siz ile cümle

siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Siz tamircisiniz, değil mi?You're the repairmen, right?
Ben sizin kadar hızlı değilim.I am not as fast as you.
Sizi görmek için geldik.We came to see you.
Bu sizin kendi korumanız için.It's for your own protection.
Hava durumu hakkında sızlanmayı bırak.Stop complaining about the weather.
Bu araba size mi ait?Does this car belong to you?
Başkalarının ne düşündüğü sizin için önemli mi?Does it matter to you what other people think?
Allah'ın affettiği kuluna siz nasıl olur da acı çektirirsiniz?How can you hurt the servant that Allah has forgiven?
Sizin için bir sakıncası yoksa.If you don't mind.
Öyleyse siz de bu kursu takip etmeyi planlıyorsunuz.So you're planning to follow this course as well!
Siz çocukların yapacak daha iyi bir şeyi yok mu?Don't you guys have anything better to do?
Birinin çirkin olduğunu söylemek sizi daha güzel yapmaz.Saying someone is ugly doesn’t make you any prettier.
Bunun için sizi suçlamam.I don't blame you for this.
Bunun sizi memnun ettiğine memnun oldum.I'm glad it makes you happy.
Bir süredir sizinle temasta değildim.I haven't contacted you in a while.
Ben hazırım, ya siz?I'm ready. And you?
Beni arayacaksınız ama bulamayacaksınız. Ve benim bulunduğum yere siz gelemezsiniz.Ye shall seek me, and shall not find me; and where I am, thither ye cannot come.
Siz aşağıdansınız; Ben yukarıdanım. Siz bu dünyadansınız; Ben bu dünyadan değilim.You are from below; I am from above. You are of this world; I am not of this world.
Artık sizi eleştirmeyen bir kadın, artık sizi sevmeyen bir kadındır.A women who doesn't criticize you anymore is a women who doesn't love you anymore.
Sizi duymak zor değil.It isn't difficult to hear you.
Sizce en yetenekli kim?Who's the most talented, in your opinion?
Tom sizden biri mi?Is one of you Tom?
Benim burada sigara içmem sizi rahatsız ediyor mu?Does it disturb you for me to smoke here?
Artık sızlanmanı çekemem!I can't take your whining anymore!
Çok su içmek sizin sulu kalmanıza yardımcı olacaktır.Drinking plenty of water will help you stay hydrated.
Sizler nasılsınız?How are y'all?
Ben size rahatlık verebilirim.I can give you comfort.
Siz yokken beni kim koruyacak?Who will protect me while you are away?
Siz dünyadaki en güzel kadınsınız.You're the most beautiful woman in the world.
Bugün Tom'un sizin evinizde olduğunu biliyorum.I know that Tom was at your house today.
Tom artık sizin sorumluluğunuzda değil.Tom is no longer your responsibility.
Siz arkadaşlar eğlenceli bir şey yapmak ister misiniz?Do you guys want to do something fun?
Sizi aramızda görmekten mutluluk duyuyoruz.We're delighted to have you with us.
Siz ikiniz ne kadar süredir nişanlısınız?How long have you two been engaged?
Sizin otuz dakika neredeyse doldu.Your thirty minutes are almost up.
Sizin güvenilmez olduğunuzu sandık.We thought you were untrustworthy.
Siz biraz eğlenmek ister misiniz?Do you guys want to have some fun?
Siz ikiniz aşığa benziyorsunuz.You two look like you're in love.
Sizin öğleden sonra kestirmenizin zamanı.It's time for your afternoon nap.
Siz ikiniz birbirinden nefret ediyor gibi görünüyorsunuz.You two seem to hate each other.
Siz hoşça vakit geçirdiniz, değil mi?You had a good time, didn't you?
Tom sızıntıyı buldu ve onu tamir etti.Tom found the leak and fixed it.
Siz ikiniz birlikte çok mutlu görünüyorsunuz.You two look so happy together.
Siz hazır olduğunuzda biz hazırız.We're ready when you're ready.
Tom ve ben size yardımcı olmak için buradayız.Tom and I are here to help you.
Onlar sizin arkadaşlarınız, benim değil.They're your friends, not mine.
O bilgi için size teşekkür ederim.Thank you for that information.
Sizin ilaç zamanı.It's time for your medication.
Sizinle sohbet etmek güzeldi.It was nice chatting with you.
Siz otuz dakika geç kaldınız.You were thirty minutes late.
Klinikte size ihtiyaç var.You're needed in the clinic.
Siz insanlar inanılmazsınız.You people are unbelievable.
Siz yeni gelen öğretmen olmalısınız.You must be the new teacher.
Tom onun size bağlı olduğunu söyledi.Tom said that was up to you.
Tom sizin sorumluluğunuzda.Tom is your responsibility.
Bu sizin çantanız, değil mi?This is your bag, isn't it?
Siz Tom'un ebeveynleri olmalısınız.You must be Tom's parents.
O neden sizin takma adınız?Why is that your nickname?
Sizin avukatınızın ismi ne?What's your lawyer's name?
Sizin avukatınızın adı ne?What's your lawyer's name?

İlgili Sayfalar