Ana içeriğe geç
Sözlük

siya ile cümle

siya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onun iki kedisi var biri beyaz biri siyah.She has two cats. One is white and one is black.
Biri beyaz diğeri siyah renkli olan iki tane kedisi var.He has got two cats, one is white, one is black.
Çimin üzerindeki siyah köpek güneşe maruz kaldı.The black dog on the grass was exposed to the sun.
Bu siyah pantolonlar ve bu kırmızı gömlekler ne kadar?How much do these black pants and red shirts cost?
Bu siyah pantolonların ve bu kırmızı gömleklerin fiyatı ne kadar?How much do these black pants and red shirts cost?
Bu araba siyah.This car is black.
Bu kedi siyah. Köpek de siyah mı?This cat is black. Is the dog, too?
Piotr'un saçları siyahtır ama Lech'in saçları sarıdır.Piotr has black hair but Lech has blond hair.
Bizim iki kedimiz var - biri beyaz ve diğeri siyah.We've got two cats - one is white, and the other's black.
En çok sevdiğim elbise siyah olandır.The dress I like most is the black one.
Küçük siyah bir elbise olmadan bir kadının dolabı tam değildir.A woman's wardrobe isn't complete without a little black dress.
Tom siyah bir şapka giyiyordu.Tom was wearing a black hat.
Daha gençken Tom'un siyah saçı vardı.Tom had dark black hair when he was younger.
Tom siyah bir araba sürer, değil mi?Tom drives a black car, doesn't he?
Tom her zaman siyah giyer ya da bir diğer koyu renk.Tom always dresses in black or some other dark color.
Tom Mary'nin siyah göz hakkında hiçbir şey söylemedi.Tom said nothing about Mary's black eye.
Tom Mary'nin uzun siyah saçını seviyor.Tom likes Mary's long black hair.
Tom ve Mary siyah ve beyaz kadar farklı.Tom and Mary are as different as black and white.
Mary siyah elbise içinde iyi görünüyor.Mary looks good in a black dress.
Onun siyah bir gömleği var.He has a black shirt.
Birçok siyasetçinin sus parasını kabul ettiğine inanılmaktadır.Many politicians are believed to accept hush money.
O tamamen siyahtı ve bu nedenle Tango the Black Cat deniliyordu.He was completely black and was therefore called Tango the Black Cat.
Fransa'da sol kanat siyaset için asla oy vermedim ve artık başlamayacağım.I have never voted for the left-wing politics in France and I'm not going to start now.
Kısa siyah saçlı küçük bir kız gördün mü?Have you seen a little girl with short black hair?
Tom siyasete girmek istedi.Tom wanted to go into politics.
Siyah kediler kötü şanstır.Black cats are bad luck.
Bazı insanlar siyah kedilerin kötü şans getirdiklerine inanırlar.Some people believe that black cats bring bad luck.
Kedi siyah.The cat is black.
Birçok Amerikalı için, iki partili siyasal sistem doğal görünüyor.To many Americans, a two-party political system seems natural.
Bazı fotoğraflar siyah-beyaz basıldı.Some photos were printed in black and white.
O büyük bir siyasetçi olarak kabul edilir.He's considered to be a great politician.
Ben onların siyasi konumunu paylaşıyorum.I share their political position.
Tom tamamen siyah giyinmişti.Tom was dressed all in black.
Zalim hükümetler sık ​​sık siyasi rakiplerini hapsederler.Tyrannical governments frequently imprison their political opponents.
Acımasız hükümetler sık ​​sık siyasi muhaliflerini cezaevine sokarlar.Tyrannical governments frequently put their political opponents in prison.
Siyasetten nefret ederim.I hate politics.
Amerikan siyasetini, özellikle başkanlık seçimi sırasında gözlemlemek ilginçtir.It's interesting to observe American politics, especially during a presidential election.
Kırmızı kemer onu siyah kıyafetini daha da iyi görünmesini sağlar.The red belt makes her black dress look even better.
Kırmızı kemer onun siyah elbisesine uyar.The red belt goes well with her black dress.
Tom küçük siyah defterine Mary'nin telefon numarasını yazdı.Tom wrote Mary's phone number in his little black book.
O siyah bir şapka takıyor.She's wearing a black hat.
Yeni bir dünya için yeni bir siyaset bilimine ihtiyacımız var.We need a new political science for a new world.
Kuzgun, kömür gibi siyahtır.The raven is as black as coal.
Biz bu siyasetçileri hak ediyoruz.We deserve these politicians.
Babası bir belediye başkanıydı ama o siyasetle ilgilenmek istemiyordu.His father was a mayor, but he didn't want to engage in politics.
Benimki siyah!Mine is black!
Napoleon Bonaparte siyah kedilerden korkardı.Napoleon Bonaparte was afraid of black cats.
Onun iki tane kedisi var, biri beyaz ve biri siyah.He's got two cats, one white and one black.
Tom'un siyah bir kedisi var.Tom has a black cat.
Siyam kedileri dışa dönük olarak bilinirler.Siamese cats are known to be extroverts.
Siyam kedilerinin dışa dönük olduğu bilinir.It is known that Siamese cats are extrovert.
Kırmızı olanın yerine siyah bisikleti aldım.I bought the black bike instead of the red one.
Siyaset kirlidir.Politics is dirty.
Benim bir köpeğim var. Rengi siyah ve ismi Tiki.I have a dog. He is black and his name is Tiki.
Benim bir köpeğim var. O siyahtır ve onun adı Tikidir.I have a dog. He is black and his name is Tiki.
Ekonomi, siyasete derinden bağlı.The economy is deeply connected to politics.
Siyah gözlerim var.I have black eyes.
Tom siyah bir araba kullanıyor, değil mi?Tom drives a black car, right?
Mavi bir tükenmez kalem, kırmızı ve siyah bir tükenmez kalem istiyorum.I want a blue pen, a red one and a black one.
Siyasi sistemimiz feodal gelenekler tarafından şekillendirilmişti.Our political system was shaped by feudal traditions.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod