Sizinle bir şey konuşmak istiyordum.I wanted to talk to you about something.
Peki, siz bu gece ne yapmak istiyorsunuz?So, what do you guys want to do tonight?
Size bir diyagram çizmemi ister misiniz?Would you like me to draw you a diagram?
Tüm yapmak istediğim siz çocuklarla takılmak.All I want to do is hang out with you guys.
Sizin mevkiniz nedir?What's your status?
Sizi hatırlayacak bir şeyim olsun istiyorum.I want to have something to remember you by.
Eğer istiyorsanız size bir şans daha veririm.I'll give you another chance if you want it.
Yardım etmemi istemiyorsanız size yardım etmeyeceğim.I'm not going to help you if you don't want me to.
Öpmemi istemiyorsanız sizi öpmeyeceğim.I'm not going to kiss you if you don't want me to.
Sizi öldürmek istemiyorum.I don't want to kill you.
Sizi öldürmek istemem.I don't want to kill you.
Size tekrar teşekkür etmek istiyorum.I want to thank you again.
Siz arkadaşların Tom'la tanışmasını istiyorum.I want you guys to meet Tom.
Sizin için çalışmak istemiyorum.I don't want to work for you.
Sizin gibi şarkı söylemeyi öğrenmek istiyorum.I want to learn to sing like you.
Evden size göndermemizi istediğiniz bir şey var mı ?Is there anything you want us to send you from home?
Tom'un sizin ne kadar para kazandığınızı bilmesini gerçekten istiyor muyuz?Do we really want Tom to know how much money you make?
Ben sizin patlamış mısırınıza tereyağı istemediğinize inanamıyorum.I can't believe you don't want butter on your popcorn.
Yapmak istediğim son şey size herhangi bir soruna neden olmak.The last thing I want to do is cause you any problems.
Tom'un gerçekten sizin hakkınızda ne düşündüğünü bilmek istemiyor musun?Don't you want to know what Tom really thinks of you?
Çalışırken siz çocukları rahatsız etmek istemiyorum.I don't want to bother you guys while you're working.
Ben sizinle konuşurken ayağa kalkın!Stand up when I'm talking to you!
Önümüzdeki hafta size yazacağım.I will write to you next week.
Yapmak istediğim son şey size daha fazla acıya neden olmamdır.The last thing I want to do is cause you any more pain.
Sizi onu yapmanız için zorlayabilirim fakat gerçekten istemiyorum.I could force you to do that, but I don't really want to.
Siz ikinizin birbirinizle geçinmeye çalışmanızı istiyorum.I want the two of you to try to get along with each other.
Sanırım Tom siz arkadaşlarıyla iki gece peş peşe takılmak istemiyordu.I think Tom didn't want to hang out with you guys two nights in a row.
Bütün arkadaşlarınızın partinize gelmesini ve sizi kutlamasını istemiyor musunuz?Don't you want all your friends to come to your party and celebrate with you?
Hâlâ Tom ile olan ilişkiniz hakkında size sormak istediğim birçok sorum var.I still have a lot of questions I want to ask you about your relationship with Tom.
Siz arkadaşlar yazdığımı okumak ister misiniz?Do you guys want to read what I wrote?
Siz mutluydunuz.You were happy.
Sizi gördüğümüze memnunuz.We are happy to see you.
Siz ikiniz için çok mutluyum.I'm so happy for you two.
Sizin her ikiniz için de çok mutluyum.I'm so happy for you both.
Sizin için çok mutluyum, çocuklar.I'm so happy for you guys.
Ben bunu sizin için yaptığıma memnunum.I'm happy to do this for you.
Umarım siz ikiniz çok mutlusunuzdur.I hope you two are very happy.
Siz arkadaşlar için çok mutluyum.I'm really happy for you guys.
Sizin adınıza gerçekten sevindim arkadaşlar.I'm really happy for you guys.
Sizin gibi insanlar asla mutlu olamazlar.People like you are never happy.
Siz arkadaşlar için daha mutlu olamadım.I couldn't be happier for you guys.
Sizi nasıl mutlu edeceğimi bilmiyorum.I don't know how to make you happy.
Ben sizin ikinizin birlikte mutlu olacağını umarım.I hope you'll both be happy together.
Siz ikiniz birlikte çok mutlu görünüyordunuz.You two just looked so happy together.
Siz ikinizin birlikte çok mutlu olduğunu umuyorum.I hope you two are very happy together.
Sizin mutlu olup olmadığınızı bilmiyorum.I don't know whether you're happy or not.
Sizi gördüğüme ne kadar mutlu oldum bilemezsiniz.You don't know how happy I am to see you.
Siz arkadaşların burada çok mutlu olacağını düşünüyorum.I think you guys would be very happy here.
Umarım siz ikiniz Mary ve ben kadar mutlu olacaksınız.I hope you two will be as happy as Mary and me.
Siz arkadaşlar her zaman meşgulsünüz.You guys are always so busy.
İşiniz sizi oldukça meşgul ediyor olmalı.Your job must keep you pretty busy.
Siz arkadaşlar meşguldünüz, değil mi?You guys have been busy, haven't you?
Siz arkadaşlar gerçekten dikkatli olmalısınız.You guys need to be really careful.
Siz çocuklar futbol oynar mısınız?Do you guys play soccer?
Siz ne oynuyorsunuz?What are you guys playing?
Siz hepiniz hangi oyunu oynuyorsunuz?What game are you all playing?
Sizler aynı takımda mı oynuyorsunuz?Do you guys play on the same team?
Siz beyler ne tür müzik çalacaksınız?What kind of music will you guys be playing?
Interlingua sizin için sadece bir fantazi metafor kalacak mı?Will Interlingua remain just a fantasy metaphor for you?
Kataloglardan sipariş verme evden ayrılmanızı gerektirmeden size zaman para kazandırır.Ordering from catalogs saves you time and money without requiring you to leave the house.