Ana içeriğe geç
Sözlük

siyasal ile cümle

siyasal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Siyasal açıdan ortaya çıkan bu kötü duruma rağmen kültürel açıdan Danimarka altın çağını yaşıyordu.デンマークの敗戦と経済的混乱の一方で、文化的にはこの時代にデンマーク黄金時代が開花することとなった。
Siyasal iktidar, hükümetin üst düzeylerinde yoğunlaşır.私が思うに、あなたは政府による最大限の配慮を受けている。
Ancak ülkenin siyasal kadroları arasında tartışmalar sürmekteydi.政党間に体制論争がない。
Siyasal aktivizmin yanı sıra şiirlerini yayımlamaya odaklandı.ライター編集などをしながら、詩歌の活動に専念。
Diplomat bir ailede dünyaya gelmiş, hukuk eğitimine devam etmiş ve siyasal bilgiler diploması sahibi olmuştur.外交官の家庭に生まれ、法律を学び、政治学の学位を取得。
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.今度は警察の助けを借りず、独力で鎮圧することに成功した。
Yabancı dil olarak Fransızca'yı seçti ve kısa bir zamanda siyasal yaşamında yükselişe geçti.それを教養階級が真似をして、一時的にかなりの外来語がドイツ語に混入するようになった。
Olayın doruk noktası siyasal skandal olmuştur.世界的な政治スキャンダルとなった。
Nitekim Kürdistan terimi (Kürt terimiyle birlikte) siyasal olarak 20. yüzyıla kadar kullanılmamıştır.但しポリティカル・コレクトネスにより、20世紀後半以降はこの呼称は使われずforeignerとなる)。
Bu çağ esnasında Yunanistan'ın siyasal ve askeri gücü olan Atina, antik Yunan tiyatrosunun da merkeziydi.当时古希臘的政治和軍事中心雅典城同時也是古希臘戲劇的中心。
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.物质生活的生产方式制约着整个社会生活、政治生活和精神生活的过程。
4- Siyasal gerçekçilik, siyasal eylemin moral öneminin farkındadır.政治现实主义注意政治行为的道德意义。
Ancak, bu giriş siyasal açıdan önemli sorunlar da çıkarmamış değildir.不过这则报道没有引起显著的政治回响。
Roma'da günmüzdeki siyasal partilere benzer oluşumlar yoktu.當年羅馬沒有類似近代政黨的東西。
Mülkiye (Siyasal Bilgiler Fakültesi) mezunudur.卿有公輔之量,故以相與。
Bunun sonucunda ülke siyasal çatışmaya girdi.整个国家陷入政治危机。
Ashley Tyler Ciminella; 19 Nisan 1968), Amerikalı oyuncu ve siyasal eylemci.艾希莉·賈德(Ashley Judd,出生原名:Ashley Tyler Ciminella;1968年4月19日-)是一位美國女演員和政治行動家。
Siyasal analist Hasan Askeri de iki ülkenin yakın ilişkilerinin devam edeceğini belirtti.然而英苏使节的答复却是,两国的军队将继续向前挺进。
Bu itibarla, MÖ 287 ile MÖ 133 arasında önemli siyasal değişiklikler olmayacaktı.没有这样重要的改变在287-133BC发生。
Örneğin ekonomik kriz bir siyasal olaydır.經濟政策是個例子。
Siyasal istikrarsızlığın artması.政治體制不穩。
Bir süre sonra siyasal nedenlerle yurtdışına çıkmak zorunda kaldı.因為工作的緣故,有時候還會到國外出差。
Dinsel topluluğun içinde siyasal etkinin hiçbir işareti yoktur.澳门社会中并无严格意义上的政党存在。
Varılan mutabakat maddeleri şunlardı: Birleşik bir siyasal amaç geliştirmek için ortak bir komite kurulacak.使軍隊的運作標準化,建立一個一般性的共通方法來達成軍事任務。
Yalnızca siyasal durumu değil, kendi yurttaşlarını da eleştiriyor.不只是危及自身,又将危及父亲。
Cixous'un girişimi, yazıya siyasal bir stratejiye bağlı olarak yönelme hedefini taşımaktadır.此疆域上的URL将會被按照一套策略循环來访问。
Bu siyasal ve ekonomik kriz içinde 2 Kasım 2003 tarihinde parlamento seçimleri yapıldı.2003년 11월 2일로 예정된 국회의원 선거를 앞두고 정치 및 사회 경제적 위기가 절정에 이르렀다.
Mülkiye mektebini (Siyasal Bilgiler Fakültesi) bitirdi.그는 교육의 목적이 '지어지선(止於至善)'에 있다고 보았다.
Siyasal İslam: Refah Partisi'nin anatomisi.로널드 사이더: 나는 사실 낙관주의자이다.
Konusu hukukun siyasallaşmasının önlenmesidir.이 심판은 정치적인 함정이다.
Orada Cromwell’e boyun eğmiş ve her türlü siyasal çalışmadan kaçınmıştır.모토쓰네는 모든 정무를 방기한 채 버텼고 국정 운영까지 지체되는 사태가 벌어졌다.
Kent ve Siyasal Şiddet.로마 공화정과 정치 폭력
Federalist Parti veya İlk Hamiltonyan Parti ABD'de kurulan ilk siyasal partidir.המפלגה הפדרליסטית או המפלגה ההמילטונית הראשונה הייתה המפלגה הפוליטית הראשונה בארצות הברית.
Diğer siyasal bilimciler başka teşvik ediciler eklediler ve Riker ve Ordeshook’un varsayımlarını sorguladılar.מדענים אחרים הוסיפו מוטיבציות נוספות, וביקרו חלק מן המוטיבציות שהביאו רייקר ואורדשוק.
Alkolik olunduğu üzerine doğru bir suçlama siyasal rakipleri safdışı bırakmanın etkili bir yoluydu.האשמות נכונות על אלכוהוליזם הייתה דרך אפקטיבית להביך יריבים פוליטיים.
Bu yanlılıklar nedeniyle siyasal ve örgütsel bağlamlarda kötü kararlar alındığı görülmüştür.החלטות גרועות עקב הטיות כאלה נפוצות בהקשרים פוליטיים וארגוניים.
Giap bu üniversitede hem siyasal ekonomi ve hukuk eğitimi aldı.רופין למד גם באוניברסיטת האלה משפטים וכלכלה.
Daha sonra siyasal önemini biraz yitirdi.בתקופה המוסלמית איבדה מעט את חשיבותה.
Bu kavramın muhtevası ve kullanılış tarzı da siyasal ve kültürel çevrece belirlenir.התפיסה והמשמעות של המילה "פשרה" היא תלוית תרבות וסביבה.
Türkiye'nin Siyasal Andlaşmaları.פוליטיקה של הודו חלוקת הודו
1860-1870’ncı yıllarda Tyutçev’in eserlerinde siyasal şiirler ekseriyetî teşkil eder.ב-1860–1870 רווחים בשירתו של טיוטצ'ב המוטיבים הפוליטיים.
Bu dönemde Hunlar Bizans'a karşı siyasal üstünlük sağlamıştır.כיום, כמו גם בעבר, אשנטים ממשיכים לתרום משמעותית לכלכלה בגאנה.
Aspasia'nın Perikles ile olan ilişkisi ve buna bağlı siyasal nüfuzu tepki uyandırmıştır.יחסיה של אספאסיה עם פריקלס והשפעתה הפוליטית עליו עוררו תגובות רבות.
Buna paralel Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nde doçent olarak görev almıştır.בשל כן נרשמה למכון הפוליטכני בפריז בשם בדוי.
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.לא היה לו עניין בפוליטיקה של ארצו, והוא העדיף לנהל את נכסיו בעזרת באי-כוחו.
Doçent olduğu yıl olan 1968'de CHP'ye girerek siyasal yaşama atıldı.בשנת 1968 נכנס פאפון לחיים הפוליטיים.
Roma'da günmüzdeki siyasal partilere benzer oluşumlar yoktu.בתקופה זו לא היו מאבקים פוליטיים חריפים בין הקבוצות החברתיות ברומא.
Terimin destekçileri siyasi mahkûmları siyasal faaliyetlerden dolayı hapsedilen biri olarak tanımlarlar.פעילי זכויות אדם טענו שהמעצרים נבעו ממניעים פוליטיים.
Savaştan sonra siyasal yaşamdan uzaklaştı.След войните се оттегля от обществения живот.
Örneğin ekonomik kriz bir siyasal olaydır.Икономическият упадък довежда до политическа криза.
Bu sözleşme, toplumsal ve siyasal sistemleri gözönüne alınmaksızın tüm öteki devletlere açıktır.Разпространен е във всички страни, независимо от тяхната социална и политическа система.
Türkiye'de Siyasal Partiler.Парламентарни избори в Турция.
Kitle iletişim örneğinde Marksist siyasal ekonomi üzerine birtartışma.Тя е изнамерила нещо непостижимо за марксовата политическа икономия.
Bu yeni açık siyasal topluluk Komünist Birlik olarak isimlendirildi.Това ново и по-добро общество се нарича социалистическо общество.
Bunun sonucu olarak da ilkbahara doğru birçok yeni siyasal parti ortaya çıktı.Много нови социални тенденции произтичат от този фестивал.
Siyasal Bilgiler Okulu ve Hukuk Fakültesi'ni bitirmiştir.Завършва политически науки и икономика, а също и право.
Siyasal partilere izin verilmedi.Политическите партии са забранени.
Bütün yurttaşların siyasal haklara sahip olmasını sağladı.На гражданите му са дадени граждански права.
Bu kral-rahipler dinsel ve siyasal işleri yürütürlerdi.Местните свещеници са извършвали административна и учебна дейност.
Böylece uluslararası politikada yumuşama bir siyasal amaç biçimine dönüşmektedir.Договорът се превръща в политическа изненада за другите страни.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod