siya siya ile cümle

siya siya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Siyasetçi devlet memurlarının yolsuzluğunu kınayarak reformu ısrarla istedi.The politician pushed for reform by denouncing the corruption of the government officials.
O, siyah bir şapka giyiyordu.She was wearing a black hat.
Siyah bir şapka takıyordu.She was wearing a black hat.
Genelde ölümü siyahla bağdaştırırız.We often associate black with death.
Sık sık siyahı ölümle ilişkilendiririz.We often associate black with death.
Bizim iki kedimiz var, biri beyaz, diğeri siyahtır.We have two cats; one is white, and the other is black.
Bizim iki köpeğimiz var. Biri siyah ve diğeri beyaz.We have two dogs. One is black and the other is white.
Yolsuzluk yapan siyasetçiler kahrolsun.Down with corrupt politicians.
Bacadan siyah duman çıktı.Black smoke came out of the chimney.
Büyük Britanya artık dünya siyasetini kontrol etmiyor.Great Britain is no longer in control of world politics.
Bir karga, kömür kadar siyahtır.A crow is as black as coal.
Bazı Siyahiler daha radikal çözümler arıyor.Some Blacks seek more radical solutions.
Çoğunlukla anlamlı değişiklikler yapılırsa ben siyasi reformdan yanayım.In the main, I am in favor of political reform if meaningful changes are made.
Siyasetçilerimizin ahlakı bozuldu.The morals of our politicians have been corrupted.
Onunla tanıştığımda, Mary siyah bir kazak giyiyordu.Mary was wearing a black sweater when I met her.
Martin Luther King siyah bir papazın oğluydu.Martin Luther King, Jr., was the son of a black minister.
Bayan Brown, siyaset üzerine bir kitap yazdı.Mrs. Brown wrote a book on politics.
Tom siyah bir kedi besliyor.Tom keeps a black cat.
Siyah bir kedi masanın altındaydı.Under the table was a black cat.
Büyük siyah bir Amerikan savaş gemisiydi.It was a big black American warship.
O, siyah değil mi?Is it not black?
Dul kadın siyah giyinmişti.The widow was dressed in black.
Kitabın üzerinde siyah bir ceket vardı.There was a black jacket on the book.
Kedilerden biri siyah, diğeri kahverengi.One of the cats is black, the other is brown.
Organizasyon herhangi bir siyasi partiyle bağlantılı değildir.The organization is not connected with any political parties.
Oyun, siyasi dünya üzerine bir taşlamadır.The play is a satire on the political world.
Oyun, siyasi dünya üzerine bir hicivdir.The play is a satire on the political world.
Diyet üyesi siyasi katkı üzerine bir tasarı getirdi, ama o geçmedi.The member of the Diet brought in a bill on political contribution, but it didn't pass.
Ve küçük siyah tavşan bir daha asla üzgün görünmedi.And the little black rabbit never looked sad again.
Kadınlar bu ülkede siyaset konuşmazdı.Women didn't use to talk politics in this country.
Burada iki köpek var; biri beyaz, diğeri siyah.Here are two dogs; one is white and the other is black.
Kahveni nasıl seversin? Koyu ve siyah mı?How do you like your coffee? Strong and black?
Bir anlamda, böyle bir siyasi harekete bir devrim denilebilir.In a sense, such a political movement may be called a revolution.
Amerikan tarihinin ilk zamanlarında, siyahlar kölelik yaşadı.In the early days of American history, blacks lived in slavery.
Amerika'daki siyah insanlar daha önce "Bize özgürlük verin." diyordu.Black people in America once said, "Give us freedom".
O siyasetçi eski bir tilki.That politician is an old fox.
O çocuk siyah saçlı.That boy has black hair.
Şu çocuğun saçı siyahtır.That boy's hair is black.
Şu siyah bulutlara bak.Look at those black clouds.
Tamamen siyah giyinmiş beyefendi kim?Who is the gentleman all dressed in black?
Şu siyah olan benim.That black one is mine.
O siyah çanta senin mi?Is that black bag yours?
Siyah kedileri sever misin?Do you like black cats?
İki köpeğim var. Biri beyaz; diğeri ise siyah.I have two dogs. One is white and the other black.
"Ben gerçekten yaparım, " küçük siyah tavşan cevap verdi."I really do," replied the little black rabbit.
Köpekler siyah ve beyaz olarak görür.Dogs see in black and white.
Köpekler, etrafı siyah - beyaz görür.Dogs see in black and white.
Bana siyah çay ve yeşil çay arasındaki farkı tanımlayabilir misin?Can you describe to me the difference between black tea and green tea?
Konuşmacı siyasi dünyadaki yozlaşmayı ima etti.The speaker hinted at corruption in the political world.
Yüksek ağaç tepesinde yakalanmış siyah bir şapka var.There's a black hat caught in the high tree top.
O siyah pantolon ve güzel bir beyaz gömlek giyiyordu.He was wearing black trousers and a beautiful white shirt.
Siyah kumaş ışık emer.Black cloth absorbs light.
Siyah giyinmiş bir kadın gördüm.I saw a woman in black.
Siyah sana yakışıyor.Black becomes you.
Siyah bulutlar gökyüzünü kapladı.Black clouds spread over the sky.
Siyah bulutlar gelen gök gürültülü fırtınayı bildirdi.Black clouds announced the coming thunderstorm.
Siyah insanlara karşı hâlâ ciddi bir ırkçı nefret vardır.There is still serious racial hatred against black people.
Siyah insanlar otobüsün arkasında oturmak ya da doluysa ayakta durmak zorunda kaldılar.Black people had to sit in the back of the bus, or stand if the back was full.
Siyah insanlar pamuk tarlalarında çalışmak için zorlandılar.Black people were compelled to work in cotton fields.
Siyah ve beyaz bir köpek beni ısırdı.A black and white dog bit me.

İlgili Sayfalar