Damak tadım sizinkinden oldukça farklı.My taste is quite different from yours.
Sizin yardımınız sayesinde başarmıştımThanks to your help, I have succeeded.
Sizinle konuşmaktan keyf aldım.I have enjoyed talking to you.
Sizinle tamamen aynı fikirde değilim.I do not quite agree with you.
Ben sizin kadar uzun boyluyum.I'm as tall as you.
Sizi hiç anlamıyorum.I don't understand you at all.
Sizi ziyaret etmek istiyorum.I would like to visit you.
Ben sizi arıyorum.I'm looking for you.
Bu konuda sizinle aynı fikirde olamam.I can't agree with you on this matter.
Mümkün olan en kısa sürede sizinle temas kuracağım.I'll get in touch with you as soon as possible.
Nereye giderseniz gidin sizi takip edeceğim.I'll follow you wherever you go.
Sizinle çalışmaktan gurur duyuyorum.I am proud to work with you.
Sizinle ilgili soracak sadece bir şeyim var.I have just one thing to ask of you.
Sizinle hiç aynı fikirde değilim.I do not agree with you at all.
Sizin babanızı tanıyorum.I know your father.
Ben sizin babanızı tanıyorum.I know your father.
Ben dün sizin babanızla tanıştım.I met your father yesterday.
Ben tamamen sizinle aynı fikirde değilim.I don't wholly agree with you.
Odamda sizi bekliyor olacağım.I will be waiting for you in my room.
Ben de sizinle tanıştığıma memnun oldum.I'm glad to meet you, too.
Lütfen beni sizinle birlikte götürün.Please take me along with you.
Sizin için bir şey yapacağız.We will do anything for you.
Sınavı geçtiğiniz için sizi kutlarım.I congratulate you on passing the examination.
Vaktim olursa sizi ararım.I will call you up, provided that I have time.
Daha sonraki sizin sıranız.It's your turn next.
Sizi başkana bağlayacağım.I'll put you through to the president.
Bu, sizi adres değişikliğimden haberdar etmek için. Lütfen posta listenizi güncelleyiniz.This is to inform you of my address change. Please update your mailing list.
Ayrılmadan önce sizi tekrar görmek isterim.I would like to see you before I leave.
Bu sizin ilk ziyaretiniz mi?Is this your first visit here?
Sizinle tanışmak hoştu, Ken.Nice to meet you, Ken.
Sizinle bir dakika konuşabilir miyim?May I speak to you a minute?
Küçük bir yansıma sizin hatalı olduğunuzu gösterecektir.A little reflection will show you that you are wrong.
Lütfen biraz bekleyin. Evet, sizin için bir rezervasyonumuz var.Please wait a moment. Yes, we have a reservation for you.
Ben ruhen sizinle birlikte olacağım.I'll be with you in spirit.
Taze meyve, sizin için iyidir.Fresh fruit is good for you.
Gazete sizin yanınızda.The newspaper is by your side.
Tanrı sizi korusun!God bless you!
Tanrı sizi korusun.May God bless you.
Sizi bir kontrol edeceğiz.I'll give you a check-up.
Diğerleri ne söylerse söylesin ben sizin tarafınızda duracağım.I'll stand by you no matter what others may say.
Biri sizi sinirlendirirse en iyisi hemen tepki vermemek.If someone irritates you, it is best not to react immediately.
Bütün insanlar sizin fikrin taraftarı.All the people are in favor of your idea.
Başarı sizin çabalarınıza bağlıdır.Success depends on your efforts.
Ben öğleyin sizi ararım.I'll call you at noon.
Sizinle tamamen aynı fikirdeyim.I couldn't agree with you more.
Sabahın erken saatlerinde kalkmak sizi sağlıklı yapar.To keep early hours makes you healthy.
Bu masayı sizinle paylaşabilir miyim?May I share this table with you?
Şimdi sizin için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything I can do for you now?
Birçok insan sizi örnek alıyor. Onları hayal kırıklığına uğratmayın.A lot of people look up to you. Don't let them down.
O sizin için sağlıklı değil.It's not healthy for you.
Sizi beklettiğim için üzgünüm.Sorry to have kept you waiting.
Sizi bu kadar rahatsız ettiğim için özür dilerim.I am sorry to trouble you so much.
Sizin yerinizi kim alacak?Who is going to sit in for you?
Biri sizi gözlüyor.Someone is watching you.
Birisi sizi izliyor.Someone is watching you.
Sizin için bir harita çizeyim mi?Shall I draw a map for you?
Geç kalmayacağıma dair sizi temin ederim.I assure you that I won't be late.
Sizinle birlikte kahvaltı yapmak istiyorum.I'd like to have breakfast with you.
Sizi çok beklettim mi?Have I kept you waiting long?
Sizi incittim mi?Did I hurt you?