O, kırmızı bir bluz ve siyah bir etek giymişti.She was clothed in a red blouse and a black skirt.
Saçımı siyaha boyuyorum.I'm dyeing my hair black.
Siyah olanı satın almak istiyorum.I want to buy a black one.
Parkta siyah saçlı güzel bir kız vardı.There was a pretty girl with black hair in the park.
Siyah saçlı güzel bir kız parktaydı.A pretty girl with black hair was in the park.
Her zaman siyah ve beyaz değildir.It's not always black and white.
Bu siyah ve beyaz değil.It's not black and white.
Siyah güzeldir.Black is beautiful.
Tom siyah kediyi gördüğünde ürperdi.Tom shivered when he saw the black cat.
Birçok insan kahvelerini şekerli siyah içer.Many people drink their coffee black with sugar.
Tom yıllardır saçını siyaha boyadı.Tom has dyed his hair black for years.
Kraliçe denizde yaklaşıyor gibi görünen siyah bir şey gördü.The queen saw something black on the sea, which seemed to be coming nearer.
O siyah evrak çantası senin mi?Is that black briefcase yours?
Siyah bir tavuk bile beyaz yumurtalar yumurtlar.Even a black hen lays white eggs.
Tom petrol istasyonuna doğru süren siyah bir kamyon gördü.Tom saw a black van driving toward the petrol station.
1983 yılında, Guion Bluford uzaya giden ilk siyah Amerikalı oldu.In 1983, Guion Bluford became the first black American to enter space.
Uzay neden siyahtır?Why is space black?
Mary'nin kıvırcık siyah saçı var.Mary has curly dark hair.
Dan siyah bir öğrenciye saldırdı.Dan attacked a black student.
Tom siyah bir kravat takıyor.Tom is wearing a black tie.
Onunla ilk karşılaştığımda Tom siyah bir şapka takıyordu.Tom was wearing a black hat when I first met him.
Tom siyah bir balıkçı kazağı giyiyordu.Tom was wearing a black turtleneck.
Ben bir mavi, bir kırmızı ve bir siyah kurşunkalem istiyorum.I want a blue, a red and a black pencil.
Tom siyah bir tişört ve tasarımcı pantolon giyiyordu.Tom was wearing a black T-shirt and designer jeans.
Tom siyah kot giydi.Tom wore black jeans.
Tom siyah kot ve beyaz t-shirt giyiyordu.Tom wore black jeans and a white T-shirt.
Tom şekersiz siyah kahve içer.Tom drinks black coffee without sugar.
Onun siyah bir köpeği var.She has a black puppy.
Koyun gözlerinin etrafında siyah halkaları olan beyaz bir koyun.The sheep is white with black rings around her eyes.
Bana iki siyah gömlek verin.Give me two black shirts.
Emolar siyah ruj sürerler.Emo people wear black lipstick.
Beyaz at siyah olandan daha uzun.The white horse is taller than the black one.
Şehir arabalar tarafından üretilen siyah dumanla kirletilmiş.The city is contaminated with that black smoke produced by engines with wheels.
Siyah üzümler beyaz olanlar kadar tatlı.The black grapes are as sweet as the white ones.
Siyah pantolon ile floresan sarı çoraplar giymek iyi bir görünüm değil.Wearing fluorescent yellow socks with black pants isn't a good look.
Siyah kedi hızlı koşar.The black cat runs fast.
Siyah kedi hızlı koşuyor.The black cat is running fast.
Siyah köpek, beyaz kediyi izliyor.The black dog sees the white cat.
Cümleyi favorilerinizden çıkarmak için siyah kalp butonuna basın.To remove a sentence from your list of favorites, click on the black heart icon.
Tom'un siyah bir köpeği var, değil mi?Tom has a black dog, doesn't he?
Bir bardak soğuk siyah çay istiyorum.I want a cup of cold black tea.
Tom sık sık siyah giyer.Tom often wears black.
Tom dün bir çift siyah elbise satın aldı.Tom bought a pair of black dress shoes yesterday.
Tom bir çift siyah deri ayakkabı satın aldı.Tom bought a pair of black leather shoes.
O siyah köpek, beyaz bir kediyi izliyor.That black dog sees a white cat.
O her zaman siyah renkli kıyafetler giyer.He always wears black clothes.
Tom her zaman siyah kıyafetler giyer.Tom always wears black clothes.
O siyah köpek, o beyaz kediye bakıyor.That black dog is looking at that white cat.
Siyah alaca sığır sürüsü İngiliz kırsalında bir tarlada otlar.A herd of friesian cattle graze in a field in British countryside.
Jackson'ların siyah beyaz bir TV seti var.The Jacksons have a black and white TV set.
O kırmızı bir gömlek ve siyah bir etek giydi.She wore a red shirt and a black skirt.
O küçük siyah bir köpeği var.She has a little black dog.
Siyah kutu aslında siyah değil.The black box is not actually black.
Yeşil çay mı yoksa siyah çay mı tercih edersin?Do you prefer green or black tea?
Tom genellikle siyah bir şapka giyer.Tom often wears a black hat.
Bütün öğrenciler siyah tişört giyiyordu.All the students were wearing black T-shirts.
Tom'un büyük siyah bir penisi var.Tom has a big black cock.
Tom'un siyah bir arabası vardı.Tom used to have a black car.
Ben siyahı tercih ederim.I prefer black.
O siyah beyaz bir fotoğraf.It's a black-and-white picture.