Tom'un siyasi bir gündemi yoktur.Tom doesn't have a political agenda.
Tom'un siyasi bir ajandası var.Tom has a political agenda.
Tom'un siyasi bir gündemi var.Tom has a political agenda.
Sovyetler Birliği'nde, belki de sadece resmi veya siyasi fikirler vardı.In the Soviet Union, there were maybe only official or political ideas.
Asyalılar genellikle siyah saça sahiptir.Asians generally have black hair.
O, siyaset hakkında bir şey bilmez.He doesn't know anything about politics.
Tom saçını siyaha boyadı.Tom dyed his hair black.
Hastanenin yanında siyah bir araba durdu.A black car stopped next to the hospital.
Sarı sandalyenin üzerinde uyuyan bir siyah kedi var.There's one black cat sleeping on the yellow chair.
Neden bu duvarı siyaha boyadın?Why did you paint this wall black?
Neden bu duvarı siyaha boyadınız?Why did you paint this wall black?
O araba o zaman siyah değildiyse onun rengi neydi?If that car wasn't black then what colour was it?
O siyah arabanın arkasına saklandı.He hid behind the black car.
Seks bir dövüş sanatı olsaydı, siyah kuşağım olurdu.If sex were a martial art, I would have a black belt.
Biraz bekleyin. Orada fazlasıyla siyah satranç taşı var.Hang on a minute. There's quite a few black chess pieces over there.
Yani siz siyasetçisiniz, değil mi?So you're politicians, right?
Bu resim siyah ve beyaz.The picture is in black and white.
Afrika'da beyaz biriyle siyah biri arasında hiçbir fark yok.In Africa, there is no difference between a white and a black.
Siyah kahve içer misin?Do you drink black coffee?
Amerikan filmlerinde, siyah adam her zaman ilk olarak ölür.In American movies, the black guy always dies first.
Şüpheli siyah bir erkek.The suspect is a black male.
Tom sağ bacağında siyah bir çürüğe sahip.Tom has a black bruise on his right leg.
Siyah bir gözüm var.I have a black eye.
Siyah çay ya da kahve ister misiniz?Would you like black tea or coffee?
Sadece siyah olduğum için mi beni seviyorsun?Do you love me just because I'm black?
Tom benim siyah erkek kedinin adıdır.Tom is the name of my black tomcat.
Mary siyah bir giysi giyiyordu.Mary was wearing a black robe.
Steve siyah boğazlı kazak giyiyor.Steve is wearing a black turtleneck.
Tiki adında siyah bir köpeğim var.I have a black dog named Tiki.
O saçını siyaha boyadı.He dyed his hair black.
Siyasetçilere güvenmem.I don't trust politicians.
Siyah sana uyar.Black suits you.
Tom hiç siyah et yemez.Tom doesn't eat any dark meat.
Tom siyah et yemez.Tom doesn't eat dark meat.
Uyuşturucu savaşı, siyasi bir savaştır.The war on drugs is a political war.
Uzun boylu, uzun siyah saçlı güzel kadınları severim.I like tall, beautiful women with long black hair.
Ditatörün devrilmesi siyasi manzarayı alt üst edecek.Dictator's fall will upend political landscape.
Bir kara tahta, siyah olmak zorunda değildir.A blackboard doesn't have to be black.
Benim kahverengi gözlerim ve siyah saçım var.I have brown eyes and black hair.
Araban siyah mı?Is your car black?
Dünyada yeterli yiyecek vardır; insanlar siyaset yüzünden açlık çekiyorlar.There is enough food in the world; people are starving because of politics.
"Norman Finkelstein kimdir?" "O Amerikalı bir siyaset bilimcidir""Who is Norman Finkelstein?" "He is an American political scientist."
O siyanür.That's cyanide.
At siyah renkli mi?Is the horse black?
Bu kuğu siyahtır.This swan is black.
Ben karatede siyah kuşağım.I'm a black belt in karate.
Kahveyi siyah çaydan daha çok severim.I like coffee better than black tea.
Siyaset söz konusu olduğunda, o hala bir çocuk kadar masum.As far as politics is concerned, he's still as innocent as a child.
O siyah erkeklere cazip geliyor.She's attracted to black men.
O, siyaset hakkında konuşmayı sever.He loves talking about politics.
Onlar siyaset hakkında konuştular.They talked about politics.
Siyah bir araba sürerim.I drive a black car.
Siyasete girmeye karar verdim.I've decided to get into politics.
Siyasete ilgim yok.I have no interest in politics.
Siyah bir takım elbisem yok.I don't own a black suit.
Tom ve Mary her ikisi de siyah giyiyor.Tom and Mary are both wearing black.
Hem Tom hem de Mary siyah giyiyor.Tom and Mary are both wearing black.
Siyah bulutlar ortaya çıkmaya başladı.Black clouds began to come up.
Tom'un iki kedisi var. Birisi beyaz ve diğeri siyah.Tom has two cats. One is white and the other is black.
Kalem siyah.The pencil is black.