Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.Il s'agit du caractère aléatoire, désordonné, chaotique de certains systèmes.
Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.Je to nahodilost, neuspořádanost, chaotičnost některých systémů.
Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.Je to náhodnosť, neporiadok, chaotickosť niektorých systémov.
Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.Ketidakteraturan, kekacauan, kesemrawutan dari beberapa sistem.
Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.엔트로피는 어떤 시스템의 무질서, 불규칙성, 혼란성을 말합니다.
Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.Nó là tính ngẫu nhiên, tính lộn xộn, tính hỗn loạn của một số hệ thống.
Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.Reprezintă dezordinea, gradul de haos dintr-un sistem.
Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.To je naključje, nered, kaotičnost nekih sistemov.
Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.To losowość, nieuporządkowanie, chaos panujący w pewnych układach.
Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.Είναι η τυχαιότητα, η αταξία, το χάος σε κάποια συστήματα.
Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.Това е случайността, безпорядъка, хаотичността на някои системи.
Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.Это случайность, беспорядочность и хаотичность в некоторых системах.
Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.זוהי האקראיות, חוסר-הסדר, הערבוביה בכמה מערכות.
Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.إنها العشوائية، الإضطراب، الفوضوية في بعض الأنظمة.
Bazı sistemlerin rastgelelik, karmaşıklık, kaos hali.ボルツマンは方程式を作り-
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.Această muzică ce pare compusă, zic eu, pentru sistemele audio de pe automobil, sună perfect în maşină.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.A música que, eu diria, é composta para equipamentos de som de automóveis funciona perfeitamente neles.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.A zene, amire azt mondhatjuk, autók hangrendszerére írnak, tökéletesen működik azon.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.De muziek die, naar mijn mening, is geschreven voor stereo-installaties in de auto werkt er perfect op.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.Hudba, která je tvořena pro autorádia na nich zní dobře.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.이런 음악, 이렇게 말할수 있을것 같은데요, 자동차 사운드 시스템을 위해 만들어 진 음악은 그 안에서 또 완벽한 효과를 냅니다.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.La musica che, direi, è scritta per gli impianti audio automoblistici, funziona perfettamente dentro l'auto.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.La musique qui, je dirais, a été écrite pour des sonos de voiture, marche très bien dessus.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.Muzyka, która jak myślę jest pisana dla samochodów świetnie w nich brzmi.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.Thứ âm nhạc mà, tôi cho rằng, được viết cho hệ thống âm thanh trong xe ô tô thực sự rất hợp.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.Η μουσική που θα έλεγα ότι έχει γραφτεί για ηχοσυστήματα αυτοκινήτων, ακούγεται μια χαρά σ' αυτά.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.Музиката, която, бих казал, е написана за автомобилната звукова система, се слуша перфектно на нея.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.Музыка, которая, я бы сказал, написана для звуковой системы автомобиля и идеально в нем работает.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.Та музика, яка, я б сказав, написана під звукові системи авто, прекрасно вписується в обстановку.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.אפשר להגיד שהמוזיקה הנכתבת עבור מערכות הסאונד של כלי רכב, עובדת מצויין בתוכם.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.تلك الموسيقى التي في إعتقادي هي مكتوبة خصيصاً لأنظمة صوتيات السيارات، تتماشى كليةً معها.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.車向けに作られたと言いたい バッチリはまってますよね 家の中で聞きたいとは思わないかもしれないけど
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Abbiamo creato un intero sistema di valori e una realtà fisica per sostenere la stima di sè.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Am creat întregi sisteme de valori şi o realitate fizică pentru a susţine valoarea eului.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Criámos sistemas de valores e uma realidade física para apoiar o valor do eu.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Egész értékrendeket alakítottunk eszerint, és egy fizikális valóságot, ami az én értékét támasztja alá.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Hemos creado un sistema completo de valores y una realidad física que sostiene el valor del sí mismo.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Kita telah menciptakan seluruh sistem nilai dan realita fisik untuk mendukung nilai diri.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.우리는 전체적인 가치 시스템과 자신의 가치를 지원하기 위해 물리적인 현실을 창조했습니다.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Nous avons créé des systèmes de valeurs entiers et une réalité physique pour soutenir la valeur du moi.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Stworzyliśmy całe systemy wartości oraz fizyczną rzeczywistość, by potwierdzić własną wartość.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Vi har skapat hela värdesystem och en fysisk verklighet för att stödja ett värde av självet.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Vytvořili jsme celý systém hodnot a hmotné reality na podporu našich já.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.We hebben hele waardesystemen gecreëerd en een fysieke realiteit ter ondersteuning van het zelf.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Wir haben ein ganzen System und eine physische Realität erschaffen um den Wert des Selbst zu unterstützen.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Δημιουργήσαμε συστήματα αξιών και μια φυσική πραγματικότητα που υποστηρίζει την αξία του εαυτού.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Ми створили цілі системи цінностей і фізичну реальність, щоб підтримати ціну нашому я.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Мы создали целые системы ценностей, а также физическую реальность, чтобы поддержать цену нам самим.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Ние създадохме цели ценностни системи и физически реалности, които да почитат ценността на Аз-а.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.יצרנו מערכות ערכים שלמות ומציאות ממשית כדי לתמוך בערך העצמי.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.مادمنا خلقنا نظاما كاملا من القيم وواقعا ملموسا كلهم مبنين على الاعتداد بالذات.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.価値システムや 物理的現実をつくりあげてきたのです 自己像のためにつくられた産業や
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.我地所創造出嘅整個價值系統 客觀存在緊 都系為著支撐黎個自我的價值觀。
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Amor propio, sistemas de gobierno... ...imagínenselo... ...un cambio enorme.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Cái tôi, hệ thống chính phủ-- đang tìm ra-- một sự thay đổi lớn.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Ego, sisteme de guvernare -- încercând să-şi dea seama -- o schimbare masivă.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Ego, sistemi di governo -- che interpretano -- un cambiamento massivo.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Ego's, overheidssystemen - het uitzoekend - enorme verandering.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Egos, Regierungssysteme -- finden es heraus -- massive Veränderungen.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Ego, systemy rządów -- połapanie się w tym -- potężne zmiany.