FreeBSD işletim sistemine katkıda bulunmak son derece basittir.Aan ondersteuning van FreeBSD als hoofdsysteem wordt nog gewerkt.
Limbik sistemin bir parçasıdır.De hypothalamus is een onderdeel van het limbische systeem.
Charon dış Güneş Sisteminde daha küçük bir gökcismi olan Chiron ile karıştırılmamalıdır.Charon moet niet worden verward met de centaur-planetoïde 2060 Chiron.
2001 - Microsoft, Windows XP işletim sistemini piyasaya sürdü.2001 - Microsoft brengt Windows XP uit.
Feodal bir sistemin ortaya çıkmasına neden oldu.Het was de aanleiding voor de IALA om te proberen tot één systeem te komen.
Bu müşterinin istemediği bir yazılım sisteminin meydana gelmesine sebep olur.Bij deze vorm is er sprake van een door de klant niet gezocht telemarketing-gesprek.
Birbirlerini tanımayan, yedi kişi bilmedikleri bir biçimde kendilerini bir küp sisteminin içinde bulurlar.Vijf mensen die elkaar niet kennen ontwaken ook in de kubussen.
Alice RSA açık anahtarlı şifreleme sistemin kullanmakta ve açık anahtarı (79,3337) kapalı anahtarı 1019'dur.Alice stuurt Bob haar publieke sleutel 3 en 319.
Kanada için vergi sistemini desteklemez.Maar geld om zelf naar Canada toe te gaan heeft hij niet.
Bu modül erişmek isteyen sistemin beklenen sistem olduğunu doğrulamak için kullanılır.Hierdoor kan getest worden dat de al wel gebouwde module het gewenste gedrag vertoont.
Çizelgede bulunan kişilerin Ahnentafel numaralandırma sistemine göre numaralandırıldığı da olur.Blind typen is ook mogelijk op het numerieke toetsenbord.
Mezopotamyalılar iki sayı sistemine sahipti.De Mesopotamiërs gebruikten een twaalftallig stelsel.
Bunlar Avrupa Merkez Bankaları Sisteminin kontrolündedir.De bank maakt deel uit van het Europees Stelsel van Centrale Banken.
Kimse eğlence sisteminden hoşnut değildir.Maar niemand vindt zijn poppenkast leuk.
Aksonlar sinir sisteminin birincil iletim hatlarıdır.Axonen zijn de primaire elementen van informatieoverdracht in het zenuwstelsel.
Türkiye'nin anayasası, ülkenin yasal sistemini ortaya koyar.De grondwet regelt het wettelijk kader van het land.
Dünyanın ilk kaska monteli nişanlama sistemine sahip uçağıdır.Het is de eerste single van hun debuutalbum Till Monkeys Fly.
Aracın dinamik tasarımını yapan Steve Randle, süspansiyon sisteminin tasarımından da sorumluydu.De auto is ontworpen door Peter Stevens, die ook verantwoordelijk was voor de restyling van de Lotus Esprit.
İngiltere'de sosyal güvenlik sisteminin kurulmasında baş rolü oynadı.Dit rapport vormde de basis voor de introductie van een systeem van sociale zorg in Groot-Brittannië.
İlk olarak Kasım 2002'de Xbox sistemine sunuldu.Het spel kwam in november 2004 uit voor de Xbox.
Kullandığınız sistemin avantajlarını açıklayan bir broşürünüz var mı?Heeft u een brochure die de voordelen van het systeem dat u gebruikt uiteen zet?
2005 Nokia ilk internet tableti N770'deki Maemo işletim sistemini tanıttı.2005 – Nokia wprowadza Maemo OS na pierwszy internetowy tablet N770.
2010'da çift aşamalı sınav sistemine geçilmesi kararlaştırılmıştır."Czy w 2010 powinien być podwójny system?"
Zaurus, 1990'lı yıllarda Japonya'da en popüler PDAydı ve tescilli bir işletim sistemine dayanıyordu.Zaurus był najbardziej popularnym PDA w Japonii lat 90., bazował na własnym systemie operacyjnym.
Bu bağlantının yerel koordinatlarının bilesenlerinin bir sistemine sırasıyla Christoffel sembolleri denir.Składowe tego połączenia w odniesieniu do lokalnego układu współrzędnych nazywane są symbolami Christoffela.
Turnuva 9 tur İsviçre sistemine göre oynanmaktadır.Turniej rozgrywany jest na dystansie 9 rund systemem szwajcarskim.
Avenger 1993 yılında M167 Vulcan model savunma sisteminin yerine geçmiştir.Avenger jest w użyciu od roku 1993, kiedy to zastąpił pojazdy M163 Vulcan.
Bu da futbol sisteminde de değişikliklere yol açtı.Przemiany polityczne miały wpływ także na piłkę nożną.
2014 Xiaomi, Ağustos 2014'te MIUI v6 işletim sistemini tanıttı.2014 – Xiaomi MIUI v6 w sierpniu 2014.
Bu sayede kredi sisteminin suistimal edilmesi engellenir.Zapobiega to podrabianiu kredytów.
Brezilya Ulusal Arşivi, Brezilya'daki dosya yönetim sisteminin (SIGA) merkezi unsurudur.Archiwum Narodowe Brazylii jest centralnym elementem systemu zarządzania plikami (SIGA) w Brazylii.
Mercedes HANS (Kafa ve Boyun Desteği) sisteminin üreticileriyle, Formula 1'e uyarlama için bağlantıya geçti.Mercedes skontaktował się z producentami urządzenia HANS, w celu dostosowania go do wyścigów Formuły 1.
Gnuplot ismi rağmen GNU sisteminin bir parçası değildir.Gnutella pomimo nazwy, nie należy do projektów GNU.
Muhtemelen bu gezegen sisteminde dışarıda dolanan bir üçüncü gezegen daha vardır.Prawdopodobnie w systemie tym istnieje również druga planeta.
Robert Hart, doğal ormanın farklı seviyelere bölünebileceği gözlemine dayanan bir sistemin öncülüğünü yaptı.System Roberta Harta bazował na podziale naturalnego lasu na poszczególne warstwy.
Ahtapotlar kapalı dolaşım sistemine sahiptirler yani kan damarlar içinde kalır.Ośmiornice mają zamknięty układ krążenia – krew pozostaje w obrębie naczyń krwionośnych.
Ayrıca bir de kilit sistemine sahiptir.Ponadto zawiera zintegrowaną zaporę sieciową.
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Anafilaksja to poważna i nagła reakcja alergiczna, która wpływa na wiele układów w organizmie.
Sisteminde keşfedilmiş olan üçüncü ve yıldızından olan uzaklığına göre beşinci gezegendir.Jest to piąta i szósta planeta odkryta tą metodą.
Elektron diziliminin çok fazla olması, çoklu elektron sisteminin tanımlanmasını gerektirir.Aby całkowicie opisać elektron, wystarczy podać jego stan kwantowy.
NOS: NOS teknolojisi otomobillerdeki NOS (Nitrous Oxide System) sisteminden esinlenerek geliştirilmiştir.Podtlenek azotu jest też stosowany w tuningu samochodowym (NOS – nitrous oxide system).
Play-off sistemine puan verir.System ten zastąpiono systemem play-off.
Başlangıçta, sistemin yapay sinir ağları insan oyuncu uzmanlığı ile yüklendi.Sieci neuronowe systemu zostały początkowo załadowane z ludzkiej wiedzy na temat rozgrywek.
MKS sisteminde birimi ohm dur.Jednostka mocy w układzie jednostek miar MKS.
SL, tüm Stockholm'de bilindik bir bilet sistemine sahiptir.SL wprowadził wspólny bilet na wszystkie środki komunikacji poruszające się w regionie sztokholmskim.
Adalet sisteminde reform sözü verir.Założenia reformy sądownictwa.
Ortaöğretim sisteminin yaklaşık 18.000 öğrencisi ile 11 meslek yüksekokulu ve 4 liseden oluşur.System nauczania składa się z 11 szkół zawodowych i 4 liceum uczęszczanych przez 18.000 uczniów.
Biz başkanlık sistemine geçmeyi tasavvur ettik ama halk bunu uygun görmedi.Odpowiedział, że prawdopodobnie mam rację, ale nie tego oczekuje publika.
Üniversitenin kurulma amacı araştırma ve öğretim sistemine yeni bir yaklaşım getirmekti.Kolejne „Misje” pozwoliły na budowę nowego systemu powszechnej opieki zdrowotnej i szkolnictwa.
Örneğin FreeBSD işletim sisteminin 5.0 versiyonundan önceki sürümlerinde AWK yerine GAWK 3.0 kullanılmaktadır.Pierwszą wersją systemu FreeBSD obsługującą ten standard była wersja 5.0.
Rijitlik: Rijitlik, sistemin dış etkiler altında hareketsiz kalabilme yeteneğidir.Zmysł – zdolność odbierania bodźców zewnętrznych.
1660 yılında itibaren Danimarka ve Norveç'te mutlak monarşi sistemini uygulamaya başladı.Od 1660 roku w duńsko-norweskim państwie proklamowano absolutyzm.
Sınav sisteminin değişmesi konusunda ne düşünüyorsun?Co zmieni nowy system kwalifikacji?
Bağışıklık sistemindeki bozukluklar hastalıklara neden olabilir.Zaburzenia w systemie odpornościowym mogą wywoływać choroby.
Beta Aurigae sisteminin Büyük Ayı Hareketli Grubu'nun üyesi olduğu düşünülmektedir.Chi¹ Orionis jest prawdopodobnym członkiem Grupy Ruchomej Wielkiej Niedźwiedzicy.
Öyle ki çoğu ülke altın tek metal sistemine geçmiştir.W wyniku tego prawie wszystkie państwa porzuciły system waluty złotej.
Yeni KRC2 tipi kontrol sistemi WindowsXP işletim sistemini kullanmaktadır.Sterowniki dla nowszego typu KRC2 używają systemu operacyjnego Windows XP.
HSV-1 virüsü sinir sistemine zarar vermekte ve kişinin alzheimer olma riskini arttırmaktadır.Infekcja wirusem HSV-1 stanowi silny czynnik ryzyka w rozwoju choroby Alzheimera.
APG II sisteminin yayınlandığı yayının adı: Angiosperm Phylogeny Group (2003).Pozycja rodzaju według systemu APG II (2003) i Angiosperm Phylogeny Website (2001...)
Eylül 2016'nın başlarında OpenBSD Projesi, işletim sisteminin Zaurus bağlantı noktasına olan desteği kaldırdı.Z powodu tej kontuzji na początku września 2016 przeszedł operację więzadeł w stawie skokowym.