Bana ihtiyaçlarınızı söyleyin size fiyatımı söyleyeceğim.Tell me your needs and I'll tell you my price.
O size hayatınıza mal olacak.That'll cost you your life.
Yeni bir yaşamım hakkındaki her şeyi size anlatmak istiyorum.I want to tell you all about my new life.
Bu size benzersiz bir bakış açısı kazandırır.It gives you a unique perspective.
Size ne dendiğini anladığınızı sanmıyorum.I don't think you realize what you're saying.
Kesinlikle size bir içki ısmarlamam gerekiyor.I should certainly buy you a drink.
Tom'u görmenin ne kadar iyi bir şey olduğunu size anlatamam.I can't tell you how good it is to see Tom.
Bittiğinde size bildireceğim.I'll let you know when it's over.
Onun kim olduğunu size söyleyemezdim.I couldn't tell you who that was.
Size yaklaşık on dakika veriyoruz.We're giving you about ten minutes.
Tom ve ben hayatımızı size borçluyuz.Tom and I owe you our lives.
Ben size bu tür şeyler sormak zorunda kaldığımız için üzgünüm.I'm sorry we have to ask you such things.
Bütün bunları niye size anlatıyorum bilmiyorum.I don't know why I'm telling you all this.
Size bir dizi soru soracağım.I'm going to ask you a series of questions.
Tom birazdan size katılacak.Tom will join you in a moment.
Size öğretecek çok şeyim var.I have so much to teach you.
Bunun size mantıklı gelip gelmediğine bakın.See if this makes sense to you.
Size bildiğim her şeyi anlattım.I told you everything I knew.
Size ve mürettebatınıza başsağlığı diliyorum.My condolences to you and your crew.
Size izin vermezsem ne yapacaksınız?What'll you do if I don't give you my permission?
Size ne kadar ödüyorum?How much am I paying you?
Size nasıl teşekkür ederim?How do I thank you?
Size sordum mu?Did I ask you?
Bu size tuhaf görünüyor mu?Does that seem strange to you?
Tom size bir kadının adı gibi görünüyor mu?Does Tom sound like a woman's name to you?
Size barda eşlik edeceğiz.We'll see you at the pub.
Sanırım size yalan söylendi.I think you've been lied to.
Tom'a sorarsanız, o size yardım eder.If you ask Tom, he'll help.
Şimdiye kadar neye sahip olduğumu size göstereceğim.I'll show you what I've got so far.
Bizim için yaptığınız her şey için size teşekkür ederim.Thank you for all you've done for us.
Gelin ve size sürpriz yapmamıza izin verin.Come and let us surprise you.
Tom size öğüt verebilir.Tom can advise you.
Ben kesinlikle size yardım etmeyi umursamıyorum.I certainly don't mind helping you.
Size öğreteceğim.I'll teach you.
Size vermem gereken bir şey var.There's something I need to give to you.
Bu size olabilir.It might happen to you.
Size buluşumu göstermeme izin verin.Allow me to demonstrate my invention to you.
Kimse size yardım etmeyecek.Nobody will help you.
Tom size eşlik edecek.Tom will keep you company.
Bunu size daha önce söylemedim mi?Haven't I told you this before?
Yarın sabah size güvenebilir miyim?Can I count on you tomorrow morning?
Bunu size okumamı ister misiniz?Would you like me to read it to you?
Neden size yardımcı olmalıyım?Why should we help you?
Ben zaten size her şeyi anlatmadım mı?Haven't I told you everything already?
Lütfen size en iyi görüneni yapın.Please do whatever seems best to you.
Okuyucularınız size teşekkür edecektir.Your readers will thank you.
Yardımınız için size şimdiden teşekkür ederim.I thank you in advance for your assistance.
Yarın size ders veremeyeceğim.I will not be able to give you a lesson tomorrow.
Hiç kimse size itaat etmeyecek.No one will obey you.
Onun size kaldığını söylüyorlar.They say it's up to you.
Belki size katılmalıyım.Maybe I should join you.
Herkes size inandı.Everyone believed in you.
Size bir kadeh şarap getirmemi ister misiniz?Would you like me to get you a glass of wine?
Tom da size yardım edebilir.Tom can help you, too.
İşte Tom'dan size bir mektup.Here's a letter to you from Tom.
Bugün size ne alabilirim?What can I get you today?
Bugün size nasıl yardım edebilirim?How can I help you today?
Size nasıl yardım edebilirim, beyefendi?How can I help you, sir?
Belki size yardım edebilirim.Maybe I can help you out.
Size yardım edebilirdim.I could've helped you out.