Ana içeriğe geç
Sözlük

sisteme ile cümle

sisteme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Ezt az embert, Joel Salatint holdkóros gazdálkodónak hívják, mert úgy termel, hogy a rendszer ellen dolgozik.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".이 분은 조엘 살라튼씨 이구요, 괴짜 농부라고 불려요. 왜냐면 시스템을 거스르는 방식으로 농사를 짓기 때문이에요.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Orang ini, Joel Salatin, dipanggil petani gila karena ia menanam dengan cara yang berbeda.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Quest'uomo, Joel Salatin, lo chiamano agricoltore pazzo perché coltiva le piante contro il sistema.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Tego pana, Joela Salatina, nazywają szalonym rolnikiem, ponieważ uprawia wbrew systemowi.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Tenhle muž, Joel Salatin, říkají mu šílený farmář, protože pěstuje proti systému.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Toto je Joel Salatin, ktorého volajú bláznivý farmár, lebo pestuje rastliny inak ako celý systém.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Този човек, Джоел Салатин, е наричан фермер лунатик, защото той отглежда семена противно на системата.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Цей чоловік, Джоел Салатин, якого називають божевільним фермером тому що він вирощує продукти проти системи.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".Этот человек, Джоел Салатин, его называют сумасшедшим фермером, потому что он ведет хозяйство против системы.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".האיש הזה, ג'ואל סלטין, מכנים אותו חקלאי משוגע כי הוא מגדל בניגוד למערכת.
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".هذا الرجل يدعى جويل سالاتين .. يدعونه المزارع المجنون لانه يزرع بصورة مخالفة للطرق المتبعة ..
Bu adam, Joel Salatin, ona çılgın çiftçi diyorlar çünkü sisteme karşı "yetiştiriyor".現状の食産システムと逆行した農業を行っているからです 私は自宅で学習をしているので
Bu araçları getirecekler ve sisteme bağlayacaklar.Ils l'amèneront, et le brancheront.
Bu araçları getirecekler ve sisteme bağlayacaklar.그들은 해낼 것이고 적용시킬 것입니다.
Bu araçları getirecekler ve sisteme bağlayacaklar.La apporteranno e la connetteranno.
Bu araçları getirecekler ve sisteme bağlayacaklar.Le vor aduce și le vor relaționa.
Bu araçları getirecekler ve sisteme bağlayacaklar.Przyniosą je i podłączą je.
Bu araçları getirecekler ve sisteme bağlayacaklar.Sie werden sie bringen und anschließen.
Bu araçları getirecekler ve sisteme bağlayacaklar.Zij zullen ze aanbrengen en ze eraan koppelen.
Bu araçları getirecekler ve sisteme bağlayacaklar.Θα τις φέρουν και θα τις συνδέσουν.
Bu araçları getirecekler ve sisteme bağlayacaklar.Они просто подключат его к нам.
Bu araçları getirecekler ve sisteme bağlayacaklar.Те ще го донесат и свържат.
Bu araçları getirecekler ve sisteme bağlayacaklar.הם יביאו אותו ויחברו אותו.
Bu araçları getirecekler ve sisteme bağlayacaklar.سيأتون بها ويوصلونها
Bu araçları getirecekler ve sisteme bağlayacaklar.いわば 天文台で望遠鏡の使用時間を 配分するようなものです
Bu durumda yatırımcılar da bu işten memnun görünüyorlar çünkü paralarını bu sisteme yatırırlar. .A v danou chvíli vypadají investoři docela šťastně, protože dávají peníze do systému, abych tak řekl.
Bu durumda yatırımcılar da bu işten memnun görünüyorlar çünkü paralarını bu sisteme yatırırlar. .Inwestorzy też wydają się być szczęśliwi, ponieważ cały czas wpłacają pieniądze w ten interes.
Bu durumda yatırımcılar da bu işten memnun görünüyorlar çünkü paralarını bu sisteme yatırırlar. .Zij weten niet wat voor werk ik heb, hoe zeker het is dat ik mijn lening betaal.
Bu durumda yatırımcılar da bu işten memnun görünüyorlar çünkü paralarını bu sisteme yatırırlar. .Και προς το παρόν, οι επενδυτές δείχνουν αρκετά χαρούμενοι γιατί δίνουν συνεχώς χρήματα σε αυτό το σύστημα.
Bu durumda yatırımcılar da bu işten memnun görünüyorlar çünkü paralarını bu sisteme yatırırlar. .На даний час інвестори здаються радими тому що продовжують даваги гроші системі, так сказати.
Bu durumda yatırımcılar da bu işten memnun görünüyorlar çünkü paralarını bu sisteme yatırırlar. .なぜなら、いわば、このシステムでお金を得続けていたからです、 新聞でこれらの評価が下がっているにも、
Bu durumu oluşturmak için bir şekilde sisteme enerji vermek zorundayızبشكل ما يجب علينا وضع طاقه لهذا النظام لكي
Bu insan gerçekliğe, insan organlarına, duyularına, evrene paralel giden parasal sisteme öyle kaptırmış ki!現実と同じ様に 自分自身や内臓、感覚、宇宙 人は、観察を通して物事を捉えるのではなく
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.Atunci s-a format sclavagismul si schimbul de marfuri care mai tarziu s-a transformat in sistemul monetar.
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.Ceci a marqué le début de l'esclavage et du troc qui sont plus tard devenus un système monétaire.
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.Detta utgör begynnelsen för slaveri och byteshandel vilket senare blev till ett monetärt system.
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.Dies markierte den Beginn von Sklaverei und Tauschhandel welches sich später in ein monetäres System wandelte.
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.Dit luidde het begin in van de slavernij en ruilhandel die later veranderde in het geld-systeem.
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.Esto marcó el comienzo de la esclavitud y el trueque que luego se convirtió en un sistema monetario.
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.Ez volt a kezdete a rabszolgaságnak és a barternek, ami később átváltott monetáris rendszerré.
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.Hal ini menandai awal dari perbudakan dan barter yang kemudian berubah menjadi sistem moneter.
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.Isto marcou o inicio da escravatura e do comércio, que mais tarde se tornaram num sistema monetário.
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.Questo segnò l inizio della schiavitù e del baratto che si trasformeranno dopo in sistema monetario.
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.To był początek niewolnictwa i handlu wymiennego, który później przekształcił się w system monetarny.
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.To byl začátek otroctví a vymenneho obchodu ktery se později proměnil v monetarni systém.
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.Това поставило началото на заробването и бартера, които по-късно се превърнали в монетарна система.
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.תהליך זה סימן את תחילת השיעבוד לסחר החליפין, אשר, בבוא היום יהפוך לשיטה הכספית.
Bu, köleliğin ve takasın başlangıcı oldu ve zamanla bunlar parasal sisteme dönüştü.それが後に貨幣制度へと変化していくのです。 歴史は間違った解釈を誘導することがあります。 なので、現在に焦点を合わせましょう。
Bu konuya proteomik açıdan yaklaşacağız, yeniden, bu şekilde sisteme bakacağız.A nossa abordagem é o campo da proteómica.
Bu konuya proteomik açıdan yaklaşacağız, yeniden, bu şekilde sisteme bakacağız.Az az út, amelyen elértünk ide a proteomika, vagyis a rendszerszintű szemlélet.
Bu konuya proteomik açıdan yaklaşacağız, yeniden, bu şekilde sisteme bakacağız.Calea folosită de noi este proteomica, din nou, această privire la sistemul întreg.
Bu konuya proteomik açıdan yaklaşacağız, yeniden, bu şekilde sisteme bakacağız.C'est par le domaine de la protéomique qu'on passe en observant le système.
Bu konuya proteomik açıdan yaklaşacağız, yeniden, bu şekilde sisteme bakacağız.De manier waarop we dat benaderden is het gebied van de proteomica, Dit kijken naar het systeem.
Bu konuya proteomik açıdan yaklaşacağız, yeniden, bu şekilde sisteme bakacağız.우리는 단백질학이라는 분야를 통해 접근해왔습니다. 다시 말하지만 이것은 시스템을 보는 것 입니다.
Bu konuya proteomik açıdan yaklaşacağız, yeniden, bu şekilde sisteme bakacağız.Sposób, w jaki do tego podeszliśmy, to proteomika, ponownie, spojrzenie na system.
Bu konuya proteomik açıdan yaklaşacağız, yeniden, bu şekilde sisteme bakacağız.Unser Ansatz ist das Gebiet der Proteomik, auch hier wieder, der Blick auf das System.
Bu konuya proteomik açıdan yaklaşacağız, yeniden, bu şekilde sisteme bakacağız.Начинът, по който подхождаме към това, е в областта на протеомиката - отново, това разглеждане на системата.
Bu konuya proteomik açıdan yaklaşacağız, yeniden, bu şekilde sisteme bakacağız.Наш подход относится к области протеомики, опять таки, мы рассматриваем систему.
Bu konuya proteomik açıdan yaklaşacağız, yeniden, bu şekilde sisteme bakacağız.הדרך שבה אנחנו ניגש תיהיה בגישה של פרואומיקה, שוב,זה ע"י הסתכלות על המערכת.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod