Ana içeriğe geç
Sözlük

sizi ile cümle

sizi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben sizin gibi aynı tavsiyeyi aldım.I received the same advice as you.
Bu öğleden sonra sizinle buluşmayı umuyorum.I hope to meet up with you this afternoon.
Kirayı ödemiyorsanız, ev sahibi sizi tahliye edecektir.If you don't pay rent, the landlord will evict you.
Bence sizin için hoş bir sürpriz olacak.I think you'll be pleasantly surprised.
Uzun zamandır bunu söylemek istedim. Sizin alaycı şakalarınız tahammül edilmezdir.I've wanted to tell you this for a long time: Your cynical jokes are unbearable.
Kaç kişi sizin dilinizi konuşur?How many people speak your language?
Sizin diliniz okulda öğretildi mi?Is your language taught at school?
Çocuklarınızın okulda sizin dilinizi öğrenmelerini istiyor musunuz?Do you want your children to learn your language at school?
Neden insanlarınızdan bazıları sizin dilinizin ölmesini istiyor?Why do some of your people want your language to die?
Neden insanlarınızdan bazıları sizin dilinizden nefret ediyor?Why do some of your people hate your language?
Evde sizin dilinizi kullanan kadınlar hala var mı?Are there still women who use your language at home?
Yaşlı insanlarınız hala sizin dilinizi konuşuyor mu?Do your old people still speak your language?
Sizin dilinizde herhangi TV veya radyo programları var mı?Are there any TV or radio programs in your language?
Bu sizi ilgilendiriyor.This concerns you.
Bunlar sizin için.These are for you.
Benim dövmem sizinkinden daha iyi.My ink is better than yours.
Sizinle kalacağım.I'll stay with you.
Sizinle uğraşacak vaktim yok.I have no time to deal with you.
Sizin cep telefonunuz var mı?Do you have mobile phones?
Biz kadınlar siz erkeklerin sizinle aynı fikirde olmadığımızı bilmesini istiyoruz.We women want you men to know that we don't agree with you.
Keşke biz Boston'dayken sizi ziyaret etmek için zamanımız olsaydı.I wish we'd had time to visit you while we were in Boston.
Sizin parmak izleriniz cinayet silahı üzerinde bulundu.Your fingerprints were found on the murder weapon.
Üzgünüm, sizin için yapabileceğim başka bir şey yok.I'm sorry, there's nothing more I can do for you.
Bana telefon numaranızı verin ve ben sizi geri ararım.Give me your phone number and I'll call you back.
Bunun sizin için oldukça zor olduğundan eminim.I'm sure this is quite difficult for you.
Sizi rahatsız etmek istemedim.I didn't mean to make you uncomfortable.
Sizi çok beklettiğim için üzgünüm.I'm sorry I kept you waiting so long.
Bunu asla sizin yardımınız olmadan yapmayacağım.I'll never make it without your help.
İşimiz bittiğinde sizinle iletişime geçeceğim.I'll contact you when we're finished.
Sizin Tom'la tanışmak isteyebileceğinizi düşündüm.I thought you might like to meet Tom.
Sizinle çok konuşmak istiyorum.I'd very much like to talk with you.
Sizi Tom'un amcası sanmıştım.I thought that you were Tom's uncle.
Sizi Tom'un dayısı sanmıştım.I thought that you were Tom's uncle.
Tom artık sizi rahatsız etmeyecek.Tom won't be bothering you anymore.
Sizin ikinizin kabul edeceğinden eminim.I'm sure the two of you will agree.
Birkaç yıl önce sizin öğrencinizdim.I was your student a few years ago.
Gerçekten sizi özleyeceğim arkadaşlar.I'm really going to miss you guys.
Sizin için gerçekten endişelenmeye başlıyordum.I was starting to worry about you.
Sadece sizi neşelendirmeye çalışıyorum.I was just trying to cheer you up.
Ben sizi bir şeyle suçlamıyorum.I'm not accusing you of anything.
Bu akşam sizin sunucunuz olacağım.I'll be your server this evening.
Adresi sizin için yazdım.I wrote down the address for you.
Tom'un sizi dinleyeceğinden eminim.I'm sure Tom will listen to you.
Sizin için bıçağınızı bileyeceğim.I'll sharpen your knife for you.
Sizi ofiste tekrar göreceğimI'll see you back at the office.
Tom sizi durdurmaya çalışırdı.Tom would've tried to stop you.
Birisi sizin için telefonda.Someone's on the phone for you.
Sizi utandırdıysam üzgünüm.I'm sorry if I embarrassed you.
Sizi rahatsız ettiğim için gerçekten üzgünüm.I'm really sorry to bother you.
Tom sizi asla incitmezdi.Tom would never have hurt you.
Ben sizin onda iyi olacağınıza eminim.I'm sure you'll be good at it.
Sizin itibarınız önde gelir.Your reputation precedes you.
Tom'un da sizi özlediğine eminim.I'm sure Tom misses you, too.
Ben sizin öğrencilerinizden değilim.I'm not one of your students.
Sizi polise vermeyeceğim.I'm not going to turn you in.
Sizi affetmeyeceğim.I'm not going to forgive you.
Sizi Tom'a götüreceğim.I'm going to take you to Tom.
Sizin öğretmeniniz olacağım.I'm going to be your teacher.
Onu sizin ofisinize getireceğim.I'll bring it to your office.
Tom sizi ağlattı, değil mi?Tom made you cry, didn't he?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod