mi?Is that bike yours?
Ormanda zaman geçirmek sizin için iyidir.Spending time in forest is good for you.
Biz sizin yeni yöneticileriniziz.We are your new rulers.
Sizinle tanışmak bir onurdur, hanımefendi.It's an honor to meet you, miss.
İdeolojimin sizinkinden üstün olduğuna içtenlikle inanıyorum.I sincerely believe my ideology is superior to yours.
Sizin patronunuzla konuşmak istiyorum.I want to speak with your boss.
Mutluluk hazır bir şey değildir. O sizin kendi hareketlerinizden geliyor.Happiness is not something ready made. It comes from your own actions.
Belki de sizin için hala umut vardır.Perhaps there is still hope for you.
Tercihlerim sizinkine çok benzerdir.My preferences are very dissimiliar to yours.
Sizin web siteniz stoklarında onlardan ikisine sahip olduğunu söylüyor.Your website says you have two of them in stock.
Sizin için ne yapabilirim, bayım?What can I do for you, sir?
Sizin öğrencilerinizden biriyle tanıştım.I met one of your students.
Keşke sizinle gelebilsem çocuklar.I wish I could come with you guys.
Sizin despotik otoritenizi tanımıyorum.I don't recognize your despotic authority.
Sami'ye karşı tanıklık etmeniz sizin yararınızadır.It's in your best interest to testify against Sami.
Diş perisi sizin dişlerinizi çalmak istiyor.The tooth fairy wants to steal your teeth.
Tom'a karşı tanıklık etmek sizin yararınızadır.It's in your best interest to testify against Tom.
Onu yapmak sizin için gerçekten gerekli miydi?Was it really necessary for you to do that?
Onu yapmak sizin için en iyi neticedir.It's in your best interest to do that.
Şemsiyemi sizin evinizde mi bıraktım?Did I leave my umbrella at your house?
Hangi seçenek sizin için doğru?Which option is right for you?
Sizin gibi insanlar sorundurlar.People like you are the problem.
Sizin gibi insanlar problemdirler.People like you are the problem.
Keşke insanlar sizin gibi olabilselerdi.I wish people could be more like you.
Onlar sizin hükümdarlarınız.They are your rulers.
Ben de sizin kadar çalışıyorum, ne daha iyi ne de daha kötü.I work as well as you, neither better nor worse.
O sizin yapmak istediğiniz bir şey mi?Is that something you want to do?
Bu sizin bekliyor olduğunuz şey mi?Is this what you were expecting?
Bunu Tom'a sizin için yaptırabilirsiniz.You may as well have Tom do that for you.
Sizinkinin daha iyi olduğunu düşünmüyor musunuz?Don't you think yours is better?
Sizin üçünüz bekâr mısınız?Are all three of you bachelors?
Sizin üçünüz bekar mısınız?Are all three of you bachelors?
Bu güneş gözlüğü sizin mi?Are these sunglasses yours?
Sizinle çalışmak bir onur olacaktır.It would be an honor to work with you.
Tom sizin onu yapmanıza izin vermeyecek.Tom won't allow you guys to do that.
Naçizane sizinle aynı düşüncedeyim.For what it's worth, I completely agree with you.
Umarım sizin için her şey yolunda gider ve güneşten yararlanırsınız.I hope that it goes well for you and that you benefit from the sun.
Babam sizinkinden daha büyük ve daha güçlüdür.My father is bigger and stronger than yours.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak zor olacak.It'll be hard to find someone to do that for you.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak zor olmayacak.It won't be hard to find someone to do that for you.
Bunu sizin için yapacak birilerini bulmak zor olmayacak.It won't be difficult to find somebody to do that for you.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak kolay olmayacak.It won't be easy to find someone to do that for you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod