Ana içeriğe geç
Sözlük

sistemleri ile cümle

sistemleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ama bu ön-hücreler canlı sistemlerin genel şartlarını yerine getiriyorlar.Nhưng những tế bào nguyên mẫu thỏa mãn những điều kiện chung này của cơ thể sống.
Ama bu ön-hücreler canlı sistemlerin genel şartlarını yerine getiriyorlar.Pero estas protocélulas satisfacen estos requisitos generales de los sistemas vivos.
Ama bu ön-hücreler canlı sistemlerin genel şartlarını yerine getiriyorlar.Tapi sel-sel proto ini memenuhi persyaratan umum ini dari sistem yang hidup.
Ama bu ön-hücreler canlı sistemlerin genel şartlarını yerine getiriyorlar.Αυτά τα πρωτοκύτταρα ικανοποιούν τις βασικές απαιτήσεις των έμβιων συστημάτων.
Ama bu ön-hücreler canlı sistemlerin genel şartlarını yerine getiriyorlar.Но тези протоклетки отговарят на тези общи изисквания за живи системи.
Ama bu ön-hücreler canlı sistemlerin genel şartlarını yerine getiriyorlar.Но эти протоклетки удовлетворяют общих требованиям к живым системам.
Ama bu ön-hücreler canlı sistemlerin genel şartlarını yerine getiriyorlar.Проте усі ці протоклітини відповідають загальним вимогам живих систем.
Ama bu ön-hücreler canlı sistemlerin genel şartlarını yerine getiriyorlar.אבל הפרוטו-תאים הללו עונים על הדרישות הכלליות של מערכות חיות.
Ama bu ön-hücreler canlı sistemlerin genel şartlarını yerine getiriyorlar.لكن هذه الخلايا الأولية تفي بالشرائط العامة للأنظمة الحية،
Ama bu ön-hücreler canlı sistemlerin genel şartlarını yerine getiriyorlar.一般的な条件を満たします こんな化学的な人工生命の実験を通して
Ama dünyadaki tüm yüksek başarılı sistemlerin yaptığını ne yazık ki şu andaDe mindaz, amit a világon a jól teljesítő rendszerek tesznek, jelenleg sajnos nem fedezhető fel
Ama dünyadaki tüm yüksek başarılı sistemlerin yaptığını ne yazık ki şu anda하지만 세상에서 작동하고 있는 고성능 시스템은 슬프게도 전혀 분명한 효과를 보여주지 않고 있습니다.
Ama dünyadaki tüm yüksek başarılı sistemlerin yaptığını ne yazık ki şu andaאבל מה שכל המערכות עתירות הביצועים בעולם עושות ככל הנראה לא נעשה, למרבה הצער,
Ama dünyadaki tüm yüksek başarılı sistemlerin yaptığını ne yazık ki şu andaلكن ما قد تقوم به كل الأنظمة العالية الأدا في العالم هو بالذات ما لا يظهر الآن للأسف،
Ama dünyadaki tüm yüksek başarılı sistemlerin yaptığını ne yazık ki şu andaあいにくと今のアメリカでは ほとんど見受けられません
Ama günümüzde yaygın olarak işyerleri için yangın söndürme sistemlerindeki sıvı olarak kullanılır.하지만 요즘은 사무실 빌딩에서 많이 쓰입니다. 스프링클러 안의 화재 제압용 액체로요.
Ama günümüzde yaygın olarak işyerleri için yangın söndürme sistemlerindeki sıvı olarak kullanılır.Maar het wordt nu vooral gebruikt in kantoorgebouwen in het sprinklersysteem als brandbestrijding.
Ama günümüzde yaygın olarak işyerleri için yangın söndürme sistemlerindeki sıvı olarak kullanılır.Ma oggi è ampiamente usato negli uffici -- nel sistema sprinkler come fluido per lo spegnimento di incendi.
Ama günümüzde yaygın olarak işyerleri için yangın söndürme sistemlerindeki sıvı olarak kullanılır.Pero hoy se usa más en edificios de oficinas -- como fluido del sistema de extinción de incendios.
Ama günümüzde yaygın olarak işyerleri için yangın söndürme sistemlerindeki sıvı olarak kullanılır.Но днес се използва най-широко в офис сгради - в противопожарната система като пожаропотискаща течност.
Ama günümüzde yaygın olarak işyerleri için yangın söndürme sistemlerindeki sıvı olarak kullanılır.Но сейчас она чаще всего используется в офисах — в системе пожаротушения.
Ama günümüzde yaygın olarak işyerleri için yangın söndürme sistemlerindeki sıvı olarak kullanılır.אבל היום זה בשימוש נירחב ביותר בבנייני משרדים -- במערכות התזת המים כנוזל לדיכוי אש.
Ama günümüzde yaygın olarak işyerleri için yangın söndürme sistemlerindeki sıvı olarak kullanılır.لكن اليوم يستخدم بكثرة في مباني المكاتب -- في نظام مطفئة الحرائق كسائل لإخماد النار.
Ama günümüzde yaygın olarak işyerleri için yangın söndürme sistemlerindeki sıvı olarak kullanılır.スプリンクラーシステムの消火剤としてです 繰り返しますが人体には無害です 消火し 何も損傷を与えません
Ama ufak bir kısmına bulaştı, ve onların çoğu zaten hastaydı -- bağışıklık sistemleri muhtemelen tehlikedeydi.하지만 일부 소수의 사람들에게서는 암이 발전했는데, 그들은 대부분은 병든, 다시 말하면 면역 체계가 제대로 작동을 안하는 사람들이었습니다
Ama ufak bir kısmına bulaştı, ve onların çoğu zaten hastaydı -- bağışıklık sistemleri muhtemelen tehlikedeydi.אבל כמות קטנה מתוכם כן, ואלו היו ברובם אנשים שהיו חולים באופן אחר -- אשר מערכות החיסון שלהם עמדו בסכנה.
Ama ufak bir kısmına bulaştı, ve onların çoğu zaten hastaydı -- bağışıklık sistemleri muhtemelen tehlikedeydi.ﻟﻜﻦ ﻋﺪﻳﺪ ﺻﻐﻴﺮ ﻣﻨﻬﻢ ﺃُﺻﻴﺐ ﻭﻗﺪ ﻛﺎﻧﻮﺍ ﻓﻲ ﺍﻟﻐﺎﻟﺐ ﻣﺮﺿﻲ ﻭ ﺃﺟﻬﺰﺗﻬﻢ ﺍﻟﻤﻨﺎﻋﻴﺔ ﻛﺎﻧﺖ ﻏﺎﻟﺒﺎً ﺿﻌﻴﻔﺔ
Ama ufak bir kısmına bulaştı, ve onların çoğu zaten hastaydı -- bağışıklık sistemleri muhtemelen tehlikedeydi.低下しておりいずれにせよ 近々何か病気を患ったことでしょう この実験からわかるのは
Amazon ve Youtube'da gördüğünüz The Recommender Systems ve bunun gibileri bir tür Al sistemleridir.(AI :아마존이나 유튜브같은 곳에서의 '추천' 기능은 일종의 인공 지능 체계입니다
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Analitični ¡n indeksni sistem sta že vzpostavljena.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Analyse- og indekssystemet er allerede indført.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Analys- och indexsystemen finns redan.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Analyysi- ja hakujärjestelmä toimivat jo nyt.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Az elemzésre szolgáló és az indexrendszer már elkészült.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Ces deux derniers systèmes existent déjà.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Das Analysesystem und das Indexsystem sind bereits eingerichtet.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.I sistemi di analisi e di indice sono già attivi.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Los sistemas de análisis e índice ya están implantados.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Op 1 januari 2002 werd een voorlopige versie van het informatiesysteem operationeel.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Os sistemas de análise e indexação já estão em funcionamento.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Sistemul de analiză şi index există deja.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.System analiz i system indeksowy już funkcjonują.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Systém analýz a indexů již existuje.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Τα συστήματα ανάλυσης και ευρετηρίασης έχουν ήδη τεθεί σε λειτουργία.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Системите за анализ и индексиране вече съществуват.
Analiz ve endeks sistemleri kurulmuş bulunmaktadır.Системы анализа и индексации уже созданы.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Aber was sie in diesen Systemen erreichten, war, als vermenschlichende Kraft zu wirken.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Ale to, čo sa im podarilo dosiahnuť v rámci tých systémov, je byť zľudšťujúcou silou.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Dar au reușit să aducă în acele sisteme o forță care umanizează.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Jednak wewnątrz tych systemów udało im się być siłą humanizacji.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.하지만 그러한 제도권에서 그 분들이 결국 하고자 했던 일은 인간성을 갖춘 힘을 구성하는 것이었습니다.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Mais ce qu'ils ont réussi à faire à l'intérieur de ces systèmes c'était d'être une force humanisatrice.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Ma quello che sono riuscite a fare all'interno di questi sistemi è stato essere una forza umanizzante.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Mas o que elas conseguiram fazer dentro desses sistemas foi tornarem-se numa força humanizadora.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Namun apa yang berhasil mereka lakukan dalam sistem itu adalah menjadi kekuatan yang memanusiakan.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Nhưng họ đã xoay sở để trở thành lực lượng nhân đạo.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Pero lo que han conseguido hacer dentro de esos sistemas es convertirse en una fuerza humanizadora.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Ze kregen het binnen deze systemen voor mekaar om een humaniserende kracht te worden.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Αλλά αυτό που κατάφεραν να κάνουν σε αυτά τα συστήματα ήταν να γίνουν μια δύναμη εξανθρωπισμού.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Але те, що їм вдалося зробити в рамках цих систем - бути гуманізуючою силою.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod