Conway ve Pleydel-Pearce (2000) bunun öz bellek sisteminin bir ögesi olduğunu savunmaktadır.ويرى كونواي، وبليديل بيرس (2000) أن هذا هو أحد مكونات نظام الذاكرة الذاتية.
Terim olarak Shigeo Shingo tarafından ortaya atılmıştır, Toyota Üretim Sisteminin bir parçasıdır.قولب المبدأ المهندس شيغييو شينغو كجزء من نظام إنتاج تويوتا.
Güneş sistemini kolonize etmek ve bir gün daha ileriye gitmek."أعلم أن البشر سيستعمرون النظام الشمسي ويوماً ما سيذهبون إلى أبعد من ذلك>>.
Hastalığın sinir sistemini etkilemediği durumlarda tedavi gerektirmeyebilir.قد لا تكون هناك حاجة لعلاج المرض الذي لا يؤثر على الجهاز العصبي.
Kanada için vergi sistemini desteklemez.ابتعث لكندا لدراسة نظم الضرائب.
Kapalı dolaşım sisteminin ana yapıları kalp, kan ve kan damarlarıdır.المكونات الأساسية للنظام القلبي الوعائي البشري هي القلب والدم والأوعية الدموية.
Uzayda, itki sisteminin amacı bir uzay aracının hızını (v) değiştirmektir.في الفضاء، الهدف من نظام الدفع هو تغيير سرعة المركبة الفضائية.
Bu Güneş sisteminin konseptidir.مالذي يُوضح حدود النظام الشمسي؟.
Yeni KRC2 tipi kontrol sistemi WindowsXP işletim sistemini kullanmaktadır.التحكم في نوع KRC2 الاحدث استخدامت نظام التشغيل ويندوز إكس بي.
Nobel ödüllü biylog David Baltimore, Baltimore sınıflandırma sistemini geliştirmiştir.ابتكر ديفيد بلتيمور العالم البيولوجي الحائز على جائزة نوبل نظام تصنيف بلتيمور.
Snecma, 1997'de Société européenne tahrik sisteminin yüzde 100'ünü satın aldı.في عام 1997 حصلت سنيكما 100 % من شركة سوسيتيه الأوروبية لمحركات الدفع (Société européenne de propulsion).
Warehouse Management System (Depo Yönetim Sistemi) olan yönetim bilişim sisteminin genel adıdır.وهو يختلف عن نظام إدارة المستودعات Warehouse Management System.
Cinsel kölelik, kurum tarihi boyunca Osmanlı köle sisteminin merkezi bir parçasıydı.العبودية الجنسية كانت جزءًا أساسيًا من نظام العبيد العثماني طوال تاريخ المؤسسة.
Akabinde ise sekizgen baldaken (sekizgen çardak) sisteminin arayışı içerisine girmiştir.وبعث إليه صندل رسله من طريقه فقتلهم فأغذ إليه السير وقاتله ثمانية أيام.
Liste usulü çoğunluk seçim sisteminin uygulandığı seçimlerde yaklaşık 9 milyon seçmen oy kullanmıştır.شارك في تنظيم الانتخابات حوالي 3 ملايين شخص.
Motor sistem, merkezi sinir sisteminin hareketini oluşan bir parçasıdır.الجهاز الحركي هو جزء من الجهاز العصبي المركزي المسؤول عن الحركة.
1792 de Fransız mühendis Claude Chappe lille ve Paris arasında ilk düzenli görsel telgraf sistemini kurdu.في عام 1792، بني كلود كاب، مهندس فرنسي،أنشأ أول نظام أبراق بصرية ثابتة (او أعمدة الإشارة) بين ليل وباريس.
"AFGANİSTAN EĞİTİM SİSTEMİNİN İNCELENMESİ"."وكالة التعليم الفرنسي في الخارج".
Bu dava, ABD hukuk sisteminin utanç verici bir sayfası olarak da hatırlanır.وغالبا ما يستشهد على أنها مثال عن إجهاض العدالة في النظام القانوني للولايات المتحدة.
Türkiye'nin ilk "Bilgi İşlem ve Hastane Otomasyon Sistemini" kurmuştur.تنفيذ نظام الصيدلة السريرية في مستشفيات العراق ولأول مرة.
Bu modüller öyle güçlüdürler ki, birinin patlaması bir güneş sistemini tamamen yok edebilir.لكن ما يحدث كثيراً نسبياً هو أن يحجب القمر أحد الكواكب.
Uranüs, güneş sisteminin yedinci gezegenidir ve bilinen 27 doğal uydusu vardır.Urano, o sétimo planeta do Sistema Solar, possui 27 satélites naturais conhecidos.
Özellikle, Tokugawa dönemi süresince devam eden kiracılık sistemini yasallaştırmışlardır.Em particular, legitimou o sistema de arrendamento que foram acontecendo durante o período Tokugawa.
Bağışıklık sisteminin başka bir önemli rolü de tümörleri tanıması ve yok etmesidir.Outro papel importante do sistema imunitário é a identificação e a eliminação de tumores.
Vilayetler adres sisteminin bir parçası olarak lağvedilmediler ve tersine sayıları arttırılmıştır.Províncias como parte do sistema de endereços não foram abolidas, mas, pelo contrário, aumentaram.
"All Red Line", Britanya İmparatorluğu'nun telgraf sisteminin gayriresmi adıdır.All Red Line foi o nome informal do sistema de telégrafos elétricos que ligou o Império Britânico.
1929'a kadar durum hükümetin demokratik sistemini bozacak şekilde ilerlemiştir.Até 1929, este estado de coisas foi mantido por subverter o sistema democrático de governo.
Çin'in ekonomik reformları, bankacılık sisteminin ekonomik rolünü büyük ölçüde artırdı.As reformas econômicas aumentaram grandemente o papel econômico do sistema bancário.
1770 yılında Borda, Borda kuralı olarak adlandırılan bir sıralı tercihli oy sistemini formüle etti.Em 1770 formulou um sistema de votação, conhecido como contagem de Borda.
1846 - Alman gökbilimci Johann Gottfried Galle, güneş sisteminin sekizinci gezeni Neptün’ü keşfetti.1846 — O astrônomo Johann Gottfried Galle descobre o oitavo planeta do Sistema Solar, Netuno.
Bunlardan bazıları federal karayolu sistemini oluşturmaktadır.Algumas destes compõem o sistema de auto-estradas federais russas.
Bununla beraber, Yunan çalışmaları, koordinat sistemini tam olarak tanımlayamamıştır.A matemática grega, no entanto, não se estendeu a um sistema de coordenadas completo.
Mac OS 8.1 HFS Plus gibi bilinen yeni, daha verimli dosya sistemini tanıttı.A atualização 8.1 introduziu um novo e mais eficiente sistema de arquivos conhecido como HFS Plus.
Aykırı olarak sadece Cortes Meclisinde İspanyol siyasi sisteminin değişmesi gerekliliğinden bahsetti.Contudo já no seu discurso ante as Cortes se mostrou aberto a uma transformação do sistema político espanhol.
Uzayda, itki sisteminin amacı bir uzay aracının hızını (v) değiştirmektir.No espaço, o propósito de um sistema de propulsão é alterar a velocidade, ou “v”, de uma nave.
Prototipler kanardlları ve yeni uçuş kontrol sistemini doğrulamak için kullanıldı.Tais possuíam canards e novo sistema de controle de voo.
Havalanan uçaklar, seyir için kutupsal koordinat sisteminin biraz değiştirilmiş bir çeşidini kullanırlar.Por exemplo, aeronaves usam uma versão ligeiramente modificada das coordenadas polares para navegação.
Ruslar, Rus eğitim sistemini buraya tesis etti ve Rus gazete ve günlükleri bastı.Os russos estabeleceram escolas no sistema russo e passaram a publicar jornais em russo.
Türkiye'nin anayasası, ülkenin yasal sistemini ortaya koyar.A constituição da Turquia rege o quadro legal do país.
Bu, uluslararası tonaj ölçme sisteminin tanıtılması için yapılmış ilk başarılı girişimdir.Foi a primeira tentativa com sucesso para introduzir um sistema universal de medição da arqueação.
Hastalığın sinir sistemini etkilemediği durumlarda tedavi gerektirmeyebilir.O tratamento da doença quando não envolve o sistema nervoso pode não ser necessário.
Bir sonraki adımı ise bir ambulans sisteminin kurulması oldu.O segundo projeto foi para a compra de uma ambulância.
Koalisyon güçlerinin öncelikli hedefi Irak'ın hava gücü ve hava savunma sisteminin yok edilmesiydi.A primeira prioridade era destruir a força aérea iraquiana e suas instalações de defesa antiaérea.
Ölümü, babasının gözünde, imparatorluk sisteminin biteceğini gösteren bir alâmetti.A morte dos filhos parecia aos olhos do imperador prever o eventual fim do sistema imperial.
Her ikisi de aynı fünye sistemini kullanır.Ambas têm a mesma estrutura óssea.
Bu eğitim sistemini kullanan tüm ülkeler için bu kodlar geçerlidir.Este nível só é aplicado pelas províncias que adotaram o sistema educacional.
Eğitim sisteminin modernizasyonu.Unificação no sistema de aprendizagem.
Azerbaycan'da bankacılık sisteminin faaliyeti "Banklar Hakkında" yasasıyla düzenlenmiştir.Neste sentido, defendia o modelo de free banking, (sistema bancário livre de quaisquer regulametações).
Dikkat edelim ki bu islemler denklem sisteminin cozum kumesini degistirmezler.Muito cuidado de modo a não estrangular os lumens do cateter.
Hamile olanlara veya yoğun bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi görenlere uygulanmamalıdır.A vacina não deve ser administrada a grávidas ou pessoas imunossuprimidas.
Bu mesafe içerisinde Güneş Sistemi de dâhil olmak üzere 56 yıldız sisteminin varlığı bilinmektedir.Além do Sistema Solar, há outros 56 sistemas estelares conhecidos atualmente a até essa distância.
Bu yüzden, uzaydaki bir itki (İng:propulsion) sisteminin amacı itme (İng:impulse) oluşturmaktır.Por isso, o objetivo de qualquer método de propulsão no espaço é criar um impulso.
2001 - Microsoft, Windows XP işletim sistemini piyasaya sürdü.2001 — A Microsoft lança o Windows XP.
Yol sisteminin en meşhur bölümü, Machu Picchu bölümüdür.Suas portas, de idêntico formato, dão para a zona central de Machu Picchu.
Bu Güneş sisteminin konseptidir.Vistas do Sistema Solar.
Ayrıca Londra Meclisi de d'hondt Sistemini kullanmaktadır.Os membros do poder legislativo são eleitos pelo método D'Hondt .
Tux, Linux işletim sisteminin sembolü ve maskotudur.O Tux é a mascote oficial do sistema operativo Linux.
Görevi, Apollo uzayaracının seyir ve komuta kontrol sistemini (PINGS) yönetmekti.Instruir a equipe de manutenção sobre a manutenção do sistema / usar o Shell.
2000 yılında otobüslerde M.A.S. (Çok kanallı müzik) yayın sistemini hayata geçirmiştir.Nos Estados Unidos, o Defense Message System (DMS) substituiu a AUTODIN em 2000.
Kutupsal koordinat sisteminin gelişimine katkıda bulunmuştur.É creditado como introdutor das coordenadas polares.