Piotr'un saçları siyahtır ama Lech'in saçları sarıdır.Piotr has black hair but Lech has blond hair.
Bizim iki kedimiz var - biri beyaz ve diğeri siyah.We've got two cats - one is white, and the other's black.
En çok sevdiğim elbise siyah olandır.The dress I like most is the black one.
Küçük siyah bir elbise olmadan bir kadının dolabı tam değildir.A woman's wardrobe isn't complete without a little black dress.
Tom siyah bir şapka giyiyordu.Tom was wearing a black hat.
Daha gençken Tom'un siyah saçı vardı.Tom had dark black hair when he was younger.
Tom siyah bir araba sürer, değil mi?Tom drives a black car, doesn't he?
Tom her zaman siyah giyer ya da bir diğer koyu renk.Tom always dresses in black or some other dark color.
Tom Mary'nin siyah göz hakkında hiçbir şey söylemedi.Tom said nothing about Mary's black eye.
Tom Mary'nin uzun siyah saçını seviyor.Tom likes Mary's long black hair.
Tom ve Mary siyah ve beyaz kadar farklı.Tom and Mary are as different as black and white.
Mary siyah elbise içinde iyi görünüyor.Mary looks good in a black dress.
Onun siyah bir gömleği var.He has a black shirt.
O tamamen siyahtı ve bu nedenle Tango the Black Cat deniliyordu.He was completely black and was therefore called Tango the Black Cat.
Kısa siyah saçlı küçük bir kız gördün mü?Have you seen a little girl with short black hair?
Siyah kediler kötü şanstır.Black cats are bad luck.
Bazı insanlar siyah kedilerin kötü şans getirdiklerine inanırlar.Some people believe that black cats bring bad luck.
Kedi siyah.The cat is black.
Bazı fotoğraflar siyah-beyaz basıldı.Some photos were printed in black and white.
Tom tamamen siyah giyinmişti.Tom was dressed all in black.
Kırmızı kemer onu siyah kıyafetini daha da iyi görünmesini sağlar.The red belt makes her black dress look even better.
Kırmızı kemer onun siyah elbisesine uyar.The red belt goes well with her black dress.
Tom küçük siyah defterine Mary'nin telefon numarasını yazdı.Tom wrote Mary's phone number in his little black book.
O siyah bir şapka takıyor.She's wearing a black hat.
Kuzgun, kömür gibi siyahtır.The raven is as black as coal.
Benimki siyah!Mine is black!
Napoleon Bonaparte siyah kedilerden korkardı.Napoleon Bonaparte was afraid of black cats.
Onun iki tane kedisi var, biri beyaz ve biri siyah.He's got two cats, one white and one black.
Tom'un siyah bir kedisi var.Tom has a black cat.
Kırmızı olanın yerine siyah bisikleti aldım.I bought the black bike instead of the red one.
Benim bir köpeğim var. Rengi siyah ve ismi Tiki.I have a dog. He is black and his name is Tiki.
Benim bir köpeğim var. O siyahtır ve onun adı Tikidir.I have a dog. He is black and his name is Tiki.
Siyah gözlerim var.I have black eyes.
Tom siyah bir araba kullanıyor, değil mi?Tom drives a black car, right?
Mavi bir tükenmez kalem, kırmızı ve siyah bir tükenmez kalem istiyorum.I want a blue pen, a red one and a black one.
Asyalılar genellikle siyah saça sahiptir.Asians generally have black hair.
Tom saçını siyaha boyadı.Tom dyed his hair black.
Hastanenin yanında siyah bir araba durdu.A black car stopped next to the hospital.
Sarı sandalyenin üzerinde uyuyan bir siyah kedi var.There's one black cat sleeping on the yellow chair.
Neden bu duvarı siyaha boyadın?Why did you paint this wall black?
Neden bu duvarı siyaha boyadınız?Why did you paint this wall black?
O araba o zaman siyah değildiyse onun rengi neydi?If that car wasn't black then what colour was it?
O siyah arabanın arkasına saklandı.He hid behind the black car.
Seks bir dövüş sanatı olsaydı, siyah kuşağım olurdu.If sex were a martial art, I would have a black belt.
Biraz bekleyin. Orada fazlasıyla siyah satranç taşı var.Hang on a minute. There's quite a few black chess pieces over there.
Bu resim siyah ve beyaz.The picture is in black and white.
Afrika'da beyaz biriyle siyah biri arasında hiçbir fark yok.In Africa, there is no difference between a white and a black.
Siyah kahve içer misin?Do you drink black coffee?
Amerikan filmlerinde, siyah adam her zaman ilk olarak ölür.In American movies, the black guy always dies first.
Şüpheli siyah bir erkek.The suspect is a black male.
Tom sağ bacağında siyah bir çürüğe sahip.Tom has a black bruise on his right leg.
Siyah bir gözüm var.I have a black eye.
Siyah çay ya da kahve ister misiniz?Would you like black tea or coffee?
Sadece siyah olduğum için mi beni seviyorsun?Do you love me just because I'm black?
"Siyah" sözcüğü zamanın azınlıklarının çoğunu temsil etti.The word "black" represented most of the minorities of the time.
Tom benim siyah erkek kedinin adıdır.Tom is the name of my black tomcat.
Mary siyah bir giysi giyiyordu.Mary was wearing a black robe.
Steve siyah boğazlı kazak giyiyor.Steve is wearing a black turtleneck.
Tiki adında siyah bir köpeğim var.I have a black dog named Tiki.
O saçını siyaha boyadı.He dyed his hair black.