Ben fişinizi yazarken siz de lütfen bekleyin/iz.Please wait a moment while I write out your receipt.
Birisi sizi arıyor.Someone is calling you.
Sigara içmemin sizce bir sakıncası var mı?Would you mind if I smoked?
Nereye giderseniz gidin, sizi takip edeceğim.No matter where you go, I'll follow you.
Size bir taksi çağırmamı ister misiniz?Would you like me to get you a cab?
Size bir taksi çağıracağım.I'll call you a taxi.
Kameranızı takside bırakmanız sizin dikkatsizliğinizdi.It was careless of you to leave your camera in the taxi.
Şemsiyenizi takside bırakmanız sizin dikkatsizliğinizdi.It was careless of you to leave your umbrella in the taxi.
Şehir merkezinde buluşabiliriz. Bu sizin için uygun olur mu?We could meet downtown. Would that be convenient for you?
Böyle aptalca bir şey yaparsanız, insanlar size güler.If you do such a foolish thing, people will laugh at you.
Çok hızlı yürümeyin. Size yetişemiyorum.Don't walk so fast. I can't keep up with you.
Siz böyle bir şeyi söylememelisiniz.You ought not to say such a thing.
Ona inanmak sizin saflığınızdandır.It's naive of you to believe that.
Onlar sizin sandalyeleriniz değil.Those are not your chairs.
O sizin mi?Is it yours?
O sizin sorumluluğunuzdadır.That's your responsibility.
Bu size kalmış.It is up to you.
Tamamen size kalmış.It's all up to you.
Sizinle bir ilgisi yok.It has nothing to do with you.
O sizin bıçağınız değil.That is not your knife.
Şimdi sizi müzikle eğlendireyim.Now let me entertain you with music.
O halde, ben sizin bugün gelmeniz gerektiğini düşünüyorum.In that case, I think you should come in today.
Karar verildiğinde size bildireceğim.I'll let you know when it has been decided.
Problemin benden daha fazla sizinle ilgisi var.The problem has more to do with you than with me.
Bu konuda sizinle aynı fikirde değilim.I disagree with you on the matter.
Elbise size olur.The dress becomes you.
Elbise size uyar.The dress becomes you.
O giysiler size iyi gider.Those clothes suit you well.
Oda şimdi sizin için hazırdır.The room is now ready for you.
O bakımdan benim görüşüm sizinkinden farklıdır.In that respect, my opinion differs from yours.
Bu bağlamda, ben tamamen sizinle aynı fikirdeyim.In that respect, I agree with you completely.
Kuşlar o kadar evcil ki onlar sizin elinizden yiyecekler.The birds are so tame they will eat from your hand.
O mavi elbise size çok iyi uyuyor.That blue dress suits you very well.
Bu sözlük sizin için çok yardımcı olacaktır.This dictionary will be of great help to you.
Görevi bitirmek size kalmış.It is up to you to finish the task.
Bu iş için başvuruda bulunmak size kalmış.It is up to you to apply for the job.
Köpek size zarar vermeyecek.The dog will not harm you.
Bu konuda size katılmıyorum.I don't agree with you on the matter.
Konu hakkında sizinle özel olarak konuşabilir miyim?May I talk with you in private about the matter?
O tür sözler size yakışmıyor.That kind of remark does not befit you.
Sizin kravatınız iyi görünüyor.Your tie looks good.
Elbise size çok iyi oldu.The dress suits you very well.
Elbise size çok iyi uyuyor.The dress suits you very well.
Bu konuda karar vermek size kalmış.It's up to you to decide the matter.
Bu konuda sizinle aynı fikirdeyim.I agree with you about that.
Paranın hiçbiri sizin değil.None of the money is yours.
CD'yi almak size on dolara mal olacak.It will cost you 10 dollars to buy the CD.
Sizin Cadılar Bayramı ve Şükran Gününüz var.You have Halloween and Thanksgiving Day.
Ben sizi oraya götüreceğim.I'll take you there.
Sizin düşüncenize katılamadığım yer orası.That's where I can't agree with you.
Sizinle çalışmak istiyoruz.We would love to work with you.
Sizi şeker için rahatsız edebilir miyim?May I trouble you for the sugar?
Affedersiniz, bana birkaç dakika ayırabilir misiniz? Sizden bir ricam var.Excuse me, could you spare me a few minutes? I have a favor to ask you.
Ben hepsini size borçluyum.I owe it all to you.
Her şey sizin kararınıza bağlı.Everything depends upon your decision.
Daha önce size anlattığım gibi, bu da işinizin bir parçası.This is also part of your work, as I told you before.
Kısa sürede sizden haber almayı umuyorum.I hope to hear from you soon.
Ben kısa sürede size tekrar yazacağım.I will write you back soon.
Sizin için bununla ilgileneceğiz.We will take care of this for you.
Yakında size yazacağım.I will write to you soon.