Ana içeriğe geç
Sözlük

sizi ile cümle

sizi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sizin için hafta nasıl gidiyor?How is the week going for you?
Sizin sorununuz, bütün köpeklerin cana yakın olduğunu düşünmenizdir.Your problem is you think all dogs are friendly.
Bu sizin için bir sorun olacak mı?Is that going to be a problem for you?
Bu sorun hem sizin hem de bizim.This problem is both yours and ours.
Bu sizin sorununuz değil.That's not your problem.
O sizi rahatsız ediyorsa, onun gitmesini isteyeceğim.If she annoys you, I'm going to ask her to leave.
Bağırmaya gerek yok. Sizi duyabiliyorum.There's no need to shout. We can hear you.
Sizin kitabınızı okuyorum.I am reading your book.
Sizin hakkınızda konuşuyorum.I'm talking about you.
Onlar sizi görmekten memnun olacak, eminim.They will be glad to see you, I am sure.
Sizi duymak kolay.It's easy to hear you.
Kaderim sizin ellerinizde değil.My fate isn't in your hands.
Ben sizin kadar ünlüyüm.I'm as famous as you.
Sizi nasıl daha mutlu yapabilirim?How can I make you happier?
Bunun sizin için ne kadar zor olduğunu anlıyoruz.We understand how difficult this must be for you.
Bir dakika içinde doktor sizinle olacak.The doctor will be with you in a minute.
Sizi lobide bekliyor olacağım.I'll be waiting for you in the lobby.
Sizinle yarın 2.30'da burada buluşacağım.I'll meet you here tomorrow at 2:30.
Tom yarın sabah sizi karşılayacak.Tom will meet you tomorrow morning.
Sizinle tanışmak bir ayrıcalık.It's a privilege to meet you.
Sizin birbirinize ihtiyacınız var.You guys need each other.
Bu sizin kararınız değil.That's not your decision.
Sizi gerçekten özledim arkadaşlar.I really missed you guys.
Sizi çok özlüyorum millet.I miss you guys so much!
Tom sizi dinlemeliydi.Tom should've listened to you.
Tom'un biraz tuhaf olduğu konusunda sizi uyarmalıydım.I should've warned you that Tom is a little strange.
Bunu okudum ve sizin de bunu okumaktan hoşlanabileceğinizi düşündüm.I read this and thought you might like to read it too.
Bu sizin üzerinizde gerçekten iyi görünüyor.It looks really good on you.
Tom'un sizinle aynı fikirde olmadığı bir sır değil.It's no secret that Tom doesn't agree with you.
Bunun sizin için işe yaramasına memnunum.I'm glad it works for you.
Benim evim sizinkinden daha rahat.My house is more comfortable than yours.
Merhaba, benim adım Tom ve ben sizin garsonunuzum.Hi, my name is Tom and I'm your waiter.
Sizinle temasa geçmek için en iyi yol hangisidir?What's the best way to get in touch with you?
Sizinle iletişim kurmak için en iyi yol hangisidir?What's the best way to contact you?
Sizin aptal konuşmanız sizi hiçbir yere götürmeyecek.Your silly talk won't get you anywhere.
Tom sizin için yeterince iyi değil.Tom isn't good enough for you.
Sizin dilinizde nasıl "seni seviyorum" diyorsunuz?How do you say, "I love you", in your language?
Peki, sizin adınız ne?So, what's your name?
Sizin el sıkışmanız çok sıkı.Your handshake is too tight.
Sonunda sizinle tanışmak büyük bir onur.It's a great honor to finally meet you.
Sizi beklettiğim için özür dilerim.Sorry to keep you waiting.
Kasabamızda sizin gibi insanları istemiyoruz.We don't want people like you in our town.
Biz bu şehirde sizin gibi insanları istemiyoruz.We don't want people like you in this town.
Ve sizin için efendim; bir çorba, belki?And for you Sir; a soup, perhaps?
Bu sizi şaşırtıyor mu?Does it surprise you?
Şu sizin arabanız.That's your car.
Sizin vatan uzun zaman önce size yabancı oldu.Your homeland became foreign to you long ago.
Bir süredir sizi görmedim.I haven't seen you guys in a while.
Tom'un ve sizin arkadaşlarınızın nereye gittiğini biliyor musunuz?Do you know where Tom and your friends went?
Efendim, sizin için özel bir şeyimiz olacak.Sir, we will have something special for you.
Benden nefret edenlere söyleyecek tek bir şeyim var: Sizin probleminiz.I just have one thing to say to those who hate me: It's your problem.
Merak etmeyin, ben sizin için tercüme edeceğim.Don't worry, I'll translate that for you.
Sizinle oturabilir miyim?Can I sit with you?
Bunu yapmak sizin sorumluluğunuzda.Doing that is your responsibility.
Masada sizin için bir koli var.There's a parcel for you on the table.
Bu sizin yargı alanınızın dışındadır.It's outside your jurisdiction.
Sizin memleket çok güzel.Your hometown is very pretty.
Perşembe günü sizi akşam yemeği için bekleyeceğiz.We'll expect you for dinner on Thursday.
Sizi hemen hatırladım.I remembered you immediately.
Sizinle konuşurken düz durun!Stand up straight when I'm talking to you!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod