Polis köpekleri Birmingham, Alabama'da siyahi kadınları, çocukları bebekleri ısırırken경찰 견 흑인 여성 및 흑인 어린이 흑인 아기를 물고 했다 때 버밍엄, 알라바 마,
Robert Meyerhoff, "Neden TV'de siyahilerle ilgili olup basketbolla ilgili olmayan hiçbir şey pozitif değil?Robert a spus: "De ce tot ce se dă la TV despre tinerii negri, dacă nu e vorba despre baschet, nu e pozitiv?
Robert Meyerhoff, "Neden TV'de siyahilerle ilgili olup basketbolla ilgili olmayan hiçbir şey pozitif değil?로버트 마이어호프는, "왜 TV에 나오는 흑인 아이들은 농구가 아니면 긍정적인게 없는거죠?
Robert Meyerhoff, "Neden TV'de siyahilerle ilgili olup basketbolla ilgili olmayan hiçbir şey pozitif değil?"Warum ist alles, was ich im Fernsehen über schwarze Jungs sehe, nicht positiv, außer es geht um Basketball?
Robert Meyerhoff, "Neden TV'de siyahilerle ilgili olup basketbolla ilgili olmayan hiçbir şey pozitif değil?話題はバスケットボール以外は 悪いことばかりだ 私はそれを変えたい 何か有益なことをしたい」と言いました
Sayın Elijah Mohammed, bugüne kadar Amerika'daki tüm siyahi adamlardan daha fazla iş kurmuştur."Der ehrenwerte Elijah Muhammed hat mehr Betriebe gegründet als jeder schwarze in Amerika.
Siyahi insanların ilk insanlar olduğunu, Tanrı'nın da siyahi olduğunu ve Allah adıyla çağrıldığını söylediler.원래 사람들이 검은 사람들이 르 친 종교, 하나님은 검정 및 알라를 불렀다.
Siyahi insanların ilk insanlar olduğunu, Tanrı'nın da siyahi olduğunu ve Allah adıyla çağrıldığını söylediler.دين علم الناس السود أنهم هم الناس الأصليين، أن الرب أسود و اسمه الله.
Siyahi kadınların kilise şapkalarıyla çekildikleri cazibeli fotoğraflardan oluşan"왕관들"이라는 멋진 책이 있습니다.
Siyahi kadınların kilise şapkalarıyla çekildikleri cazibeli fotoğraflardan oluşanИма страхотна книга, със заглавие "Корони"
Siyahi kadınların kilise şapkalarıyla çekildikleri cazibeli fotoğraflardan oluşanיש ספר נפלא בשם "כתרים"
Siyahi kadınların kilise şapkalarıyla çekildikleri cazibeli fotoğraflardan oluşanهناك كتاب جميل يدعى "التيجان"
Siyahi kadınların kilise şapkalarıyla çekildikleri cazibeli fotoğraflardan oluşan黒人女性が教会へ行くときに かぶる帽子のグラマーな写真集です
Siyahiler geniş bir marddi refah okyanusunun ortasındaki yalnız yoksulluk adasında yaşıyorlardı.흑인들은 물질적 퓽요의 거대한 바다에 한가운데 외로운 빈곤한 섬에 살고 있습니다
Siyahiler geniş bir marddi refah okyanusunun ortasındaki yalnız yoksulluk adasında yaşıyorlardı.leben die Schwarzen auf einer einsamen Insel der Armut im Nebel eines großen Ozeans materiellen Wohlstands.
Siyahiler hala özgür değildi.I Negri non sono ancora liberi.
Siyahiler hala özgür değildi.흑인들은 아직도 자유롭지 않습니다
Siyahiler hala özgür değildi.les Noirs ne sont toujours pas libres.
Siyahilerin birleşmiş cephesini desteklemek için,흑인 연합된 전선을 지원 하기 위해 그의 노력에
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Čierni sú rovnako šťastní ako bieli.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Färgade människor är precis lika lyckliga som vita människor är.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.I neri sono felici quanto i bianchi.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.흑인들도 백인들만큼 행복합니다.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Les gens de couleur noire sont juste aussi heureux que le sont ceux de couleur blanche.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Murzyni są tak samo szczęśliwi jak biali ludzie.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Na ez viszont igen.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Negros y blancos son igualmente felices.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Người da đen cũng hạnh phúc hệt như người da trắng.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Oamenii de culoare sunt la fel de fericiţi ca şi cei albi.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Orang kulit hitam sama bahagianya dengan orang kulit putih.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Os negros são tão felizes como os brancos.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Schwarze Menschen sind genauso glücklich wie weiße Menschen.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Sorte mennesker er lige så lykkelige, som hvide er.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Zwarte mensen zijn even gelukkig als blanke mensen.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Οι μαύροι είναι το ίδιο ευτυχισμένοι με τους λευκούς.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Негры так же счастливы, как и белые.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Темношкірі люди такі ж щасливі як і білі.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Черните хора са също толкова щастливи, колкото и белите.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.אנשים שחורים שמחים כמו אנשים לבנים.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.ايضاً البشرة .. فسود البشرة لديهم نفس مستوى سعادة بيض البشرة
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.歳の差も
Siyahi Müslümanlar diye, adını hiç duymadığımız bir grubun varlığından ötürü şok olmuştuk!Es gab diese Organisation, "Die schwarzen Muslime", über die weiße New Yorker rein gar nichts wussten.
Siyahi Müslümanlar diye, adını hiç duymadığımız bir grubun varlığından ötürü şok olmuştuk!-거기는이 조직, 검은 이슬람교도 대 한 화이트 뉴 요 커는 단순히 아무것도 알지!
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.Azt mondtam: "Tudom, tudom." (Nevetés) Azt felelte:
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.Eu disse "Eu sei, eu sei." (Risos) Ela disse: "Eles não querem, tipo, um homem negro zangado."
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.Hon sa: "De vill inte ha en sån där arg svart man."
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.Hun sagde, "De vil ikke have, altså, den vrede sorte mand."
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi."사람들은 화난 흑인 남자를 원하는게 아녜요."
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.Me dijo, "No quieren ver, bueno, al negro enojado".
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi."Non vogliono, come dire, il tipo nero arrabbiato."
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi."Nu vor un bărbat de culoare nervos."
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.Odvetila mi: "Nebudú tam chcieť nahnevaného černocha."
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.Ona powiedziała: "Nie polubią wkurzonego, czarnego faceta."
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.Sie sagte: "Sie wollen nicht den wütenden schwarzen Mann."
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.Vợ tôi lại nói, "Họ không muốn nghe những người da đen hay nổi nóng."
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.Zij: "Ze zitten niet te wachten op een boze zwarte man".
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.Και είπε, "Δεν θέλουν, ξέρεις, τον οργισμένο μαύρο".
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.Вона сказала: "Вони не хочуть сердитого чорного чоловіка".
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.Она сказала: "Им не понравится злой темнокожий мужчина".
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.(смях)