O, siyah bir şapka giyiyordu.She was wearing a black hat.
Siyah bir şapka takıyordu.She was wearing a black hat.
Genelde ölümü siyahla bağdaştırırız.We often associate black with death.
Sık sık siyahı ölümle ilişkilendiririz.We often associate black with death.
Bizim iki kedimiz var, biri beyaz, diğeri siyahtır.We have two cats; one is white, and the other is black.
Bizim iki köpeğimiz var. Biri siyah ve diğeri beyaz.We have two dogs. One is black and the other is white.
Bacadan siyah duman çıktı.Black smoke came out of the chimney.
Bir karga, kömür kadar siyahtır.A crow is as black as coal.
Bazı Siyahiler daha radikal çözümler arıyor.Some Blacks seek more radical solutions.
Onunla tanıştığımda, Mary siyah bir kazak giyiyordu.Mary was wearing a black sweater when I met her.
Martin Luther King siyah bir papazın oğluydu.Martin Luther King, Jr., was the son of a black minister.
Tom siyah bir kedi besliyor.Tom keeps a black cat.
Siyah bir kedi masanın altındaydı.Under the table was a black cat.
Büyük siyah bir Amerikan savaş gemisiydi.It was a big black American warship.
O, siyah değil mi?Is it not black?
Dul kadın siyah giyinmişti.The widow was dressed in black.
Kitabın üzerinde siyah bir ceket vardı.There was a black jacket on the book.
Kedilerden biri siyah, diğeri kahverengi.One of the cats is black, the other is brown.
Ve küçük siyah tavşan bir daha asla üzgün görünmedi.And the little black rabbit never looked sad again.
Burada iki köpek var; biri beyaz, diğeri siyah.Here are two dogs; one is white and the other is black.
Kahveni nasıl seversin? Koyu ve siyah mı?How do you like your coffee? Strong and black?
Amerikan tarihinin ilk zamanlarında, siyahlar kölelik yaşadı.In the early days of American history, blacks lived in slavery.
Amerika'daki siyah insanlar daha önce "Bize özgürlük verin." diyordu.Black people in America once said, "Give us freedom".
O çocuk siyah saçlı.That boy has black hair.
Şu çocuğun saçı siyahtır.That boy's hair is black.
Şu siyah bulutlara bak.Look at those black clouds.
Tamamen siyah giyinmiş beyefendi kim?Who is the gentleman all dressed in black?
Şu siyah olan benim.That black one is mine.
O siyah çanta senin mi?Is that black bag yours?
Siyah kedileri sever misin?Do you like black cats?
İki köpeğim var. Biri beyaz; diğeri ise siyah.I have two dogs. One is white and the other black.
"Ben gerçekten yaparım, " küçük siyah tavşan cevap verdi."I really do," replied the little black rabbit.
Köpekler siyah ve beyaz olarak görür.Dogs see in black and white.
Köpekler, etrafı siyah - beyaz görür.Dogs see in black and white.
Bana siyah çay ve yeşil çay arasındaki farkı tanımlayabilir misin?Can you describe to me the difference between black tea and green tea?
Yüksek ağaç tepesinde yakalanmış siyah bir şapka var.There's a black hat caught in the high tree top.
O siyah pantolon ve güzel bir beyaz gömlek giyiyordu.He was wearing black trousers and a beautiful white shirt.
Siyah kumaş ışık emer.Black cloth absorbs light.
Siyah giyinmiş bir kadın gördüm.I saw a woman in black.
Siyah sana yakışıyor.Black becomes you.
Siyah bulutlar gökyüzünü kapladı.Black clouds spread over the sky.
Siyah bulutlar gelen gök gürültülü fırtınayı bildirdi.Black clouds announced the coming thunderstorm.
Siyah insanlara karşı hâlâ ciddi bir ırkçı nefret vardır.There is still serious racial hatred against black people.
Siyah insanlar otobüsün arkasında oturmak ya da doluysa ayakta durmak zorunda kaldılar.Black people had to sit in the back of the bus, or stand if the back was full.
Siyah insanlar pamuk tarlalarında çalışmak için zorlandılar.Black people were compelled to work in cotton fields.
Siyah ve beyaz bir köpek beni ısırdı.A black and white dog bit me.
Yazı Tahtaları her zaman siyah değildir.Blackboards are not always black.
Ayrılacak son kişi soluk yüzlü,düz siyah saçlı, uzun bir adamdı.The last to leave was a tall man, with a pale face and smooth, black hair.
Bir siyah ve bir beyaz köpeğim var.I have a black and a white dog.
Eve doğru koşan siyah bir kedi gördüm.I saw a black cat run into the house.
Benim bir kedim ve bir köpeğim var. Kedi siyah ve köpek beyazdır.I have a cat and a dog. The cat is black and the dog is white.
Onu siyah severim.I like it black.
Bir siyah ve bir beyaz ceketim var.I have a black and a white coat.
Bir siyah ve beyaz köpeğim var.I have a black and white dog.
Büyük bir siyah köpeğim var.I have a big black dog.
Ben kahverengi ayakkabıları istiyorum, siyah olanları değil.I want brown shoes, not black ones.
O neredeyse ayak bileklerine kadar uzanan uzun bir siyah ceket giyiyordu.He was wearing a long black coat that reached almost to his ankles.
Kömür her zaman siyah değildir.Coal is not always black.
Bir cenaze töreni için siyah giymek gelenekseldir.It is traditional to wear black to a funeral.
Çin ve Tibet dağlarında yaşayan siyah ve beyaz renkli ayılara "panda" denir.The black and white bears living in the mountains in China and Tibet are called 'pandas'.