Sami 26 yaşında Müslüman olmuş bir siyahi Amerikalı.Sami is an African-American man who converted to Islam at age 26.
Tom siyah bir araba kullanıyor.Tom drives a black car.
Tom ve Mary'nin siyah bir köpeği var, değil mi?Tom and Mary have a black dog, don't they?
Geçen hafta giydiğim o siyah eteği bulmaya çalışıyorum.I'm trying to find that black skirt I wore last week.
Bu siyah çanta Tom'un mu?Is that black bag Tom's?
Tom siyah ayakkabı giyiyor.Tom is wearing black shoes.
Tom bir çift siyah bot giyiyor.Tom is wearing a pair of black boots.
Tom'un iki kedisi var. Biri beyaz, diğeri siyah.Tom has two cats. One's white and the other's black.
Judoda siyah kuşak sahibiyim.I have a black belt in judo.
Judoda siyah kuşağım var.I have a black belt in judo.
Siyah bir bisikletim var.I have a black bicycle.
Siyah ayakkabılar, takım elbise ile çok iyi gitti.The black shoes matched the suit very well.
Tom'a o siyah gözü veren kişi benim.I'm the one who gave Tom that black eye.
Sami siyah kızlarla çıkıyordu.Sami dated black girls.
Bu muz neredeyse tamamen siyah.This banana is almost completely black.
Bir siyah bira alabilir miyim?Could I have a dark beer?
Tom dün siyah bir takım elbise giyiyordu.Tom was wearing a black suit yesterday.
Sami siyah pantolon ve gri bir kapşonlu svetşört giymişti.Sami was dressed in black pants and a gray hoodie.
Siyah beyaz yazılmış.It's written in black and white.
Mary hep küçük siyah bavuluyla yolculuk eder.Mary always travels with her small black suitcase.
Sami'nin büyük siyah bir gözü vardı.Sami had a big black eye.
Hiç siyahtan başka bir renk giymez misin?Don't you ever wear any color other than black?
Bütün Asyalıların siyah saçları var mı?Do all Asians have black hair?
Tom'un siyah bir Mustang'i var.Tom drives a black Mustang.
Tom siyah bir Mustang kullanıyor.Tom drives a black Mustang.
Tom'un kedisi siyah mı?Is Tom's cat black?
Tom'un siyah bir arabası var mı?Does Tom have a black car?
Tom’un üç sene önce siyah bir arabası vardı.Tom had a black car three years ago.
İki kedim var. Biri siyah, diğeri beyaz.I have two cats. One is black and the other is white.
Biri siyah, biri beyaz iki kedim var.I have two cats. One is black and the other is white.
İki kedim var; biri siyah, biri beyaz.I have two cats, a black one and a white one.
Hiçbir şey siyah beyaz değildir.Things are never black and white.
İşler hiçbir zaman siyah beyaz değildir.Things are never black and white.
Siyah olmak suç değildir.Being black is not a crime.
Ali siyah çay içti.Ali drank black tea.
İslam'da beyazın siyaha üstünlüğü yoktur.According to Islamic principles, there is no superiority of whites over blacks.
Siyah bir kedi besliyor.He keeps a black cat.
Bu takım elbise siyah değil.This suit isn't black.
Kulübün renkleri mavi-siyah.The colors of the club are blue and black.
Cezayir'in güneyinde büyük bir siyahi nüfus vardır.Algeria has a large black population in the south.
Havada büyük siyah bir örümcek asılıydı.In the air hung a large black spider.
Mary eşarbını çıkardı ve siyah saçları tutam tutam dalgalandı.Mary swishes off her scarf, and waves and waves of black hair cascade down.
Siyah-beyaz çıktı renkliye göre daha ucuzdur.A monochrome print is less expensive than a colour print.
Siyah Meryem'i daha önce duydunuz mu?Have you ever heard of the Black Madonna?
Yerlilerin dişleri bile siyahtır.Even the natives' teeth are black.
Norveç'i temsil eden ilk siyah adam.He is the first ever black man to represent Norway.
Kırmızı ve siyah renklerde 1902 yılında kabul edildi.The red and black were adopted in 1902.
Bu gruplar sonradan Neri (Siyahlar) ve Bianchi (beyazlar) olarak adlandırılmıştır.They called Rosa (accordion) and Nando (fiddle) for that.
Beyaz ekran kontrastı seçeneği ve diğer erişilebilirlik seçenekleri üzerinde siyah renk vardı.It had a black on white screen contrast option and other accessibility options.
Uzaydan bakıldığında ise gökyüzü siyah ve güneş beyazdır.Viewed from space, however, the sky is black and the sun is white.
Cadbury'ye göre, kırmızı ve siyah en popüler renklerdir.According to Cadbury, red and black are the most popular colours.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.I wanted to insult those particular black people.
Coon, bu olay sırasında siyah bir Marilyn Manson t-shirt'ü giymekteydi.Coon was wearing a black Marilyn Manson T-shirt during the incident.
Siyah beyaz ekran nedeniyle, bu genellikle web’de gezinmenin en pratik yolu değildi.Due to the black and white screen, this was often not the most practical way of browsing the web.
(Kağıtın bu tipi yüzey gümüş ile ovalandığında ortaya çıkarılabilir, ki bir siyah işaret bırakır.)(This type of paper can be detected by rubbing the surface with silver, which leaves a black mark.)
2009 yılının sonlarında Mengoni, müzikal tarzını "siyahi/İngiliz" olarak belirledi.In late 2009 he defined his musical style as "British/black".
İşte bu nedenle Holocaust ile ilgili bir film siyah beyaz olmalı."That's why a film about the Holocaust has to be in black-and-white."
Bir "Parmak İzi Kimliği" versiyonu da açıklandı ancak sadece siyah renkte mevcut.A "Fingerprint ID" version was also announced but is only available in the color black.
1950'de Elsa Härlen şunu hatırladı: ...Yüzü şişmiş ve siyah ve mavi dayak yemişti.In 1950, Elsa Härlen recollected: ... His face was swollen and beaten black and blue.
Palm'ın IIIc gibi, Prism'ın renkli ekranı güneş ışığında neredeyse zifiri siyah oldu.Like Palm's IIIc, Prism's color screen turned nearly pitch black in sunlight.