siz ile cümle
siz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Sizin üçünüzü yalnız bırakacağım.I'm going to leave the three of you alone.
Siz ikinizin birlikte yalnız olmak istediğiniz açık.It's obvious you two want to be alone together.
Neden sizin yardımınıza ihtiyacı olan başka birini bulmaya gitmiyorsun?Why don't you go find someone else who needs your help?
Neden siz önden gitmiyorsunuz?Why don't you go on ahead?
Siz arkadaşlar neden bir şey yapmıyorsunuz?Why don't you guys do something?
Siz arkadaşlar neden bana geri dönmüyorsunuz?Why don't you guys get back to me?
Siz çocuklar neden gidip öğrenmiyorsunuz?Why don't you guys go and find out?
Siz çocuklar neden gidip okula hazırlanmıyorsunuz?Why don't you guys go get ready for school?
Siz niye eve gitmiyorsunuz?Why don't you guys head on home?
Siz ikiniz neden temizlik yapmama yardım etmiyorsunuz?Why don't you two help me clean up?
Siz ikiniz neden oturmuyorsunuz?Why don't you two just sit down?
Siz ikiniz neden huzursuzluğunuzu bırakmıyorsunuz?Why don't you two stop your fussing?
Sizin eviniz benimkinden üç kat daha büyüktür.Your house is three times as big as mine.
Tom size yardım edecek.Tom will help you.
Tom size dava açacak.Tom will sue you.
Siz aptalsınız.You're fools.
Siz her zaman birliktesiniz.You're always together.
Siz sadece çocuksunuz.You're just children.
Siz sadece üzgünsünüz.You're just upset.
Siz çocuklar gibisiniz.You're like children.
Siz aile gibisiniz.You're like family.
Siz hoş arkadaşlarsınız.You're nice guys.
Siz Tom değilsiniz.You aren't Tom.
Siz pratikte ailesiniz.You're practically family.
Siz uzmansınız.You're the experts.
Siz ev sahiplerisiniz.You're the owners.
Bu sizin köpeğiniz mi?Is this your dog?
Siz ikiniz kaç yıldır evlisiniz?How many years have you two been married?
Tom size ihanet etti.Tom betrayed you.
Tom'un size ihtiyacı vardı.Tom needed you.
Tom sızlanmaya başladı.Tom started whining.
Siz ikiniz ne hakkında konuşuyordunuz?What were you two talking about?
"Siz ikiniz ne hakkında konuşuyordunuz?" "Hiçbir şey hakkında.""What were you two talking about?" "Nothing."
Siz ikiniz ne yapıyordunuz?What were you two doing?
Neyse siz ikiniz orada ne yapıyordunuz?What were you two doing there anyway?
Ben sadece size teşekkür ettiğimi söylemek istedim.I just wanted to say thank you.
Biz sizin komşularınız.We're your neighbors.
Sizin arkadaşlarınız.We're your friends.
Sizi koruyoruz.We're protecting you.
Size inanıyoruz.We believe you.
Sizi duyduk.We heard you.
Sizi tanıyoruz.We know you.
Sizi gördük.We saw you.
Size güvendik.We trusted you.
Sizi bulacağız.We'll find you.
Sizi takip edeceğiz.We'll follow you.
Size yardım edeceğiz.We'll help you.
Sizi özleyeceğiz.We'll miss you.
Sizi göreceğiz.We'll see you.
Sizi durduracağız.We'll stop you.
Sizi izleyeceğiz.We'll watch you.
Sizi özledik.We've missed you.
Ben, sen, o, biz, siz, onlar kişi zamirleridir.I, you, he, she, it, we, you, they are personal pronouns.
Tom size saygı duyuyor.Tom respects you.
Siz doktor musunuz?Are you doctors?
Siz kız kardeş misiniz?Are you sisters?
İşte sızıntı.Here's the leak.
Söylediğiniz her şey bir mahkemede size karşı kullanılabilir ve kullanılacaktır.Anything you say can and will be used against you in a court of law.
Bir avukata gücün yetmiyorsa, sizin için biri temin edilecek.If you cannot afford an attorney, one will be provided for you.
Size açıklanan her hakkı anlıyor musunuz?Do you understand each and every right that has been explained to you?