Ana içeriğe geç
Sözlük

sizin ile cümle

sizin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sizin güvenliğiniz için çok endişeliydim.I was very concerned for your safety.
Sizin evde kim yemek pişirir?Who does the cooking at your house?
Bu sizin için yeni bir sözcük.It's a new word for you.
Bu program sizin bilgili kalmanızı sağlar.This programme allows you to stay informed.
Sizin için bir şey aldım.I picked something up for you.
Bu sizin için bir şeye değer miydi?Would this be worth something to you?
Bu sizin telefonunuz mu?Is this your phone?
Sizin için bir odamız var.We've got a room for you.
Sizin için iyi haberimiz var.We've got good news for you.
Sizinle ilgileneceğiz.We're going to take care of you.
Tam burada sizinle birlikteyiz.We're right here with you.
Sizin için geliyoruz.We're coming for you.
Biz sizin son umudunuz.We're your last hope.
Sizinle geleceğiz.We'll come with you.
Sizin için büyük umutlarım var.We have great hopes for you.
Sizin için büyük planlarım var.We have big plans for you.
Sizin için büyük planlarımız vardı.We had big plans for you.
Sizin hâlâ orada olduğunuzu biliyoruz.We know you're still there.
Masada sizin için büyük bir paket var.There's a big package on the desk for you.
Bu ayakkabılar sizin için çok büyük mü?Are these shoes too big for you?
Uzun süredir sizin büyük bir hayranınızım.I've been a big fan of yours for a long time.
Sizin evin bir bodrumu var mı?Does your house have a basement?
Sizinle birlikte başka kim var?Who else is there with you?
Sizinle konuşabilir miyiz?Can we have a word with you?
Sizin bodrumda gizlenebilir miyiz?Can we hide in your basement?
Sizin taraftan kapıyı açabilir misiniz?Can you open the door from your side?
Sizinle bir saniye konuşabilir miyim çocuklar?Can I talk to you guys for a second?
Sizin bayanlar tuvaletini kullanabilir miyim?Can I use your ladies' room?
Sizin için daha fazla ne yapabileceğimi bilmiyorum.I don't know what more I can do for you.
Bunun sizin için ne anlama geldiğini biliyorum.I know how much this means to you.
Ben hemen sizin için bir tane alacağım.I'll get one for you right away.
Affedersiniz. Buranın sizin koltuğunuz olduğunu bilmiyordum.I beg your pardon. I didn't know this was your seat.
Bunun sizin için herhangi bir faydası var mı?Is this of any use to you?
Sizin sakinleşmeye ihtiyacınız var.You guys need to calm down.
Sizin için biçilmiş kaftan işiniz var.You have your work cut out for you.
Sizinle çalışmak zor.You're difficult to work with.
Sizin için çalışmak bir zevk.You're a pleasure to work for.
Eğer istiyorsanız iş sizin.The job is yours if you want it.
Gazetede sizin hakkınızda yalnızca iyi şeyler yazmışlar.They only wrote good things about you in the newspaper.
Bu sadece sizin için geldi.This just came in for you.
Ben sizin vekilinizim.I'm your deputy.
Sizin için kötü haberim var.I've got bad news for you.
Zavallı kız! O haykırdı, sizin için ne yapabilirim?Poor girl! she cried, what can I do for you?
Çok üzgünüm ama sizin adınızı unuttum.I'm so sorry, but I forgot your name.
Bunun neden sizin için bu kadar önemli olduğunu sorabilir miyim?Can I ask why this is so important to you?
Sizin için hâlâ bir ümit olabilir.There may be hope for you yet.
Bu sandalye sizin.This chair is yours.
Hangi bira sizin?Which beer is yours?
Tom sizinle irtibat kuracak.Tom will contact you.
Sizin için çok hızlı konuşuyor muyum?Am I talking too fast for you?
Sizinle nerede buluşabiliriz?Where can we meet you?
Tom şimdi meşgul ve sizinle konuşamaz.Tom is busy now and can't speak to you.
Bu sizin için bir anlam ifade ediyor mu?Does this make any sense to you?
Tom sizinle kalabilse çok daha iyi hissederim.I'd feel a lot better if Tom could stay with you.
Sizin sadece bir mekan değişikliğine ihtiyacınız var.You just need a change of scenery.
Tom sizinle özel olarak konuşmak istiyor.Tom would like to speak to you in private.
Tom hâlâ sizin ofisinizde.Tom is still in your office.
Tom sizin ofisinizde bekliyor.Tom is waiting in your office.
Tom sizin sınıfınızda, değil mi?Tom is in your class, isn't he?
Tom sizinle, benim hakkımda konuştu mu?Has Tom spoken to you about me?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sizin ile cümle - Sayfa 15 - sizin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App