Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.Музыка, которая, я бы сказал, написана для звуковой системы автомобиля и идеально в нем работает.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.Та музика, яка, я б сказав, написана під звукові системи авто, прекрасно вписується в обстановку.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.אפשר להגיד שהמוזיקה הנכתבת עבור מערכות הסאונד של כלי רכב, עובדת מצויין בתוכם.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.تلك الموسيقى التي في إعتقادي هي مكتوبة خصيصاً لأنظمة صوتيات السيارات، تتماشى كليةً معها.
Bence arabadaki ses sistemleri için yazılan müzik oraya mükemmel uyum sağlıyor.車向けに作られたと言いたい バッチリはまってますよね 家の中で聞きたいとは思わないかもしれないけど
Bence değil, var olan sistemler dahilinde mümkün değil.Ich denke nicht, zumindest nicht mit den etablierten Systemen.
Bence değil, var olan sistemler dahilinde mümkün değil.Je dirais non, pas dans les systèmes établis.
Bence değil, var olan sistemler dahilinde mümkün değil.Saya akan mengatakan tidak, tidak dalam sistem yang sekarang telah ditetapkan.
Bence değil, var olan sistemler dahilinde mümkün değil.Бих казал не. Не и в рамките на вече установените системи.
Bence değil, var olan sistemler dahilinde mümkün değil.制度ができれば、必然的に意志疎通はそこで断たれる。
Ben, Harry Stamper. Buradan. - Elektronik sistemler devrede.Houston?
Ben, Harry Stamper. Buradan. - Elektronik sistemler devrede.Ott van.
Ben, Harry Stamper. Buradan. - Elektronik sistemler devrede.Χιούστον, εδώ Χάρι Στάμπερ.
Ben Kacyra: Burada da görüldüğü gibi bu sistemler oldukça hızlı bir şekilde işlemektedir.Bạn có thể thấy là hệ thống này cực kì nhanh.
Ben Kacyra: Burada da görüldüğü gibi bu sistemler oldukça hızlı bir şekilde işlemektedir.Jullie kunnen hier zien dat deze systemen zeer snel werken.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Abbiamo creato un intero sistema di valori e una realtà fisica per sostenere la stima di sè.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Am creat întregi sisteme de valori şi o realitate fizică pentru a susţine valoarea eului.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Criámos sistemas de valores e uma realidade física para apoiar o valor do eu.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Egész értékrendeket alakítottunk eszerint, és egy fizikális valóságot, ami az én értékét támasztja alá.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Hemos creado un sistema completo de valores y una realidad física que sostiene el valor del sí mismo.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Kita telah menciptakan seluruh sistem nilai dan realita fisik untuk mendukung nilai diri.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.우리는 전체적인 가치 시스템과 자신의 가치를 지원하기 위해 물리적인 현실을 창조했습니다.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Nous avons créé des systèmes de valeurs entiers et une réalité physique pour soutenir la valeur du moi.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Stworzyliśmy całe systemy wartości oraz fizyczną rzeczywistość, by potwierdzić własną wartość.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Vi har skapat hela värdesystem och en fysisk verklighet för att stödja ett värde av självet.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Vytvořili jsme celý systém hodnot a hmotné reality na podporu našich já.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.We hebben hele waardesystemen gecreëerd en een fysieke realiteit ter ondersteuning van het zelf.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Wir haben ein ganzen System und eine physische Realität erschaffen um den Wert des Selbst zu unterstützen.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Δημιουργήσαμε συστήματα αξιών και μια φυσική πραγματικότητα που υποστηρίζει την αξία του εαυτού.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Ми створили цілі системи цінностей і фізичну реальність, щоб підтримати ціну нашому я.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Мы создали целые системы ценностей, а также физическую реальность, чтобы поддержать цену нам самим.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.Ние създадохме цели ценностни системи и физически реалности, които да почитат ценността на Аз-а.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.יצרנו מערכות ערכים שלמות ומציאות ממשית כדי לתמוך בערך העצמי.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.مادمنا خلقنا نظاما كاملا من القيم وواقعا ملموسا كلهم مبنين على الاعتداد بالذات.
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.価値システムや 物理的現実をつくりあげてきたのです 自己像のためにつくられた産業や
Benliğin değerini desteklemek için koca değerler sistemleri ve fiziksel bir gerçeklik yarattık.我地所創造出嘅整個價值系統 客觀存在緊 都系為著支撐黎個自我的價值觀。
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Amor propio, sistemas de gobierno... ...imagínenselo... ...un cambio enorme.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Cái tôi, hệ thống chính phủ-- đang tìm ra-- một sự thay đổi lớn.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Ego, sisteme de guvernare -- încercând să-şi dea seama -- o schimbare masivă.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Ego, sistemi di governo -- che interpretano -- un cambiamento massivo.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Ego's, overheidssystemen - het uitzoekend - enorme verandering.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Egos, Regierungssysteme -- finden es heraus -- massive Veränderungen.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Ego, systemy rządów -- połapanie się w tym -- potężne zmiany.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.자아들, 정부의 시스템들은 거대한 변화를 탐지하고 있습니다.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Les egos, les systèmes de gouvernements -- en train de s'en rendre compte -- un changement massif.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Егоизми, системи за управление -- и как да ги разберем -- масивна промяна.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Эго, системы государств -- начинают понимать это -- глобальные изменения.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.אגו, מערכות ממשל-- לתפוס את כל זה-- שינוי עצום.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.الغرور, أنظمة الحكم -- كشف عن -- تغير هائل.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.互いに模索しながら-- 本当に大きな変化です そのことに加え
Beynimizin derin sistemlerine bağlıdır, seks, yemek ve tuz peşinde koşan dopaminerjik sistemlerine.Es aktiviert tiefe Gehirnareale, die dafür da sind, Sex, Essen, Salz erbeuten zu wollen.
Beynimizin derin sistemlerine bağlıdır, seks, yemek ve tuz peşinde koşan dopaminerjik sistemlerine.Het zet systemen diep in ons brein aan het werk, dopaminesystemen die je doen jagen op seks, eten en zout.
Beynimizin derin sistemlerine bağlıdır, seks, yemek ve tuz peşinde koşan dopaminerjik sistemlerine.이것은 우리 뇌 깊숙히 도파민 시스템에 침투해 섹스, 음식, 소금을 원하게 만들죠.
Beynimizin derin sistemlerine bağlıdır, seks, yemek ve tuz peşinde koşan dopaminerjik sistemlerine.Zamestná systémy v našom mozgu, dopamínové systémy, ktoré zvyšujú sexuálnu túžbu, chuť na jedlo a soľ.
Beynimizin derin sistemlerine bağlıdır, seks, yemek ve tuz peşinde koşan dopaminerjik sistemlerine.Задействуются глубинные системы мозга в допаминовых системах, которые заставляют вас искать секс, еду и соль.
Beynimizin derin sistemlerine bağlıdır, seks, yemek ve tuz peşinde koşan dopaminerjik sistemlerine.זה מפעיל מערכות עמוקות במוח שלנו הקשורות לדופמין, מערכות שישנן כדי לגרום לנו לרדוף אחרי סקס, אוכל ומלח.
Beynimizin derin sistemlerine bağlıdır, seks, yemek ve tuz peşinde koşan dopaminerjik sistemlerine.私たちが生きるために セックスや食べ物を 求めさせるシステムが関与しています そして-
Bilgisayarda yazmaya ilk olarak 1970'lerde ilk Atech sistemlerinden biri제가 컴퓨터로 글을 쓰기 시작한건 1970년대부터입니다. 시카고 선 타임즈 신문사에 에이텍사의 컴퓨터가
Bilgisayarda yazmaya ilk olarak 1970'lerde ilk Atech sistemlerinden biriAm început să scriu pe un calculator în anii 1970, când unul din primele sisteme Atech a fost instalat
Bilgisayarda yazmaya ilk olarak 1970'lerde ilk Atech sistemlerinden biriJ'ai commencé à écrire sur un ordinateur dans les années 1970