Ana içeriğe geç
Sözlük

siya ile cümle

siya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece bazı sayılar sonsuzluğa gitmiyor ve bu sayılar siyah renkteler.So turns out that some numbers don't go to infinity and those numbers are in black.
Bu güncel siyasi harita günümüzde dünyada 200'den fazla ülke olduğunu gösteriyor.Contemporary political map shows that we have over 200 countries in the world today.
Ve işte, henüz çözemediğimiz temel problemlerden birisi: basit siyasi coğrafyamız.Well here is a fundamental problem we have not solved: our basic political geography.
Coğrafya siyaseti duygulardan son derece uzak bir disiplindir.Geopolitics is a very unsentimental discipline.
Üç tasarımda da gri ve siyahAll three designs feature grey and black
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.And finally, it's a rich lavender, and after a couple of thousand feet, it's ink black.
Cinsiyetlerin; siyasi, ekonomik ve sosyal eşitlikleri teorisidir.It is the theory of the political, economic, and social equality of the sexes.
Sadece, bir sihirbaz olduğumu düşünmüşler ve masaya güzel siyah bir örtü örtmüşler.They insist that because I was a magician, put a nice, black tablecloth on.
Tüm yapmamız gereken gazlı siyah erik suyuna bir şirketin neler yaptığına bakmamız.All we have to do is look at what one company did with carbonated prune juice.
Laboratuarda simüle ettiğimiz tümör angigenezini, buradaki siyah barda görebilirsiniz.Now in the lab, we can simulate tumor angiogenesis, represented here in a black bar.
O, kırmızı yanakları ile çok şişman bir kadındı ve keskin siyah gözleri.She was a stout woman, with very red cheeks and sharp black eyes.
Hindistan 'geliyordum duyunca siz de bir siyah olduğunu düşündüm. "When I heard you was comin' from India I thought you was a black too."
O siyah hersel.She doesn't hold with black hersel'."
"Tutmaz" Ben siyah şeyler nefret ediyorum, "dedi Mary."I hate black things," said Mary.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Mary thought his black dewdrop eyes gazed at her with great curiosity.
Çünkü o kadar siyah, onunla ilgili uçar bir 'atlama', İs adlı bulunuyorIt's named Soot because it's so black, an' it hops an' flies about with him everywhere."
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! no!" said Martha, sitting up on her heels among her black lead brushes.
"Onlar th hakkında tüm bilmek istedim içeri geldi th 'gemi hakkında' siyahlar '"They wanted to know all about th' blacks an' about th' ship you came in.
Hayır 'em siyah en çok merak ediyorum.No wonder most of 'em's black.
Siyasetçiler bir rol oynayabilir.I think politicians can play a role.
Amerikalı siyasi karikatüristThe American political cartoonist
O çok hoş, genç bir siyah kız.She's a very nice, young black girl.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.So he showed me some pictures of little cheeks with little black dots -- not very informative.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.These are crinoids, sponges, black corals. There're some more fishes.
Swartz'ýn siyasi faaliyetleri devam eder.[Narrator]
[SOPA öldü, ...] Ýnternet siyasetinde, hatta Amerikan siyasetinde tarihi bir haftadayýz.This is a historic week in internet politics--maybe American politics.
Bu, internetin siyasi anlamda yetiţkinliđe eriţtiđi gündü.This was the moment when the internet had grown up, politically.
Bir çok olay vardý. Siyasi sürece o kadar uyum sađlamýţtýki, engellemek mümkün deđildi.He's so attuned towards participating in the political process, you can't stop him.
Böylece " Eh belki evrensel bir süreç olarak yaşama dayalı bir siyatür oluşturmalıyız.So I said, "Well, perhaps we should construct a biosignature based on life as a universal process.
Bilim hakkında mı ya da siyaset hakkında mı yazıldığı pek önemli değil.It doesn't matter whether it writes about politics or about science.
Etik ve siyasi çalışmalarla sözlerimi bitirmeme izin verin.Let me just close with ethical and policy studies.
Siyasi görüşüne değil ama yaşam enerjisine hayranım.I'm not politically attracted to her, but through her life force,
Teknoloji, İran'a siyasi bir değişim getirmedi.Technology has not delivered political change in Iran.
Tabii, eğer ışık bile ondan kaçamıyorsa... ...elbet siyah olacaktır.Well, not even light can escape from it, so it will be black.
Hatta "en siyah şey" olacaktır.It will be black in the purest sense.
İşin aslına bakarsanız... ...burada gördüğünüz siyah şey, karadeliğin kendisi... ...değildir.And so just to be clear what's happening here, what you're seeing here as black, that is not...
Ancak bu siyah kürenin merkezinde... ...sonsuz yoğunlukta bir nokta vardır.But there's a point of infinite density at the center of this black sphere right here.
Bu gördüğünüz siyah küre ise... ...aslında olay ufkunun sınırlarıdır.And what you see as that black sphere that really is the boundary of the event horizon.
Ve 16mm'lık siyah ve beyaz film başka bir his yarattı ona.And the 16mm black-and-white film gave a different feel to it.
Bramblehurst tren istasyonu ve taşıma onun kalın eldivenli elini biraz siyah bölmeli çanta.Bramblehurst railway station, and carrying a little black portmanteau in his thickly gloved hand.
Peki o siyah.Well--he's black.
Sadece siyahlık.Just blackness.
Size şunu söyleyeyim, o benim şapka gibi siyah. "I tell you, he's as black as my hat."
Orada burada ve beyaz, siyah - yamalar.Black here and white there--in patches.
Bu siyah gözlük ile bana baktı. onun ve onun kol.Stared at me with those black goggles of his, and then at his sleeve." "Well?"
Yüzünün ortasında siyah bir boşluğu oldu.The centre of his face became a black cavity.
"Güvendeyiz," siyah sakallı dedi adam."You're safe," said the man with the black beard.
"Beş kartuşları, siyah sakallı" dedi adam."Five cartridges," said the man with the black beard.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.The dyed black hands are the father, while the blue and red hands are his sons.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.Of these six, the first one that we're going to talk about is in the black envelope you're holding.
Ama ben, şahsen, en azından siyah arka plan gibi bir çok daha iyi.But I, personally at least, like the black background a lot better.
Sadece siyasetçiler ve yasalarla ilgili değil.It's not just about politicians and laws.
Balonun görünümünü tanımlamak için bir örnek vermek gerekirse siyah noktacıklar insanlarNow just to give you some perspective of this balloon, the little black dots are people.
Saçta siyahın üstüne sarı renk sürülmüş, dudaklar kırmızı, göz kapakları yemyeşil.This yellow on top of the black for the hair, and the red for the lipstick, and the green eyeshadow.
Sanırım en cafcaflı yer de ruju- siyahın üstüne kırmızı.And then really the most glamorously garish - the red of the lips over the black.
Bir gün siyahi bir adamla toplumsal cinsiyet üzerine konuşuyorduk ve dedi kiI was once talking to a black man about gender and he said to me,
Kimileri "Niye siyah-beyaz?" diye sordu.Some people question, "Why is it in black and white?
Siyaset değişmiyor; kurumlar değişiyor.Politics is not changing; government is changing.
Konunuz sadece siyaset olacaksa, dans edecek başka birini arayacağım.If you guys want to talk politics, I need to find someone else to dance with.
Durun! ölmesini istemiyorsanız, kılıçları atın. Siyah inci ! off Siyah inci!If you don't want her die, drop your sword.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod