Ana içeriğe geç
Sözlük

sistemin ile cümle

sistemin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat bu sistemin de zayıf tarafları vardı.Mimo to samolot miał również słabe strony.
Yangı, bağışıklık sisteminde enfeksiyona karşı gösterilen ilk tepkilerden birisidir.Zapalenie jest jedną z pierwszych odpowiedzi układu odpornościowego na infekcję.
Sonra Amerikan Donanması da Poulsen'in sistemini benimsemiştir.Schemat patroli amerykańskich okrętów SSBN został ustanowiony przez system Polaris.
2007 yılında New Jersey, ölüm cezasının çağdaş sisteminde idamı kaldıran ilk eyalet olmuştur.Do 2011 Łotwa była jedynym krajem UE, który utrzymywał karę śmierci w swoich przepisach karnych.
Bu yıl yapılan en önemli değişiklik oylama sisteminde olmuştur.Na ten rok przypadają pierwsze poważniejsze zmiany w modelu.
AmigaOS'un çekirdeği sistemin Kickstart olarak bilinen ROM'unda yer alır.Aby używać tego emulatora potrzebny jest Amiga Kickstart ROM.
Seçim sistemine göre toplumdaki bazı sınıfların oyları diğerlerine göre daha değerliydi.Gra odzwierciedla fakt, że siły zbrojne niektórych państw były bardziej zaawansowane niż innych.
2000 - Microsoft, Windows 2000 işletim sistemini piyasaya sürdü.2000: Microsoft wydał system operacyjny Windows 2000.
Bu Güneş sisteminin konseptidir.Opierał się na systemie słonecznym.
Uygarlıklar için kullanılan karşılaştırmalı bilim sisteminin kurucusu.Podstawy nauki porównawczej o cywilizacjach.
Manyetik akımın SI birim sistemindeki karşılığı olan weber Wb, onun anısına, Alman fizikçinin adını taşır.Na jego cześć jednostkę strumienia magnetycznego w układzie SI nazwano weberem.
Burada uluslararası sistemin de etkisi görülmektedir.Czy istnieje porządek międzynarodowy?
Ayrıca uçak "güvenli-trim" sistemine sahiptir.Samolot został również wyposażony w balistyczny system ratunkowy.
Ayrıca işletim sisteminin yerleşik yazım denetimi hizmetine de erişebilir.Do prób można dołączyć także własne pole służby.
Bu sistemin en büyük sorunlarından biriyse ayrıştırıcı zarın maliyeti ve bakımı.Najbardziej w życiu liczy się dla niego pełny żołądek i pieniądze.
Çok partili siyasi sistemin bulunduğu ülkede hükümetin başında başbakan bulunur.Zgodnie z nią, dominującą pozycję w systemie politycznym zajmował rząd na czele z premierem.
2011 yılında dosya ayrıştırıcı sistemin kurulmasıyla operasyonel verimlilikte önemli bir adım daha atılmıştır.W 2011 model przeszedł delikatny facelifting.
Sıcaklık mutlak sıfıra yaklaştıkça, bir sistemin entropisi bir sabite yaklaşır.Gdy temperatura zbliża się do zera bezwzględnego, pojemność cieplna układu również zbliża się do zera.
2010 Xiaomi Inc, Google'ın Android Open Source Project(AOSP) merkezli MIUI işletim sistemini yayınladı.2010 – MIUI zostaje stworzone przez Xiaomi, bazuje na: Android Open Source Project(AOSP).
Oyun, bir puanlandırma sistemine sahiptir.Gra toczy się systemem pucharowym.
MacOS'un kendisi gibi, NeXT'den gelen NextStep işletim sisteminde ortaya çıkmıştır.Stworzona na komputerze NeXT z systemem operacyjnym NeXTStep.
33 yıllık metro sisteminin en ölümcülü.Najwybitniejszy oszczepnik świata lat trzydziestych.
Film, Amerikan sağlık sisteminin eleştirisini yapmaktadır.Film przedstawia zło amerykańskiego kapitalizmu.
İngiliz ve Amerikan okullarındaki eğitim sistemini inceleme fırsatı buldu.Studiowała biologię na uczelniach amerykańskich i niemieckich.
Uluslararası Birimler Sisteminde (SI), enerjinin standart birimi joule (J)'dir.Jednostką ciepła w układzie SI jest dżul (J).
Sonunda bu sistemin Fransa için 'uygun olmadığı' vurgulanır.Francja wcale nie stała się dla nich "ziemią obiecaną".
Kütüphane Dermesi Dewey Ondalık Sınıflandırma Sistemine göre düzenlenmiştir.Rekordy katalogu porządkowane są w ramach Klasyfikacji Dziesiętnej Deweya.
Ek olarak bağışıklık sistemini harekete geçirir.Działa również immunostymulująco.
Sindirim sistemi ve boşaltım sistemini temizler.Demontaż maszyn i urządzeń.
Banka sisteminin ikinci basamağı kredi kurumlarıdır.Nadwyżka budżetowa jest jednym ze źródeł pokrycia kredytów bankowych.
Illinois eyaletinin ortak üniversite sisteminin başını çeken en büyük kurumdur.Uniwersytet Illinois ma największy system stowarzyszeń studenckich na świecie.
PalmSource - Palm OS işletim sistemini üreten şirket.Palm – określenie palmtopa pracującego pod kontrolą systemu operacyjnego Palm OS.
Bu ölçek kesin, ısıbilgisi sıcaklık ve herhangi bir özel, bağımsız ısıbilgisi sistemin özelliklerini tanımlar.Zasada stanowi podsumowanie równoważności ciepła i pracy oraz stałości energii układu izolowanego.
Symbian-ın temeli, Psion şirketinin geliştirdiği EPOC işletim sistemine dayanmaktadır.Symbian został stworzony w oparciu o system EPOC, wykorzystywany w PDA firmy Psion PLC.
Günümüzdeki Bakanlar Kurulu sistemine çok benzemekteydi.Podobieństwo do dzisiejszych kalesonów było bardzo duże.
Site en son olarak Overwatch video oyunun çevrimiçi oyuncu kayıt sistemini ve desteğini sağlamaktadır.Pasek boczny otrzymał panel programu Windows Media Player i uaktualniony zegar.
Vergi sisteminde bir denge vardı.W zakładzie obowiązywał system kar.
Platform bağımsızdır, her işletim sisteminde çalışır.Seal pracował całkowicie niezależnie, samodzielnie organizując wszystkie transporty.
S60 Symbian 9.2 sisteminde çalışdı.Działa na systemie Symbian w wersji 9.3.
APG III sistemine göre familyalar aşağıdadır.W systemie APG III grupy te włączone zostały do dławiszowatych.
NetBook, EPOC ER5 işletim sistemini (Symbian OS'nın öncüsü) çalıştırmaktadır.NetBIOS działa w 5. warstwie (sesji) modelu OSI.
Simbiyotik yıldızlar ikili yıldız sisteminde geç tip dev yıldız ve onun daha sıcak yoldaş objesini oluşturur.Biały karzeł w układzie podwójnym gwiazd akreuje masę z towarzysza.
Sistemin etkinliği RBIPS’in kural tabanının öğe boyutuna ve arşiv istatistiklerinin kalitesine bağlıdır.Jakość danych FCD zależy od ilości i jakości próby.
"Dişli çark" mühendislikte çark sisteminin makine elemanlarından biridir.Technika SON ma być jednym z elementów systemu mobilnego LTE.
Karışık stenografi sistemini basitleştirdi.Uproszczono konstrukcję widelca teleskopowego.
Oradaki eğitim sisteminde reformlar yapmakla görevlendirdi.Jej zadaniem było przeprowadzenie w państwie reformy oświatowej.
Akabinde ise sekizgen baldaken (sekizgen çardak) sisteminin arayışı içerisine girmiştir.De avslagna tuvorna (som väl orsakats av iskilar) samlade han sedan i åtta väldiga stackar.
Albert Gölü üst Nil'in karmaşık sisteminin bir parçasıdır.Albertsjön är en del i det komplicerade system som utgör övre Nilen.
Aykırı olarak sadece Cortes Meclisinde İspanyol siyasi sisteminin değişmesi gerekliliğinden bahsetti.Endast i sitt tal inför Cortes antydde han sitt stöd för en förändring av det spanska politiska systemet.
Özellikle, Tokugawa dönemi süresince devam eden kiracılık sistemini yasallaştırmışlardır.Bland annat legaliserade de arrendesystemet som hade börjat bildas under Tokugawa-perioden.
2001 - Microsoft, Windows XP işletim sistemini piyasaya sürdü.2001 – Microsoft släpper operativsystemet Windows XP.
Primera B Nacional, Arjantin futbol lig sisteminin ikinci bölümündedir.För närvarande spelar klubben i Primera B Nacional, andradivisionen i argentinska ligasystemet.
T büyüklüğü, sistemin E enerjisiyle değişir.ΔE är förändringen av systemets interna energi.
Bir sonraki adımı ise bir ambulans sisteminin kurulması oldu.Hans nästa steg var att utveckla en ambulanstjänst.
1954 ve 1957 seçimleri de aynı şekilde ve çoğunluk sistemine göre yapıldı.Regattorna 1953, 1954 och 1955 genomfördes enligt tidigare mönster och samma arrangörer.
Sönüm küçük olduğunda rezonans frekansı yaklaşık olarak sistemin doğal frekansına eşittir.När dämpningen är liten, är resonansfrekvensen ungefär lika med det drivna systemets egenfrekvens.
Avustralya'da sulama sisteminin kurulmasında da önemli rol oynadı.Han spelade också en stor roll i införandet av konstbevattning i Australien.
Tux, Linux işletim sisteminin sembolü ve maskotudur.Tux är maskoten för operativsystemskärnan Linux.
Fizikte, weber (sembol: Wb) manyetik akı nın SI birim sistemindeki karşılığıdır.Weber (symbol: Wb) är inom fysiken SI-enheten för magnetiskt flöde.
Ayrıca bir de kilit sistemine sahiptir.Den har även en registersvällare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sistemin ile cümle - Sayfa 36 - sistemin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App