Ben sizin düğününüzdeydim.I was at your wedding.
Çocuklar sizi yıpratır.Children wear you out.
Siz ikiniz meşgul olmalısınız.You two must be busy.
Siz üçünüz mutlu görünüyorsunuz.You three look happy.
Tom sizi koruyacak.Tom will protect you.
Bunlar sizin için değil.These aren't for you.
Daha öncesi için size teşekkür ederim.Thank you for before.
Siz lobide misiniz?Are you in the lobby?
Siz ikiniz çok şirinsiniz.You two are so cute.
Tom sizin yüzüğünüzü çaldı.Tom stole your ring.
Siz ikiniz arkadaş mısınız?Are you two friends?
Siz insanlar çılgınsınız.You people are mad.
Siz arkadaşlar neredesiniz?Where are you guys?
Bu sizin kamyonunuzda.It's in your truck.
Size iyi eğlenceler çocuklar.Have fun, you guys.
Siz ikiniz aç mısınız?Are you two hungry?
Siz ikiniz meşgul görünüyorsunuz.You two look busy.
Siz ikiniz sessizsiniz.You two are quiet.
Siz ikiniz komiksiniz.You two are funny.
Siz arkadaşlar utanın.Shame on you guys.
Siz kimsiniz çocuklar?Who are you guys?
Bu sizin için değil.It's not for you.
Siz ikiniz tanıştınız mı?Have you two met?
Siz ikiniz meşgul müsünüz?Are you two busy?
Hadi, siz ikiniz.Come on, you two.
Siz bekleyin, çocuklar.Wait, you guys.
Bunun parası sizden.This is on you.
Bu sizin kaybınız.It's your loss.
Şimdi sizin sıranız.Now you do it.
Benimle konuşmayın çünkü artık sizinle konuşmuyorum.Don't talk to me because I'm no longer talking to you.
Onunla ilgili size yardımcı olabilir miyim?Can I help you with that?
Sizi uyandırmadım, değil mi?I didn't wake you, did I?
Siz beyler deli misiniz? Bu kadar soğukken neden vantilatörü açıyorsunuz?Are you guys crazy? Turning the fan on when it's this cold?
Hedefler sizin ne olacağınızı belirler.Goals determine what you are going to be.
Sizin için hafta nasıl gidiyor?How is the week going for you?
Siz ikiniz gizlice ne iş çeviriyorsunuz?What have you two been secretly up to?
Size yardımcı olabileceğim başka bir şey var mı?Is there anything else I can help you with?
Sizin sorununuz, bütün köpeklerin cana yakın olduğunu düşünmenizdir.Your problem is you think all dogs are friendly.
Siz ikiniz bir sorun yaşadınız gibi görünüyor.It sounds like you two had a problem yesterday.
Siz ikinizin Boston'da bir sorununuz var gibi gözüküyor.It sounds like you two had a problem in Boston.
Bu sizin için bir sorun olacak mı?Is that going to be a problem for you?
Siz ikinizin bir sorunu var gibi görünüyor.It sounds like you two had a problem.
Bu sorun hem sizin hem de bizim.This problem is both yours and ours.
Bu sizin sorununuz değil.That's not your problem.
O sizi rahatsız ediyorsa, onun gitmesini isteyeceğim.If she annoys you, I'm going to ask her to leave.
Bağırmaya gerek yok. Sizi duyabiliyorum.There's no need to shout. We can hear you.
Sizin kitabınızı okuyorum.I am reading your book.
Sizin hakkınızda konuşuyorum.I'm talking about you.
Onlar sizi görmekten memnun olacak, eminim.They will be glad to see you, I am sure.
Sizden biri içeriye gelsin ve sizden biri dışarıda beklesin.One of you come in and one of you wait outside.
Sizi duymak kolay.It's easy to hear you.
Siz hata yapacaksınız.You'll make a mistake.
Kaderim sizin ellerinizde değil.My fate isn't in your hands.
Bu size neyi hatırlatıyor?What does it remind you of?
Bu sizde neyi canlandırıyor?What does it remind you of?
Siz beyler ne düşünüyorsunuz?What do you guys think?
Ben sizin kadar ünlüyüm.I'm as famous as you.
Sizi nasıl daha mutlu yapabilirim?How can I make you happier?
Size özel bir haber bülteni getirmek için bu programı kesiyoruz.We interrupt this program to bring you a special news bulletin.
Şimdiye kadar bana kibar davranan tek kişi sizdiniz.You were the only person that was ever nice to me.