siz ile cümle

siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Size eşlik edeceğim.I'll escort you.
Size rehberlik edeceğim.I'll guide you.
Size katılacağım.I'll join you.
Sizi destekliyorum.I'm supporting you.
Sızlanmaktan vazgeçin.Quit your whining.
Biri sizi izliyor.Somebody's watching you.
Sızlanmanı bırak.Stop your bellyaching.
Onun bir sızıntısı vardı.It has a leak.
Siz bir ikiz misin?Are you a twin?
Bir sızıntı var.There's a leak.
Ülkemiz her zaman sizinki ile dostça ilişkiler içinde oldu.Our country has always had friendly relations with yours.
Sizi ne durdurdu?What stopped you?
Kim size bildirdi?Who notified you?
Siz hatalıydınız.You were mistaken.
Size ödeme yapıldı.You've been paid.
Size söylendi.You've been told.
Sizin uçuşunuz iptal edildi.Your flight's canceled.
Siz ikiniz kaç yaşındasınız?How old are you both?
Sizin talimatlarınıza göre yaptım.I did it according to your instructions.
Saatlerdir sizi bekliyordum.I've been waiting for you for hours.
İnsanların sizden yararlanmasına izin vermeyin.Don't let people take advantage of you.
Bavul sizi rahatsız ediyor mu?Does this suitcase bother you?
O size kesin bir şey söyledi mi?Has he told you anything definite?
O hususta size katılıyorum.I agree with you on that point.
Sizin gibi düşünüyorum.I think the same as you.
Bir şey hakkında size danışmak istiyorum.I want to consult you about something.
Şu su borusu sızdırır.That water pipe leaks.
Endişelenmeyin. Sizde bir sorun yok.Don't worry. There's nothing wrong with you.
Onun size yararı olmayacak.It won't help you.
Tom sizi seçti.Tom has chosen you.
Tom da şizofrenik.Tom is also schizophrenic.
Tom sizi bekliyor.Tom is expecting you.
Siz arkadaşlar anlamıyorsunuz.You folks don't understand.
Bana sızlanmaya gelme.Don't come whining to me.
Bunun sizi durdurmasına izin vermeyin.Don't let it stop you.
Sizi durdurmama müsaade etmeyin.Don't let me stop you.
Ben size mâni olmayayım.Don't let me stop you.
Bu sizi durdurmasın.Don't let that stop you.
Bu size mâni olmasın.Don't let that stop you.
Sizi durdurmamıza izin vermeyin.Don't let us stop you.
Biz size mâni olmayalım.Don't let us stop you.
Siz çocuklar takılmak istemez misiniz?Don't you guys hang out?
Siz ikiniz daha önce konuştunuz mu?Haven't you two already talked?
Sizi görmedim bile.I didn't even see you.
Sizi anlamadım bile.I didn't even see you.
Bu garip, sizce de öyle değil mi?It's strange, don't you think?
Size inanmadım.I didn't believe you.
Niçin size katılmıyorum?Why don't I join you?
Görünüşün sizi kandırmasına izin vermeyin.Don't let appearances fool you.
Bu size tuhaf görünmüyor muydu?Didn't that seem odd to you?
Sizden biri bir şey bilmiyor mu?Don't any of you know anything?
Siz ikiniz tartışmayı bırakmaz mısınız?Don't you two ever stop arguing?
Fiyatın sizi rahatsız etmesine izin vermeyin.Don't let the price bother you!
Sizin deli olduğunuzu söylemedim.I didn't say you were crazy.
Sanırım siz ikiniz birbirinizi tanıyorsunuz.I assume the two of you know each other.
Tom'un siz arkadaşlarla çalıştığını sanıyordum.I assumed Tom was working with you guys.
Sizi temin ederim ki sizi aldatmak niyetinde değildim.I assure you I didn't intend to deceive you.
Ben size garanti ederim bu gerçek şey.I assure you this is the real thing.
Sizi temin ederim ki bu bir şaka değil.I assure you this isn't a joke.
Tom'un oldukça iyi olduğuna sizi temin ederim.I assure you Tom is quite well.

İlgili Sayfalar